'Teknik eğitim artık zorunluluk'
Yazısında 2026 yılı verilerine göre genç işsizliğinin yüzde 15,3 seviyelerinde seyrettiğine dikkat çeken Yılmaz, bu tablonun tersine çevrilmesi için mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
'Diplomanın değil, yetkinliğin konuşulduğu yeni dünya düzeninde, gençlerimizi teorik yüklerden kurtarıp uygulama sahasına süren teknik okullar, iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını temsil etmektedir' ifadelerini kullandı.
'Velilerin bakış açısı değişmeli'
Teknik eğitimin başarısının sadece devlet politikalarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Yılmaz, velilerin ve öğrencilerin bu alana bakış açısının değişmesi gerektiğini ifade etti.
Yılmaz, teknik liselerin mezuniyet sonrası iş bulma konusunda önemli avantaj sağladığını belirterek, öğrencilerin üretim odaklı bir eğitim süreciyle erken yaşta mesleki kimlik kazandığını kaydetti.
'Beceri uyumsuzluğu sorunu'
Üniversite mezunları arasındaki işsizliğin temel nedenlerinden birinin 'beceri uyumsuzluğu' olduğunu dile getiren Yılmaz, eğitim ile üretim arasındaki kopukluğa dikkat çekti.
Teknik eğitim modelinin bu sorunu gidermede önemli bir rol üstlendiğini belirten Yılmaz, özellikle sanayi ile iş birliği içinde yürütülen eğitim modellerinin gençlere doğrudan istihdam imkânı sunduğunu ifade etti.
'Toplumsal algı değişmeli'
Yılmaz, meslek liselerine yönelik olumsuz algının ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek, bu okulların teknoloji odaklı eğitim merkezlerine dönüştürülmesinin önemine işaret etti.
Teknik mezunların iş bulma hızının daha yüksek olduğuna dikkat çeken Yılmaz, nitelikli teknik kadroların başlangıç maaşlarının da birçok alana göre daha avantajlı olduğunu kaydetti.
'Çözüm teknik eğitimde'
Yazısının sonunda genç işsizliğinin azaltılmasında teknik eğitimin kritik rol oynadığını vurgulayan Yılmaz, üretim odaklı, uygulama temelli ve yetkinlik kazandıran eğitim modellerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
Kaynak : PERRE




