Adıyaman Çalışan Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu adına konuşan Turan, 3 Mayıs'ın, basın özgürlüğünün küresel ölçekte hatırlandığı ve değerlendirildiği bir gün olduğuna işaret etti. Turan, Türkiye'de gazetecilerin bu günü, işsizlik, sansür, oto sansür, tehdit, fiziksel saldırı, gözaltı ve tutukluluk gibi sorunların gölgesinde karşıladığını ifade etti.
Türkiye'nin endeks sıralaması geriledi
Açıklamada, Türkiye'nin uluslararası basın özgürlüğü sıralamasındaki yerine de dikkat çekildi. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi verilerine göre Türkiye'nin gerileme yaşadığına işaret eden Turan, ülkenin basın özgürlüğü açısından alt sıralarda yer aldığını belirtti.
'217/A maddesi tartışma konusu'
Turan, Türk Ceza Kanunu'nun kamuoyunda 'dezenformasyon düzenlemesi' olarak bilinen 217/A maddesinin uygulamasına yönelik eleştirileri de gündeme getirdi. Bu kapsamda gazetecilere yönelik soruşturma ve yargı süreçlerinin arttığını belirten Turan, söz konusu düzenlemenin haber faaliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu savundu.
Açıklamada, çeşitli gazeteciler hakkında açılan davalar ve verilen mahkeme kararlarına da değinilerek, bu süreçlerin mesleki faaliyetler üzerinde caydırıcı etki oluşturduğu ifade edildi.
Ekonomik koşullar ve yapısal sorunlar
Medya sektöründeki ekonomik yapıya da değinilen açıklamada, bağımsız yayın organlarının finansal açıdan zorluk yaşadığı vurgulandı. Reklam gelirleri, resmi ilan uygulamaları ve düzenleyici kurumların yaptırımlarının sektördeki dengeyi etkilediği ifade edildi.
Basın kartı uygulamalarına ilişkin değerlendirmede de bulunan Turan, kart verilmesi ve iptal süreçlerinin gazetecilerin çalışma koşulları üzerinde belirleyici olduğunu kaydetti.
'Cezasızlık sorunu devam ediyor'
Gazetecilere yönelik tehdit ve saldırıların da ele alındığı açıklamada, bu tür olaylarda cezasızlık algısının sürdüğü belirtildi. Turan, gazetecilere yönelik saldırıların yalnızca bireysel değil, aynı zamanda kamuoyunun haber alma hakkını da etkilediğini dile getirdi.
Açıklamada ayrıca, gazetecilerin çalışma koşullarına ilişkin sorunlara da yer verilerek, sigortasız çalışma, düşük ücret ve sendikasızlık gibi başlıkların sektörde yaygın olduğu ifade edildi. Yayın yasakları ve erişim engellerinin de haberin kamuya ulaşmasını zorlaştırdığı kaydedildi.
'Basın özgürlüğü demokrasinin temelidir'
Turan, açıklamasının sonunda basın özgürlüğünün demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, cezaevindeki gazetecilerin serbest bırakılması ve haber akışına yönelik engellerin kaldırılması yönündeki çağrılarını yineledi.
Adıyaman Çalışan Gazeteciler Cemiyeti olarak 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü dayanışma duygularıyla karşıladıklarını belirten Turan, 'Gazetecilerin özgürce çalışabildiği, haberin sansürsüz biçimde kamuoyuna ulaştığı bir ortamın güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz' ifadelerini kullandı.
Kaynak : PERRE




