Adıyaman Tabip Odası Başkanlığı tarafından, Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde '17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü' kapsamında basın açıklaması yapıldı. Oda adına açıklamayı yapan Adıyaman Tabip Odası Başkanı Dr. Erdal Yavuz, sağlıkta ve toplumda artan şiddet olaylarına dikkat çekerek, şiddetin yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunu ifade etti.
'Şiddetsiz Bir Ülke Mümkün ve Zorunludur'
Yavuz, genç yaşta hayatını kaybeden Dr. Ersin Arslan'ın ölümünün üzerinden 14 yıl geçtiğini hatırlatarak, 'Şiddetsiz bir sağlık sistemi, şiddetsiz bir hekimlik ortamı, şiddetsiz bir ülke mümkün ve zorunludur' dedi.
Türk Tabipleri Birliği'nin 17 Nisan'ı 'Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü' ilan ettiğini belirten Yavuz, her yıl yapılan anma ve açıklamalara rağmen sağlıkta şiddetin artarak devam ettiğini söyledi.
'Şiddet Toplumsal Bir Sorundur'
Şiddetin yalnızca bireysel nedenlerle açıklanamayacağını vurgulayan Yavuz, 'Şiddet bir halk sağlığı sorunudur! Yalnızca bireylerin ruhsal sorunları ile açıklanamaz; aksine politik, ekonomik, sosyal koşullar ile şekillenen toplumsal sağlık sorunları ile birlikte ele alınmalıdır. Bu bağlamda çözümün yolu da yalnızca bireye odaklanan yaptırım temelli uygulamalardan değil; güçlü, kapsayıcı ve bütünlüklü politik, ekonomik, sosyal politikalardan geçmektedir' ifadelerine yer verdi.
Toplumda gerilimi artıran politikaların şiddeti beslediğini kaydeden Yavuz, bu tür uygulamalara son verilmesi gerektiğini dile getirdi.
Eğitimdeki Saldırılara Dikkat Çekildi
Son günlerde eğitim kurumlarında yaşanan saldırılara da değinen Yavuz, Siverek ve Kahramanmaraş'taki olayların büyük üzüntü yarattığını belirterek, hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa diledi.
Sağlık alanında yaşanan şiddetin eğitim alanına da yansıdığına dikkat çeken Yavuz, bu durumun endişe verici olduğunu ifade etti.
'Kapsamlı Politikalar Hayata Geçirilmeli'
Açıklamada, şiddetin önlenmesi için yalnızca cezai yaptırımların yeterli olmayacağı, güçlü ve bütüncül sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
'Sağlıkta ve Eğitimde Şiddet Sona Ersin'
Açıklamanın sonunda, sağlık çalışanlarının ve eğitim camiasının güvenli ortamlarda görev yapmasının önemine dikkat çekilerek, 'Sağlıkta ve eğitimde şiddet sona ersin' çağrısı yinelendi.
Açıklamanın tamamında şu ifadelere yer verildi:
'Şiddetsiz bir sağlık sistemi, şiddetsiz bir hekimlik ortamı, şiddetsiz bir ülke mümkün ve zorunludur!Yaşamının baharında, mesleğinin başında genç bir hekimin, Dr. Ersin Arslan'ın ailesinden, sevdiklerinden, hastalarından, hayallerinden acımasızca koparılmasının üzerinden tam 14 yıl geçti.
Türk Tabipleri Birliği olarak, Dr. Ersin Arslan'ın aramızdan ayrıldığı 17 Nisan'ı 'Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü' ilan ederken; sağlık emek-meslek örgütleri ile birlikte her yıl düzenlediğimiz anma etkinliklerinde ve basın açıklamalarında hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik tırmanan şiddete dikkat çekmeye çalıştık.
Tüm çağrılarımız ve çığlıklarımız karşısında hiçbir önlem almayan sorumlular hem sağlık alanında hekimler ve sağlık çalışanları ile hastaları karşı karşıya getiren hem de toplumsal alanda gerilimi tırmandırıp şiddet eğilimini besleyen politikalara yenilerini eklemektedir.
Nihayetinde sağlıkta ve toplumda şiddet daha da tırmandı, 'Artık doktor dövebiliyoruz' sözü bir övünç kaynağına dönüştü, katledilen hekimlere ve sağlık çalışanlarına yenileri eklendi.
Sağlık alanında uzun yıllardır yaşanan ve meslektaşlarımızın ölümüne neden olan şiddet olaylarının eğitim alanına yayılıyor olmasını büyük bir endişe ve üzüntüyle gözlemliyoruz.
3 gün önce (14 Nisan 2026) Şanlıurfa Siverek'teki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 19 yaşındaki bir saldırganın, öğrenci ve öğretmen 16 kişiyi yaralayıp kendi yaşamına son vermesinin ardından; 2 gün önce de Kahramanmaraş'da Ayser Çalık Ortaokulu'nda sekizinci sınıf öğrencisi bir çocuk, okul çantasında getirdiği silahlarla çok sayıda öğrenci biri öğretmenin canına kıymıştır ve çok ayıda öğrenci ve eğitimci yaralanmıştır.
Derin üzüntü duyduğumuz saldırılarda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı ve sabır, yaralananlara acil şifalar; saldırılardan etkilenen tüm öğrencilere, eğitim emekçilerine ve ailelerine geçmiş olsun diyoruz.
Şiddet bir halk sağlığı sorunudur! Yalnızca bireylerin ruhsal sorunları ile açıklanamaz; aksine politik, ekonomik, sosyal koşullar ile şekillenen toplumsal sağlık sorunları ile birlikte ele alınmalıdır.
Bu bağlamda çözümün yolu da yalnızca bireye odaklanan yaptırım temelli uygulamalardan değil; güçlü, kapsayıcı ve bütünlüklü politik, ekonomik, sosyal politikalardan geçmektedir.
Toplumda gerilimi tırmandırıp şiddet eğilimini besleyen politikalara derhal son verilmelidir. Şiddeti öven ve özendiren söylem ve eylemlerden kaçınılmalıdır. Toplumsal yaşamın hemen her alanında destekleyici uygulamalar yaygınlaştırılmalıdır. Eğitim kurumları güvenli, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin güvenliği öncelikli hale getirilmelidir.
Eğitim emekçilerinin şiddet sorununun çözülmesi talebiyle yaptıkları Türkiye genelindeki iş bırakma ve Ankara'da Millî Eğitim Bakanlığı önündeki yaşam nöbeti eylemlerini destekliyor ve yineliyoruz:
Şiddetsiz bir ülke mümkün ve zorunludur!
17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü'nde bir kez daha söylüyoruz:
Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları olarak; mesleğimizin şiddetle kuşatılan değil karşılıklı güven içeren bir sağlık ortamında yürütülebileceğini, 'Sağlıkta şiddet sona Ersin!' sloganının ancak örgütlü mücadele ve dayanışma ile hayata geçebileceğini biliyoruz. Bu nedenle sağlıkta şiddetin sebeplerini sorgulamaya, anlamaya, anlatmaya ve çözüm politikalarımızın hayata geçirilmesi için mücadeleye devam ediyoruz. Taleplerimizi açıktır.
Performans sisteminin kaldırıldığı, ekip çalışmasının odağa alındığı, nitelikli bir çalışma düzeninin hakim olduğu;
Randevuların her hastaya yeterli süre ayrılacak şekilde düzenlendiği;
Sağlık kurumlarında yeterli sayıda, güvenceli sağlık çalışanının görevlendirildiği;
Sağlık kurumlarında güvenli çalışma koşullarının sağlandığı;
Merkezi şikayet hatlarının kaldırıldığı;
Acil servislerde sadece acil hastalara hizmet verildiği;
Sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik TTB'nin hazırlayıp Meclis'e sunduğu ve caydırıcı düzenlemelerin olduğu yasa teklifinin hayata geçirildiği
Bir Sağlık Sistemi İstiyoruz!
Şiddetsiz bir sağlık sistemi, şiddetsiz bir hekimlik ortamı, şiddetsiz eğitim ortamı okullar, şiddetsiz bir ülke mümkün ve zorunludur!
Şiddet Bir Halk Sağlığı Sorunudur! Çözümün Yolu Güçlü, Kapsayıcı ve Bütünlüklü Politikalardan Geçmektedir!
Yaşatırken, yaşamak istiyoruz. Eğitirken, öğretirken, öğrenirken ögretmenlerimiz ve çocuklarımız yaşamak istiyor.
Sağlıkta ve eğitimde şiddet sona ersin.'
Kaynak : PERRE





