Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adıyaman Şubesi tarafından düzenlenen dayanışma gecesinde sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlar, çalışma koşulları ve sağlık hizmetlerine ilişkin değerlendirmeler gündeme geldi. Adıyaman'da gerçekleştirilen etkinlikte konuşan sendika yöneticileri, sağlık emekçilerinin karşılaştığı zorluklar, kadınların sağlık hizmetlerine erişimi ve sağlık sistemine yönelik görüşlerini paylaştı.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adıyaman Şubesi tarafından düzenlenen dayanışma gecesi, Adıyaman Kavi Düğün Salonu'nda gerçekleştirildi. Geceye Belediye Başkan Yardımcısı Ufuk Bayır, DEM Parti Adıyaman Eş Başkanları Mehmet Bayır ve Gönül Şahin, sağlık çalışanları, sendika üyeleri ve davetliler katıldı.

'Kadınların Eşit Olmadığı Bir Sağlık Sistemi Gerçekten Sağlık Sistemi Değildir'
Programda konuşan SES Adıyaman Şubesi Eş Başkanı Rengin Hüsniye Kılınç, sağlık hakkı mücadelesinin eşitlik ve özgürlük mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, 'Kadınların özgürleşmediği bir toplum özgür değildir. Kadınların eşit olmadığı bir sağlık sistemi de gerçekten sağlık sistemi değildir' dedi.
Kadınların sağlık sisteminin önemli bir bölümünü ayakta tuttuğunu ifade eden Kılınç, 'Hastanelerde, aile sağlık merkezlerinde, laboratuvarlarda ve bakım hizmetlerinde kadınlar sağlık sisteminin temel yükünü omuzlamaktadır. Ancak buna rağmen kadın sağlık emekçileri; cinsiyetçi iş bölümü, görünmeyen emek, mobbing, ayrımcılık ve şiddetle karşı karşıya kalmaktadır' dedi.
'Kadın Sağlık Emekçileri Ayrımcılık ve Şiddetle Karşı Karşıya Kalıyor'
Kadınların sağlık hizmetlerine erişimde çeşitli sorunlar yaşadığını dile getiren Kılınç, 'Savaşlarda, depremlerde ve diğer kriz dönemlerinde bu eşitsizlikler daha da derinleşmektedir. Kadınlar hem şiddet ve yoksullaşmanın sonuçlarına daha fazla maruz kalmakta hem de yaşamı yeniden kurmanın yükünü omuzlamaktadır' ifadelerini kullandı.
'Emek Büyüyor Ama Emekçinin Hakkı Büyümüyor'
SES Adıyaman Şubesi Başkanı İbrahim Halil Aydın ise sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin toplum için üstlendiği role dikkat çekerek, 'Pandemide, depremde, selde, savaşta ve her türlü toplumsal krizde ilk yanımızda olan sağlık ve sosyal hizmet emekçileridir. Bunun en net örneğini 6 Şubat depremlerinde yaşadık. Onlar da bizim gibi depremzedeydi. Evleri yıkıldı, çocuklarını yitirdiler ama bizi yaşatmak için hastanelere, iş yerlerine koştular' dedi.

Sağlık çalışanlarının ağır koşullarda görev yaptığını belirten Aydın, 'Hemşirelerimiz hiç dinlenmeden servislerde, hastanelerde bizim için ayakta duruyor. Doktorlarımız ise şiddet tehdidi altında hizmet vermeye çalışıyor. Bütün bunlara rağmen sağlık sistemi onların fedakârlığı üzerinde ayakta durmaktadır. Emek büyüyor, sorunlar büyüyor ama emekçinin hakkı büyümüyor' diye konuştu.
'Sağlık Hizmeti Ticarileştiriliyor'
Sağlık sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Aydın, 'Bugünkü sağlık sistemi sağlık hizmetini giderek ticarileştiriyor, metalaştırıyor. Bir ticarethane gibi işletilen bu sistemde çarkların altında ezilen yine sağlık ve sosyal hizmet emekçileri oluyor' ifadelerini kullandı.
Sağlık çalışanlarının giderek artan iş yükü ve yoksullaşma ile karşı karşıya olduğunu savunan Aydın, sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılmasının emekçilerin sorunlarını derinleştirdiğini söyledi.
'Yetkili Sendikalar Emekçilerin Değil, İktidarın Politikalarını Savunuyor'
Konuşmasında yetkili sendikalara da eleştiriler yönelten Aydın, 'Bu kadar sömürü düzeninin içinde emekçilerin hakkını savunması gereken sendikalardır. Ancak kendilerine yetkili sendika diyenler patronların ve iktidarın politikalarını meşrulaştırmakla ilgileniyorlar. Emekçiler geçim derdi yaşarken, maaşları her geçen gün erirken, hak kayıpları büyürken sessiz kalan bu anlayış emekçilerin sesi olamaz' dedi.
Aydın, 'Belki rakamlar üzerinden yetkili sendika olabilirler ama etkisiz sendikalardır. Bugün toplu sözleşmeler sonucunda bize dayatılan yoksulluk ve sefalet zamlarıyla hâlâ emekçiler geçinemiyorsa, bunun sorumluları kendilerine yetkili sendika diyen etkisiz sarı sendikalardır' diye konuştu.
'SES Var, Umut Var'
Barış ve demokrasi vurgusu yapan Aydın, 'Bizler insan yaşamı için mücadele eden emekçi sendikaları olarak savaşa karşı barışı her ortamda savunduk. Çünkü savaşın olduğu yerde insanların sağlığından, eğitimden ve emekçilerin haklarından söz edemeyiz' ifadelerini kullandı.
Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine çağrıda bulunan Aydın, 'Buradan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini SES'te örgütlenmeye çağırıyoruz. SES var, umut var diyoruz' dedi.
'Mücadeleye Devam Edeceğim'
Görev süresine ilişkin de konuşan Aydın, 'Altı yıldır sendikanın eş başkanlığını yapıyorum. Bu dönem benim son dönemim. Ama mücadele asla bitmeyecek. Sendikal yöneticilik görevim bittikten sonra arkadaşlar uygun görürse bir hastanede iş yeri temsilcisi olarak mücadeleye devam edeceğim. Ve ne pahasına olursa olsun emekçinin haklarını savunmaya devam edeceğim' ifadelerini kullandı.
Etkinlikte ayrıca çocuklar için yüz boyama ve çeşitli oyun etkinlikleri düzenlendi.
Kaynak : PERRE





