Özcan, Köy Enstitülerinin Türkiye'nin eğitim tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, bu modelin yalnızca bir eğitim reformu değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün temel yapı taşlarından biri olduğunu ifade etti.

'Köy Enstitüleri Cumhuriyet'in Aydınlanma Projesidir'

Özcan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

'Köy Enstitüleri, 17 Nisan 1940 tarihinde 3803 sayılı kanunla, Türkiye'de ilkokul öğretmeni yetiştirmek amacıyla kurulmuştur. Bu özgün okul modelinin kuramsal temeli Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1936 yılında atılmış ve dönemin Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel ile İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç liderliğinde açılmıştır.

Köy Enstitüleri, Türkiye'nin eğitim tarihinde yalnızca bir reform değil; aynı zamanda Cumhuriyet ve demokrasi temelli toplumsal dönüşümün en önemli yapı taşlarından biri olmuştur.'

'Toplumsal Kalkınmada Belirleyici Rol Oynadı'

Adıyaman'da 4-6 yaş Kur'an kursu hizmete açıldı
Adıyaman'da 4-6 yaş Kur'an kursu hizmete açıldı
İçeriği Görüntüle

Enstitülerin Türkiye'de orta sınıfın gelişimine katkı sunduğunu belirten Özcan, şu değerlendirmede bulundu:

'Enstitülerden yetişen entelektüel öğretmenlerin yetiştirdiği doktor, mühendis, hukukçu, öğretmen ve girişimci kuşaklar ülkenin toplumsal kalkınmasında belirleyici rol oynamıştır.'

'Evrensel Bir Eğitim Modeli'

Özcan, Köy Enstitülerinin uluslararası alanda da dikkat çektiğini ifade ederek şunları kaydetti:

'Dünyaca ünlü filozof John Dewey'in 'Hayalimdeki okulu Türkler kurdu' sözü, bu modelin evrensel düzeyde bir niteliğe sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.'

'Eğitim ve Üretim Birlikte Ele Alındı'

Köy Enstitülerinde teorik eğitimin yanı sıra üretime dayalı uygulamalı eğitimin de verildiğini belirten Özcan, şu ifadeleri kullandı:

'Enstitülerde temel bilimsel eğitimin yanı sıra tarım, hayvancılık, bağcılık, bahçecilik, arıcılık ve inşaat gibi alanlarda uygulamalı eğitim verilmiştir. Öğrenciler yalnızca ders dinleyen bireyler değil, aynı zamanda üretimin ve yönetimin aktif bir parçası olmuştur.'

'Çağdaş ve Üretken Nesiller Yetiştirildi'

Özcan, Köy Enstitülerinin çağdaş eğitim anlayışının önemli bir örneği olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:

'Bu okullar, ezbere dayalı bir sistem yerine sorgulayan, üreten ve düşünen bireyler yetiştirmeyi amaçlayan çağdaş bir eğitim anlayışının somut örneği olmuştur. Eğitim, yalnızca sınıf duvarlarıyla sınırlı kalmamış, yaşamın kendisi haline dönüştürülmüştür.'

'Modelin Yeniden Değerlendirilmesi Gerekiyor'

Günümüzde eğitim sisteminin karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çeken Özcan, Köy Enstitüsü modelinin yeniden ele alınması gerektiğini belirtti:

'Bugün eğitim sisteminin karşı karşıya olduğu sorunlar dikkate alındığında, Köy Enstitülerinin ortaya koyduğu özgün modelin değeri daha iyi anlaşılmaktadır. Bu nedenle bu modelin günümüz koşullarına uygun şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.'

'Saygı ve Minnetle Anıyoruz'

Özcan, açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi:

'Köy Enstitüleri bir geçmiş değil; geleceğe ışık tutan bir aydınlanma projesidir. Kuruluşunun 86'ncı yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Köy Enstitülerini kuranları ve bu kurumlarda görev yapan tüm eğitimcileri saygı ve minnetle anıyorum.'

Kaynak : PERRE

Kaynak: Perre Haber Ajansı