Adıyaman'da hak sahiplerine sunulan yaklaşık 5 bin sosyal konutun satış fiyatları ve ödeme koşulları KESK Adıyaman Şubeler Platformu'nun gündemine taşındı. Platform adına açıklama yapan Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat, 6 Şubat depremlerinin ardından ekonomik ve sosyal sorunların devam ettiği kentte yüksek peşinatlar ile yıllara yayılan artışlı taksitlerin dar gelirli vatandaşların ödeme gücüyle örtüşmediğini söyledi. Sosyal konutların temel amacının güvenli ve sağlıklı konuta erişimi kolaylaştırmak olduğunu belirten Polat, Adıyaman'ın ekonomik yapısı ile deprem sonrası yaşanan kayıpların dikkate alınmasını istedi. Polat, satış bedellerinin deprem konutlarında uygulanan fiyatlandırma esaslarına göre yeniden ele alınması, peşinat oranlarının düşürülmesi ve aylık ödemelerin öngörülebilir hale getirilmesi çağrısında bulundu.

KESK Adıyaman Şubeler Platformu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Adıyaman'da hak sahiplerine sunulan yaklaşık 5 bin sosyal konutun satış fiyatları ve ödeme koşullarına ilişkin açıklama yaptı.

Platform adına konuşan Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat, açıklanan koşulların Adıyaman'ın ekonomik ve toplumsal yapısıyla örtüşmediğini belirterek, “Barınma haktır, sosyal konutlar halkın ulaşabileceği koşullarda olmalıdır” dedi.

Adıyaman'da Boğulma Vakalarına Karşı Geniş Yasak
Adıyaman'da Boğulma Vakalarına Karşı Geniş Yasak
İçeriği Görüntüle

Adıyaman'ın 6 Şubat depremlerinin ardından sosyal ve ekonomik sorunlarla mücadele etmeye devam ettiğini ifade eden Polat, çok sayıda vatandaşın asgari ücret, düşük emekli aylığı veya düzensiz gelirlerle yaşamını sürdürdüğünü söyledi.

Polat, “Böyle bir kentte yüz binlerce liralık peşinat ve yıllara yayılan, sürekli artan taksitlerle konut sahibi olmayı beklemek, halkın gerçek yaşam koşullarını görmezden gelmektir” ifadelerini kullandı.

Sosyal konut uygulamalarının dar gelirli vatandaşların güvenli ve sağlıklı konutlara erişimini sağlaması gerektiğini kaydeden Polat, açıklanan fiyatlar ile ödeme şartlarının çok sayıda aile açısından konut sahibi olmayı güçleştirdiğini savundu.

Deprem sonrasında hak sahiplerine yönelik konutlarda daha erişilebilir fiyat ve ödeme koşullarının uygulandığını hatırlatan Polat, aynı yaklaşımın sosyal konutlar için de benimsenmesini istedi.

Polat, “Depremin en ağır yıkımı yaşadığı kentlerden biri olan Adıyaman'da sosyal konutların fiyatları da deprem konutlarında uygulanan esaslar dikkate alınarak yeniden belirlenmeli, halkın alım gücüne uygun seviyeye çekilmelidir” diye konuştu.

Taksitlerin memur maaşı artışlarına veya farklı endekslere bağlı şekilde artırılmasına da değinen Polat, dar gelirli vatandaşların ilerleyen yıllarda ödeyecekleri tutarı önceden bilememesinin bütçe planlamasını güçleştirdiğini söyledi.

Adıyaman'ın ekonomik şartlarının büyükşehirlerle aynı olmadığını ifade eden Polat, depremden ağır etkilenen iller için özel ödeme modeli uygulanması, peşinat oranlarının düşürülmesi, taksitlerin sabitlenmesi ve düşük gelirli kesimlerin ödeme gücüne uygun sosyal konut finansman modeli hazırlanması çağrısında bulundu.

Başkan Zeynal Polat, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:

“Barınma Haktır, Sosyal Konutlar Halkın Ulaşabileceği Koşullarda Olmalıdır!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Adıyaman'da hak sahiplerine sunulan yaklaşık 5 bin sosyal konutun satış fiyatları ve ödeme koşulları, kentimizin ekonomik ve toplumsal gerçekliğiyle örtüşmemektedir.

6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen Adıyaman hâlâ depremin sosyal ve ekonomik sonuçlarıyla mücadele etmektedir. Binlerce aile uzun süre konteynerlerde yaşamak zorunda kalmış, birçok yurttaş evini, işini, birikimini ve geçim kaynaklarını kaybetmiştir. Kentimizde işsizlik artmış, yoksulluk derinleşmiş, yaşam maliyetleri her geçen gün daha da ağırlaşmıştır.

Adıyaman; sanayisi yeterince gelişmemiş, istihdam olanakları sınırlı, mevsimlik tarım işçiliğinin en yoğun yaşandığı illerden biridir. Binlerce aile geçimini sağlayabilmek için yılın önemli bir bölümünü başka kentlerde tarım işçisi olarak geçirmek zorunda kalmaktadır. Çok sayıda yurttaş asgari ücret, düşük emekli aylığı ya da düzensiz gelirlerle yaşamını sürdürmektedir. Böyle bir kentte yüz binlerce liralık peşinat ve yıllara yayılan, sürekli artan taksitlerle konut sahibi olmayı beklemek, halkın gerçek yaşam koşullarını görmezden gelmektir.

Sosyal konut uygulamalarının temel amacı, dar gelirli yurttaşların güvenli ve sağlıklı konutlara erişimini sağlamaktır. Ancak açıklanan fiyatlar ve ödeme koşulları, sosyal konut hakkını genişletmek yerine birçok aile için ulaşılamaz hâle getirmektedir.

Deprem sonrasında devlet, hak sahiplerine yönelik deprem konutlarında daha erişilebilir fiyat ve ödeme koşulları uygulamıştır. Aynı yaklaşım sosyal konutlar için de benimsenmelidir. Depremin en ağır yıkımı yaşadığı kentlerden biri olan Adıyaman'da sosyal konutların fiyatları da deprem konutlarında uygulanan esaslar dikkate alınarak yeniden belirlenmeli; halkın alım gücüne uygun seviyeye çekilmelidir.

Öte yandan taksitlerin memur maaş artışlarına ya da farklı endekslere bağlı olarak sürekli artırılması, dar gelirli yurttaşların geleceğini belirsizliğe sürüklemektedir. İnsanlar önümüzdeki yıl ya da beş yıl sonra ne kadar taksit ödeyeceğini bilmeden borçlandırılmaktadır. Bu durum, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Sosyal konutlarda aylık ödemeler öngörülebilir ve sürdürülebilir olmalı; taksitler sabitlenmeli ya da dar gelirliyi koruyacak bir sistem oluşturulmalıdır.

Adıyaman'ın ekonomik gerçekliği, büyükşehirlerle aynı değildir. Depremden ağır biçimde etkilenen iller için pozitif ayrımcılık yapılması hem sosyal devlet ilkesinin hem de toplumsal adaletin gereğidir.

Bu nedenle çağrımız açıktır:

  1. Sosyal konutların satış bedelleri, deprem konutlarında uygulanan fiyatlandırma esas alınarak yeniden belirlenmeli ve dar gelirli yurttaşların satın alabileceği seviyeye düşürülmelidir.
  2. Deprem bölgesindeki iller için özel ödeme modeli uygulanmalı, pozitif ayrımcılık hayata geçirilmelidir. Peşinat oranları düşürülmeli, dar gelirli ailelerin konut sahibi olmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
  3. Aylık taksitler memur maaşı artışına veya başka endekslere bağlı olarak artırılmamalı; hak sahiplerinin bütçelerini planlayabilecekleri şekilde makul ve sabit ödeme sistemi oluşturulmalıdır.
  4. Asgari ücretliler, emekliler, kamu emekçileri, mevsimlik tarım işçileri ve düşük gelirli tüm kesimlerin ödeme gücü esas alınarak yeni bir sosyal konut finansman modeli oluşturulmalıdır.

Barınma bir ayrıcalık değil, en temel insan haklarından biridir. Sosyal devletin görevi yurttaşları onlarca yıl sürecek borç yükü altına sokmak değil; herkes için güvenli, erişilebilir ve insanca yaşam koşullarını sağlayacak konut politikalarını hayata geçirmektir.

KESK Adıyaman Şubeler Platformu olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nı açıklanan fiyatları ve ödeme koşullarını Adıyaman'ın ekonomik gerçeklerini dikkate alarak yeniden düzenlemeye çağırıyoruz.

Depremin yaralarını sarmanın yolu, halkı yeni borçların altına sokmak değil; sosyal konutları gerçekten sosyal hâle getirmekten geçmektedir.”

Kaynak: Perre Haber Ajansı