28 Şubat 2026 tarihinden bu yana Ortadoğu coğrafyası ve dünya siyaseti büyük risklerle karşı karşıya kaldı. Zira ABD/İsrail ekseninin İran’a yönelik saldırıları ile birlikte sadece savaşın “askeri” yönü gündemde yer almadı. Aynı zamanda bu savaşın enerji ve ekonomi odağında da bölgesel ve küresel sonuçları ortaya çıktı.
Çünkü bir taraftan savaşın taraf olan devletler açısından ekonomik bir yükü söz konusu idi. Diğer taraftan da İran’ın Hürmüz boğazını bir stratejik koz olarak kullanması ile birlikte bir enerji krizinin kapıda olduğu gerçeği ile karşılaşıldı.
Savaşın başlamasının ardından yüz gün geçmiş olsa da doğrudan zafer ilan eden bir taraf ile karşılaşılamadı. Lakin bir ateşkes sürecinin tesis edilmesi sonucu kalıcı barışın inşa edilmesi de söz konusu olamadı.
Nisan ayında ABD-İran hattının Pakistan’da bir ateşkes görüşmesi gerçekleştirmeleriyle aslında bir kalıcı barış ümidinin filizlendiğini söylemek mümkündü. Ancak aynı zaman diliminde İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını devam ettirmesi, bu olasılığı da ortadan kaldırdı.
Bütün bu kriz ortamına rağmen ABD’nin ve özellikle Başkan Trump’ın savaşın şu an için sona ermesi gerektiğine dair söylemlerine şahit olunmaya başlandı. Çünkü bir yandan savaşın ABD için ekonomik ve mali sonuçları diğer yandan da ABD kamuoyunun savaşa yönelik desteğinin azalması bu hususta önemli faktörler olarak görüldü.
Lakin bu söylemlere rağmen İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları neticesinde bu hafta itibariyle savaş hattı yeniden alevlenmiştir. Ateşkes ve kalıcı barış için oluşturulmaya çalışılan diplomasi trafiğinde bu durum büyük bir kırılmaya sebebiyet vermiştir.
Bu nedenlerle savaşın ne zaman biteceği sorusu yeniden gündemdeki yerini almıştır. Esas itibariyle de uluslararası kamuoyu artık bu sorunun yanıtı konusunda belirgin bir cevaba artık daha fazla sahip olmaya başlamıştır. Şüphesiz İsrail’in bölgedeki, uluslararası hukuka aykırı, egemenlik haklarını zedeleyen saldırıları sona ermeden savaşın kalıcı olarak bitmesini beklemek mümkün görünmemektedir.
Doç. Dr. Samet ZENGİNOĞLU