Doğu Afrika ülkesi Ruanda da yaşayan “CALLİTXE NZAMWİTA” ilginç bir korkuya sahip ! Kadınlardan  korkuyor!  Kadın görmemek için evinin etrafını çitlerle çevirmiş, tesadüf gördüğü taktirde ne bulursa fırlatıyor, ilginç sesler çıkarıp, hızla evine kapanıyor! Şu an yaşlı ve hala aynı korkuya sahip ! Jinefobi olarak adlandırılan bu ironik durum Afrikalı’nın hayatını kabusa çevirmiş durumda ! CALLİTXE’nin  hayata dair çok mutlu olduğu hiç görülmedi! Korkuya dönüşen refleksleri, kadınları ondan uzak tuttu! Hayatındaki renkler son derece sınırlı! Ve hep öyle kaldı! 

 CALLİTXE’nin yaşadığı hüzünlü hikaye ülkelerin  kalitesine, yaşam standartlarına dair fikir edinilebilir, uyarlanabilir dramatik bir hikaye ! Kadının döngüde olmadığı bir sosyoloji durumu, hayatın ne kadar vasat olacağının göstergesi bir anlamda ! Bu vakadan çok şey öngörülebilir! 

Kadının toplumsal hayata katılımı artıkça, nesillerin kalitesine yaptığı katkı, gelişim evreleri için tetikleyici öneme sahip! Ruhsal dönüşümlerin, bireysel ön plana çıkış aşamalarının her safhasında, estetik tutumlarıyla bireylere donanım yükleyen kadınların, feodal toplumlar için tehlike olarak görülmesi, sadece “coğrafya kaderdir”  anlayışına bağlanmayacak kadar çok girift! 

Nesillerin kalitesi kadın aracılığıyla arttıkça, feodal düzenler için potansiyel tehlike olarak görülmesi, “hayatın tüm safhalarından tecrit edilme girişimlerinin nedenleri için”  ip ucu verici ! Düşünen, sorgulayan, hakları için mücadele eden bireylerin kadınlarla işbirliği yaptığı tüm platformlarda, estetik duyarlığın gelişimi yanında, yeni insan figürününde hareketlerinin, tavırlarının ahenkli olmasını sağladı! Kadının toplumsal hayata sunduğu avantajlar  doğru değerlendirildiğinde ne derece önemli olduğu, medeni dünyada bir çok gösterge ile kanıtlandığı ortada! Kadından korkan, kadını sürekli kumanda eden, bireysel gelişimini ahlaki ölçütlerin zarar göreceği safsatasıyla sınırlayan erkek egemen kültürün, feodal yetersizliklerini türlü bahanelerle kadın üzerinden dizayn girişimleri sosyolojinin kangrenleşmiş bilindik bir hastalığı ! 

Varlığıyla hayatın devamlılığını sürekli kaliteye eviren kadınların, korkulacak metaya dönüşüm aşamaları, erkek egemen kültürün, -tarihsel metotlarıyla-  hunharca devam ederek, kadınların sosyolojiden uzak tutulmasına sebep oldu! Kalite düştü ve sosyoloji çağdaşlıktan uzaklaşıp, karanlık zihniyetlerin esaretine teslim edildi! Cinsiyetçi duyarlılığa sahip olanların hezeyanlarıyla biçimlendirdiği dünya düzenlerinin, karanlık ortaçağın standartlarıyla müsemma oluşu, yeni dünya düzenin avantajlarıyla savaşır hali, örnekleriyle dünya ülkelerinde aldığı konum ibretlik unsurlarla ortada ! Sosyolojinin sürekli debelendiği, standartların daimi ucuzluk pompaladığı, ataerkil esaretli toplumların, zihinsel anlamda devinim sağlaması, sadece kadınların hayatın her safhasında rol almasıyla mümkün oldu ama bu gerçek hiç önemsenmedi! 

Afrikalı CALLİTXE  belki tamamen fobi olarak esaretine girdiği kadın korkusu, hayatını kabusa çevirmekle sadece kendi varoluşuna darbe indirmesi  gerçeği,  günümüz feodal kalıntılı karar vericiler için ibretlik derslerle dolu! “Kadın öğrenirse çocuklarına öğretir”  durumu feodal düzenler için çıldırtıcı bir sosyolojik dönüşüm! 

 Afrikalı CALLİTXE toplumsal kazanımların kadınlarla sağlandığı gerçeğini fark etseydi, belki de hayatı çok daha avantajlı hale gelecekti! Evine kapanıp, içinde oluşturduğu tabuya yenik düşmeseydi sosyolojiye katılacak ve aktif, donanımlı niteliğe bürünecekti! İçinde öldürdüğü yaşam döngüsü kabusu olmayacak, estetik duyarlılığı gelişecek, belki de mutlu bir ömrün anahtarına sahip olacaktı! Örümcek gibi etrafına ağ öreceğine, tırtılın kelebeğe dönüşüm motivasyonuna evrilecekti ! Zihinsel kapana sıkışmayacak, günümüz bireysel donanımlarla hayatına renk katacaktı! CALLİTXE tıbbi bir sağlık sorunuyla hayatını kendi içindeki korkuya esir etti ve kaybetti ! 

Ortadoğu’nun kadın korkusu, medeni dünyanın uzağına düşmemize sebep oldu! Dinci faşizmin aparatları, cehalet motoruna hız verdikçe, teknoloji çağında feodal cinnetlerle hayat kabuslara evrildi! Ne acıdır ki bu kabus hala aktif her an patlamaya hazır!

Çağdaşlığa, kaliteli yaşam standartlarına ulaşmak isteyen her ülke, kadının toplumsal hayattaki görünürlüğünü arttırmak zorunda! Yoksa CALLİTXE  gibi hayat herkese kapanacak ! Kadının sosyolojin her safhasında sunduğu katkılar sağlıklı toplumun en önemli anahtar felsefesi! Ülkeler bu felsefe olmadan sadece psikolojik esaretlere mahkum! Kadın korkusu egemen kültürün hezeyanı ! Otoriteler sarsıldıkça, kadın görünür oldukça nelerin olduğu örnekleriyle son derece çarpıcı! Feodal düzenler kadınla ortadan kalkacak! Kadın değişimin anahtarıdır! Bu hep böyle oldu! 

DİPNOT: 
Aristo, yanında bulunan giyim kuşamı düzgün ve yakışıklı bir gençle sohbet ederken delikanlı anlamsız, saçma sapan şeyler söyler. 
Bunun üzerine Aristo, ümitsizce gence bakıp konuşur:
- Çok muhteşem bir ev, fakat içinde ne yazık ki kimse yok, bomboş.

Kadının olmadığı bir dünya bomboş ! 

Dünyada her şey kadının eseridir.” 
Mustafa Kemal Atatürk