İtalya Başbakanı Giorgia Meloni: "Şaşkınlık Verici ve Kabul Edilemez"
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni: "Şaşkınlık Verici ve Kabul Edilemez"
İçeriği Görüntüle

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: Bölgesel İstikrar Türkiye’nin Refahını Artırır
Şimşek, "Türkiye, bölgesinde eğer istikrar varsa, huzur varsa, barış varsa bölgesel olarak refaha yükselir. Dolayısıyla yani şu anda yaşananlar bizi üzüyor" ifadelerini kullandı. Gündeme dair soruları yanıtlayan Şimşek, ABD, İsrail ve İran hattındaki gerilimin dünyanın en kritik enerji ve ticaret koridorlarında yaşandığına dikkat çekerek, bu durumun küresel ekonomi üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Küresel Ekonomi ve Enerji Arzı Tehlikede
Savaşın süresi ve yayılma alanının en kritik soru işareti olduğunu belirten Şimşek, bölgenin küresel petrol tedarikinin beşte birini karşıladığını hatırlattı. Bakan Şimşek, ekonomik risklere dair şu analizleri paylaştı: "Kısa süreceğini düşünürsek, dünya ekonomisi geçen sene 12 günlük İsrail ve İran Savaşı'na karşı büyük bir direnç göstermişti. Bahsettiğimiz bölge, küresel petrol tedarikinin neredeyse beşte birini karşılıyor. Tedarik zincirlerinde bir kırılma var. Petrol fiyatlarındaki yükseliş kalıcı olursa, ciddi şekilde küresel enflasyonu olumsuz etkileyebilir. Şu ana kadar Brent petrol fiyatları, savaş öncesi cuma kapanışına göre yüzde 40'tan daha fazla artmış durumda. Mesela doğal gazdaki artış Avrupa'da yüzde 56'dan fazla. Jet yakıtındaki artış neredeyse yüzde yüze yakın. Hürmüz Körfezi, küresel ticaret ve küresel enerji akışında çok kritik bir bölge. Ve o nedenle bu savaşın etkileri çok güçlü bir şekilde hissedilmeye başlandı."
Kızıldeniz ve Hürmüz Körfezi’ndeki aksaklıkların sevkiyat sürelerini uzattığını ifade eden Şimşek, sermaye akışının riskli bölgelerden güvenli limanlara kaydığını, savaşın uzaması durumunda resesyon ve stagflasyon riskinin masada olduğunu belirtti.

"Proaktif Tedbirlerle Etkileri Sınırlandırdık"
Çatışmaların başlamasıyla birlikte Finansal İstikrar Kurulunu toplayarak senaryo analizleri yaptıklarını anlatan Şimşek, Türkiye ekonomisini korumak adına hızlı hareket ettiklerini söyledi. Şimşek, "Aldığımız proaktif tedbirler sayesinde savaşın piyasalarımıza yansımasını sınırlandırdık. Bölgede yer almamıza karşın, bölgeyle doğrudan bağlantısı olmayan ülkeler bile büyük çaplı etkilerle karşılaştı. Endonezya, Güney Kore ve Güney Afrika gibi ülkelerin borsalarındaki düşüş, savaşın başından bu yana yüzde 10 ve üzerinde seyrederken Türkiye'de bu oran yüzde 5,5 ile sınırlı kaldı" dedi. Bölgesel riskler nedeniyle tahvil faizleri ve risk primlerinin yükseldiğini kaydeden Bakan, İran dahil bölgeye yapılan ihracatın 30 milyar dolar, turizm gelirinin ise 10 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlattı.

Akaryakıtta Eşel Mobil Devrede
Bakan Şimşek, enerji fiyatlarındaki artışın vatandaşa yansımasını önlemek için eşel mobil sistemine geçtiklerini açıkladı. Sistemin fiyatlar üzerindeki etkisini rakamlarla açıklayan Şimşek, şunları söyledi: "Eşel mobil sistemini uygulamasaydık, bugün itibarıyla örneğin Ankara'da mazotun litresi 83 lira 10 kuruş olacaktı. Petrol fiyatlarındaki bu yükselişle 83 lira 10 kuruş olacak olan mazot fiyatı, eşel mobil sayesinde şu an 67 lira 10 kuruş. Benzinde de bugün itibarıyla fiyat 62 lira 30 kuruş, halbuki biz bu eşel mobili devreye almasaydık 71 lira 11 kuruş olacaktı. Bunu niye yaptık? Tabii ki vatandaşımıza yansımalarını sınırlamak istedik. Bunun geçici olduğuna inanıyoruz. Kalıcı olursa bu sürdürülebilir değil."

"Türkiye Bölgenin İstikrar Adasıdır"
Türkiye’nin dezenflasyon programını kararlılıkla sürdürdüğünü ve hedefin enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmek olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’nin güvenli bir liman olarak öne çıktığını vurguladı: "Biz şu anda bölgenin istikrar adalarından biriyiz. Bölgemizde 20-30 yılda çok çatışma oldu ancak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu çatışmaların dışında kaldık. Tedarik zincirlerindeki kırılmalar her defasında küresel firmalara diyor ki, sizin çeşitlendirmeye gitmeniz lazım. Çeşillendirmeye gideceklerse bence en önemli ülkelerden biri Türkiye'dir."
Son olarak savunma sanayisinin caydırıcılık ve teknolojik dönüşümdeki rolüne değinen Şimşek, güçlü bir savunma sanayisinin sivil teknolojilerde de katma değerli üretime geçişi hızlandıracağını ifade etti.

Muhabir: Adıyamanlılar Net