TÜRKAV Adıyaman İl Başkanı Yusuf Babar, TOKİ konutlarında son dönemde artan haşere ve sürüngen şikayetlerine ilişkin açıklama yaptı. Vatandaşlardan gelen yoğun şikayetlerin ciddi bir çevre ve halk sağlığı sorununa işaret ettiğini belirten Babar, ilgili kurumların koordineli şekilde harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.
TOKİ konutlarında yaşayan vatandaşlarımızdan son dönemde yoğun şekilde gelen şikâyetler, bölgede ciddi bir haşere ve sürüngen sorununun yaşandığını açıkça ortaya koymaktadır. Özellikle bu yıl yaşanan yoğun yağışların ardından hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte kanalizasyon ve rögar hatlarından çıkan haşereler, konut sakinlerinin günlük yaşamını olumsuz etkilemekte, halk sağlığını tehdit eden bir boyuta ulaşmaktadır.
Sorunun çözümü noktasında hem belediyenin hem de site yönetiminin gerekli hassasiyeti göstermediği görülmektedir. Belediyenin konuyu TOKİ ve emlak yönetimine yönlendirmesi, emlak yönetiminin ise etkili ve bilimsel mücadele yöntemleri yerine yetersiz uygulamalarla yetinmesi vatandaşlarımızı mağdur etmektedir.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili çevre sağlığı mevzuatı uyarınca halk sağlığını tehdit eden unsurların ortadan kaldırılması, gerekli koruyucu tedbirlerin alınması ve çevre sağlığının korunması kamu kurumlarının temel görevleri arasındadır. Bu görevlerin ihmal edilmesi kabul edilemez.
Ayrıca biyosidal ürünlerin uygulanması konusunda yürürlükte bulunan mevzuat gereğince, haşere ile mücadele işlemlerinin eğitimli, sertifikalı ve yetkili kişiler tarafından gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Buna rağmen mevcut uygulamalarda, konu hakkında uzmanlığı bulunmayan personel eliyle bina içi ve bina çevresinde ilaçlama yapıldığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır.
Haşere mücadelesi; hangi zararlı türüne karşı hangi biyosidal ürünün, hangi dozda ve hangi yöntemle uygulanacağını bilen uzman kişiler tarafından yürütülmesi gereken teknik bir iştir. Bilinçsiz ve yetersiz uygulamalar hem sonuç vermemekte hem de insan sağlığı açısından yeni riskler doğurmaktadır.
Bu nedenle;
• TOKİ Konutlarında kapsamlı bir çevre sağlığı incelemesi yapılmasını,
• Rögar ve kanalizasyon hatlarının acilen kontrol edilmesini,
• Profesyonel ve yetkili ekipler tarafından bilimsel esaslara uygun ilaçlama yapılmasını,
• Belediye ve site yönetiminin koordineli şekilde hareket ederek vatandaşların mağduriyetini gidermesini,
• Sürecin şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmasını,
talep ediyoruz.
Yaşanan sorun nedeniyle ortaya çıkabilecek halk sağlığı riskleri, maddi zararlar ve diğer olumsuz sonuçlar bakımından gerekli tedbirleri almayan ilgili kurum ve yöneticilerin hukuki sorumluluğunun bulunduğunu hatırlatıyor; vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkının korunması için yetkilileri göreve davet ediyoruz.




