Adıyamanlı Akademisyenler Platformu (ADAP) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Rençber, Adıyaman'ın sahip olduğu tarihsel ve kültürel mirasın doğru planlama ile çok daha geniş kitlelere ulaştırılabileceğini belirtti. Rençber, 'Adıyaman denildiğinde ilk akla gelen yer elbette Nemrut Dağı'dır. Ancak bu şehir yalnızca Nemrut'tan ibaret değildir' dedi.
'Adıyaman Yalnızca Nemrut'tan İbaret Değildir'
Perre Antik Kenti, Cendere Köprüsü, Arsemia ve Karakuş Tümülüsü gibi değerlerin turizm rotaları içinde daha görünür hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Rençber, 'Kommagene mirasının bütüncül şekilde sunulması, ziyaretçilerin kentte daha uzun süre kalmasını sağlayacaktır' diye konuştu.
'Ziyaretçilerin Kentte Daha Uzun Süre Kalması Sağlanmalı'
Turizm altyapısındaki eksikliklere dikkat çeken Prof. Dr. Rençber, 'İlçelerdeki kültürel alanlara ulaşımın sınırlı olması, yönlendirme tabelalarının yetersizliği ve toplu taşıma imkanlarının kısıtlı kalması ziyaret deneyimini zorlaştırıyor. Ziyaretçilerin büyük kısmı Adıyaman'da gecelemiyor. Oysa nitelikli oteller, butik tesisler ve yerel dokuyu yansıtan pansiyonlarla turizm ekonomisi güçlendirilebilir' dedi.
'Şehir Merkezi Turizme Dahil Edilmeli'
Kent merkezinin turizm hareketliliğine daha fazla entegre edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Rençber, 'Turistler yalnızca ören yerlerini değil, şehir merkezini, çarşıları, yerel mutfağı ve kültürel etkinlikleri de deneyimlemeli' dedi.
Bu amaçla şehir içinde tematik gezi rotalarının oluşturulmasının önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Rençber, 'Kültür, inanç, gastronomi ve doğa turizmini birleştiren rotalar Adıyaman'ı daha güçlü bir destinasyon haline getirebilir' ifadelerini kullandı.
'Deprem Sonrası Restorasyon Süreci Hızlandırılmalı'
Deprem sonrası restorasyon çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Rençber, 'Tarihi çarşılar, kültürel mekanlar ve turizm alanlarının yeniden ayağa kaldırılması şehrin canlanması açısından büyük önem taşıyor' ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Rençber'den Ortak Vizyon Çağrısı
Yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Rençber, 'Adıyaman'ın turizm kimliği net şekilde tanımlanmalı ve tüm paydaşlar ortak bir vizyon etrafında buluşmalıdır' dedi.
Prof. Dr. Rençber, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:
'Türkiye'nin kültürel mirası söz konusu olduğunda bazı şehirler doğal olarak ön plana çıkar. Kapadokya, Efes, Göbeklitepe veya İstanbul gibi merkezler ulusal ve uluslararası turizmde güçlü bir görünürlüğe sahiptir. Ancak Türkiye'nin bazı şehirleri vardır ki sahip oldukları tarihsel ve kültürel zenginliğe rağmen bu potansiyeli yeterince görünür kılmakta zorlanmaktadır. Adıyaman da bu şehirlerin başında gelmektedir. Tarihin farklı dönemlerine tanıklık eden bu kadim şehir, özellikle Kommagene Krallığı'ndan kalan mirasıyla yalnızca Türkiye için değil dünya kültür tarihi açısından da önemli bir konuma sahiptir. Buna rağmen Adıyaman'ın turizm potansiyeli büyük ölçüde sınırlı bir çerçevede kalmakta ve hak ettiği değere tam anlamıyla ulaşamamaktadır.
Adıyaman denildiğinde çoğu insanın aklına ilk olarak Nemrut Dağı gelir. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu eşsiz arkeolojik alan, dev heykelleri ve etkileyici gün doğumu manzarasıyla her yıl binlerce ziyaretçiyi kendine çekmektedir. Ancak sorun da tam burada başlamaktadır. Şehre gelen turistlerin büyük bölümü ziyaretlerini yalnızca Nemrut Dağı ile sınırlı tutmakta ve çoğu zaman şehirde konaklamadan bölgeden ayrılmaktadır. Bu durum hem turizm gelirlerinin sınırlı kalmasına hem de şehrin diğer kültürel değerlerinin gölgede kalmasına yol açmaktadır.
Oysa Adıyaman'ın turizm potansiyeli yalnızca Nemrut Dağı'ndan ibaret değildir. Perre Antik Kenti, Cendere Köprüsü, Arsemia, Karakuş Tümülüsü gibi arkeolojik alanlar; inanç merkezleri; tarihi köprüler ve zengin bir mutfak kültürü şehrin önemli değerleri arasında yer almaktadır. Buna rağmen bu kültürel varlıkların önemli bir kısmı yeterince tanıtılmamakta, turizm planlaması içinde güçlü bir şekilde yer bulamamaktadır. Şehrin turizm kimliği konusunda net bir strateji oluşturulamaması da bu durumu daha da belirgin hale getirmektedir. Adıyaman'ın tarih mi, inanç turizmi mi yoksa doğa turizmi mi üzerinden markalaşacağı konusunda bütüncül bir yaklaşım henüz ortaya konabilmiş değildir.
Turizmin gelişmesi yalnızca tarihî eserlerin varlığıyla mümkün değildir. Bu mirasın ziyaretçilere nasıl sunulduğu, ulaşımın ne kadar kolay olduğu ve turizm altyapısının ne ölçüde gelişmiş olduğu da büyük önem taşır. Adıyaman'da bu alanlarda da çeşitli eksiklikler göze çarpmaktadır. İlçelerde bulunan kültürel varlıklara ulaşımın sınırlı olması, yönlendirme tabelalarının yetersizliği ve ören yerlerine toplu taşıma imkanlarının bulunmaması ziyaret deneyimini zorlaştıran faktörler arasındadır. Turistlerin ziyaret ettiği mekânlara rahat ulaşamaması, doğal olarak ziyaret süresini ve şehirle kurdukları ilişkiyi de kısaltmaktadır.
Bunun yanında konaklama altyapısının sınırlı olması da önemli bir sorundur. Şehre gelen ziyaretçilerin büyük bir kısmının Adıyaman'da gecelememesi, turizm ekonomisinin gelişmesini zorlaştırmaktadır. Nitelikli otellerin, butik konaklama tesislerinin ve yerel karakteri yansıtan pansiyonların sayısının artırılması, ziyaretçilerin şehirde daha uzun süre kalmasını sağlayabilecek önemli adımlardan biridir. Turizmin sürdürülebilir bir ekonomik faaliyet haline gelmesi için ziyaretçilerin yalnızca gelmesi değil, şehirde zaman geçirmesi ve yerel ekonomiye katkı sunması gerekmektedir.
Turizmde bir diğer önemli mesele ise şehir merkezinin turizm sürecine ne kadar dahil olduğu ile ilgilidir. Birçok turistik şehirde ziyaretçiler yalnızca tarihi alanları görmekle kalmaz; aynı zamanda şehir merkezinde dolaşır, yerel mutfağı deneyimler, çarşıları gezer ve kültürel etkinliklere katılır. Adıyaman'da ise turistlerin önemli bir kısmı şehir merkezine uğramadan bölgeden ayrılmaktadır. Kent içinde turizm rotalarının yeterince oluşturulmaması ve cazibe alanlarının sınırlı kalması bu durumun temel sebeplerinden biridir. Şehir merkezinin kültür ve turizm açısından daha canlı bir yapıya kavuşması, hem ziyaretçilerin deneyimini zenginleştirecek hem de yerel ekonomiye katkı sağlayacaktır.
Deprem sonrası süreç de turizm açısından dikkate alınması gereken önemli bir başlıktır. Bölgedeki bazı tarihi yapılar ve kültürel alanlar depremden etkilenmiş, restorasyon ve yeniden inşa süreçleri başlamıştır. Ancak bu çalışmaların zaman zaman yavaş ilerlemesi, turizm açısından bazı alanların yeterince kullanılamamasına yol açmaktadır. Tarihi çarşılar, kültürel mekânlar ve turizm alanlarının restorasyonunun hızlandırılması, şehrin yeniden canlanması açısından büyük önem taşımaktadır.
Turizm yalnızca fiziki yatırımların sonucu değildir; aynı zamanda güçlü bir kurumsal iş birliği gerektirir. Yerel yönetimler, üniversiteler, kültür kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir vizyon etrafında hareket etmesi turizm politikalarının başarısını doğrudan etkiler. Adıyaman'da ise bu kurumlar arasındaki koordinasyonun zaman zaman zayıf kaldığı ifade edilmektedir. Ortak bir turizm stratejisi oluşturulması ve tüm paydaşların bu strateji doğrultusunda hareket etmesi, şehrin turizm potansiyelinin daha etkin kullanılmasına katkı sağlayacaktır.
Adıyaman'ın turizm açısından güçlü bir geleceğe sahip olabilmesi için atılabilecek birçok adım bulunmaktadır. Öncelikle şehrin turizm kimliğinin net bir şekilde tanımlanması ve buna uygun bir markalaşma stratejisinin geliştirilmesi gerekmektedir. Nemrut Dağı'nın güçlü imajı korunurken, diğer tarihi ve kültürel değerlerin de bu kimliğin bir parçası haline getirilmesi önemlidir. Tematik turizm rotalarının oluşturulması, ziyaretçilerin şehirde daha fazla zaman geçirmesine olanak sağlayabilir. Kültür, inanç, gastronomi ve doğa turizmini bir araya getiren rotalar hem yerli hem de yabancı turistler için daha zengin bir deneyim sunacaktır.
Bunun yanı sıra kültürel etkinliklerin artırılması da şehrin turizm dinamizmini güçlendirebilir. Festival, sergi, konser ve kültürel organizasyonların düzenli hale gelmesi hem şehirde yaşayanların kültürel hayatını zenginleştirir hem de ziyaretçiler için yeni çekim noktaları oluşturur. Turizm yalnızca geçmişe ait bir mirasın sergilenmesi değildir; aynı zamanda yaşayan bir kültürün paylaşılmasıdır. Bu nedenle şehirlerin turizm kimliği, tarih ile bugünü bir araya getiren dinamik bir yapıya sahip olmalıdır.
Adıyaman'ın sahip olduğu tarihsel ve kültürel miras, doğru planlama ve güçlü bir vizyonla çok daha geniş kitlelere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Nemrut Dağı'nın eşsiz mirası, Kommagene uygarlığının izleri ve bölgenin zengin kültürel dokusu bu şehri yalnızca bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda bir kültür merkezi haline getirebilecek niteliktedir. Bunun için gerekli olan şey, var olan potansiyeli doğru bir strateji ile ortaya çıkarmak ve bu mirası gelecek nesillere taşıyacak sürdürülebilir bir turizm anlayışını hayata geçirmektir.
Belki de mesele, Adıyaman'ın tarihini yeniden keşfetmekten çok, o tarihin sesini daha güçlü duyurabilmektir. Çünkü bu kadim şehir, aslında anlatılmayı bekleyen büyük bir hikâyeye sahiptir. Nemrut'un taş heykelleri gün doğumunu izlemeye devam ederken, Adıyaman'ın kültürel mirası da doğru adımlar atıldığında yalnızca bölgenin değil, dünyanın dikkatini çekebilecek bir potansiyele sahiptir.'
Kaynak : PERRE
HABER: ADIYAMAN (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK




