Kadın olmazsa eviniz bir oteldir;
Yalnızca akşamları gelip başınızı soktuğunuz, duvarlarında yabancı bir sessizliğin yankılandığı, sıcaklığını ve ruhunu bulamadığınız geçici bir duraktır.
Kadın olmazsa eviniz öksüzdür, yetimdir;
Köşelerinde neşenin boynu bükük kalır, ocağında ne sevinç kaynar ne de dertler paylaşılır. Sahipsiz bir hüzün siner odalarına.

Kadın olmazsa çiçekleri susuzdur evin;
Sevgiyle, şefkatle bakılmayan ne bir bahçe yeşerir orada ne de hayatın renkleri yüzünü gösterir. Hep bir şeyler eksik, hep bir şeyler solgundur.
Kadın olmazsa çocuklar öksüzdür;
Çünkü anne, sadece bir evlat değil; bir evin ta kendisidir. O gittiğinde, çocukların dünyasından sadece bir insan eksilmez; bütün bir dünya, bütün bir güven ve sığınak yıkılır.

Yazı yazmakta ilham kaynağım olan Bekir Çoşkun üstadım bakın kadını ne güzel anlatmış !…

“Bir kadın gittiğinde...

Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci...

Bir anne gider...

Bir dost...

Bir arkadaş...

Bir sevgili...

Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde.”

Ülkemde kadın cinayetleri olmasın, işsizlik, yoksulluk olmasın istiyorum.