Öğretmen, bu sırât-ı müstakimde, meşakkatli tarikatte, külfetli seferde, merhale-i azapta, cefâ-keşâne-i rahta ve tarîk-i meşakkatte sülûkü yolda kadem bastığımız her diyarda umutların filizlendiği gönüllerde gül bahçeleri inşa eden; Edirne’de, Tekirdağ’da, Kırklaeli’de, tüm Anadolu vilayetlerinde, Kahta’da, Tut’ta ve daha nice yerlerde, hele bu Besni sancağında (1519), her insanın kucakladığı mesleği öğretmen olan kişidir. Bu vatanın her yeri siz değerli öğretmenleri dost gören yurttaşlarla dolu. Buna hiç şüpheniz olmasın. Siz, umutların filizlendiği gül bahçelerinde gül iklimini ve Anadolu irfanını getirenlerdensiniz. Siz o irfanın emanetisiniz, o irfan da sizin emanetinizdir. Binlerce kez selam olsun emanete hıyanet etmeyenlere, emaneti koruyanlara ve de yaşatanlara.
Kıymetli öğretmen arkadaşlar! Biliyoruz, derin ve devasa bir girdaptan geçiyoruz. Sıkıntılar var ve kırılgan bir süreç devam ediyor. İçinde bulunduğunuz bu sıkıntılı sürecin yanında, okullarımızın ağır şartları altında sizler gerçekten elinizden geleni yaparak öğrencilerimizi, velilerimizi ve her bir yurttaşımızı mahcup etmediniz ve gemiyi asla terk etmediniz. Bunun için bizler, sizlerden bir kişiyi bile kaybetmeyi, sizi üzmeyi, sizleri incitmeyi göze almadık, almıyoruz ve almayacağız; çünkü işin mutfağında olan sizler birer eğitim neferisiniz. “Mutsuzluğunuz mutsuzluğumuzdur, acınız acımız ve sevinciniz de sevincimizdir.” anlayışıyla hareket etmeye gayret etmeyi toplumca düstur edinmeliyiz. Elbet yetkilerinizi ve görevinizi kullanmanın verdiği sorumluluktan dolayı istemediğiniz durumlar olmuş olabilir. Lakin herkes mevkisinin gereğini yaptığında hiçbir sorunun olmaması gerektiğini bu toplum bilmeli. Her zaman profesyonel bir ekip olarak öğrencilerimiz için keza okullarımız için uğraş verdiniz. Aslında verdiğiniz bu uğraş, hissî, manevî ve rahmanî bir uğraştır. İnsan yetiştirmek kadar ulvî, yüce bir uğraş ve meslek yoktur. “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” diyen Hz. Ali’nin bu sözü, yaptığınız işin ne derece önemli olduğunun delilidir.
Atatürk’ün dediği gibi: Eğitim; millî, bilimsel, uygulamalı, karma ve laik olmalıdır ilkelerine sıkı sıkıya sarılarak ve onlara daha fazla işlerlik kazandırarak sizlerin, hedef kitlemizi (öğrencilerimizi) geleceğe daha iyi hazırlamanın yollarını zorlayarak aralamanızın ve hepinizin bu zor şartlarda elinizden geleni yapmasının toplum nezdinde elbet bir karşılığı vardır. Ne ekip ne biçtiğinizi kademe kademe bu halk görüyor. Yeter ki sizler, iyi bir okul iklimi için hepimizin birlikte açtığımız yollarda yürüyün ve bu halkın sizlere güvendiği gibi kendinize de güvenin. Biliyorsunuz ki güven ve saygının olmadığı yerde hiçbir insanî ilişki, meslekî bir mutluluk getirmez.
Nitekim Peygamber Efendimiz (sav), “Bilmeyenlere ilim öğretmek sadakadır, sadakanın en faziletlisi de bir Müslüman'ın ilim öğrenmesi ve başkalarına öğretmesidir.” buyurmuştur. İlk yaratılan Hz. Âdem'e bilmediklerini öğreten yüce Rabbimizdir. Bundandır ki böyle mühim bir mesleğin icracıları olarak bizim bu merhalede eğitimciye karşı saffımız belli ve önemlidir.
Atatürk diyor ki: “En mühim, en esaslı nokta eğitim meselesidir. Eğitimdir ki bir milleti ya hür, müstakil, şanlı, yüksek bir medeniyet hâlinde yaşatır ya da bir milleti esaret ve felakete terk eder.” İşte tüm bu söylenenlerin lokomotifi ve kanalize edicileri, yol haritacıları siz kıymetli öğretmenlersiniz.
Değerli öğretmenlerimiz, büyük eksiklikler içinde birçok iş yapıyorsunuz. Bu ülkenin çocukları için, öğrencilerimiz için çocuğu hayata hazırlama gibi her tür hazırlık çalışmaları, diğer sosyal etkinlikler ve en önemlisi müfredattaki kazanımları eksiksiz tamamlamanın gayretini veriyorsunuz. Millî, dinî, yöresel ve sportif her ne faaliyet varsa takvimlerine göre gerçekleştirdiniz. Bunun yanında çoğunuz sınıflara çalışarak, hazırlıklı, notlu ve dokümanlarla girerek, çoğunuz sınıfta elinizden geleni yaparak öğrencilerimize bir harf öğretmenin gayreti içinde oldunuz. Veliler bunları gördüğü gibi öğrencilerimiz de geri dönütlerle bu emeğinizi size ve velilere dillendiriyorlar. Bunlar bir öğretmen için güzel şeyler. Siz de biliyorsunuz ki bir öğretmenin bilim emekçisi olarak uzun vadede olsun, kısa vadede olsun, emek ve gayretleri özellikle öğrenciler olmak üzere herkes tarafından gözlem altındadır ve bilinir durumdadır.
Her senenin bir diğer seneden daha verimli geçmesini diliyor, tüm öğretmenlerimizin mutlu, güvenli bir eğitim-öğretim süreci geçirmesi dileğiyle saygılar ve sevgiler diliyorum.
Alirıza ŞABAŞ
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Sosyal Çalışmacı
2026