Ağaç, bitki, börtü böcek, doğa, doğal yaşam, orman, ağaçlandırma, ağacın canlı yaşamla ilişkisi vs. vs. gibi kavramlar der daim insanoğlunun gündeminde olan kavramlardır. Bu kavramların hayata geçirilmesi de o derece hayatidir. Özellikle modernleşme, sanayileşme, kentleşme, burjuva yaşam biçimine geçme, toplu yaşam biçimi, toplu konutlar, şehir ve şehirleşme ile birlikte vahşi betonlaşma yani kimyasallaşma ve de akabinde zehirli bir yaşama dönüşme süreci çoktan başladı ve hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bunun sonucunda yeşil alan, ağaçlı alan diye bir şey kalmadı gibi. Bundan dolayı birçok belediye yönetimi şehir içi ağaçlandırma çalışmalarına girdiler. Bilinmelidir ki şehir içi ağaçlar şehrin görünmeyen yüzüdür, kimliğidir, ruhudur, tarihidir ve altyapısıdır. Bu ağaçlandırma çalışmaları sadece güzel görünmek için değil, şehrin yaşayabilmesi için hayatidir.

Hele de şehrimiz Adıyaman gibi sahipsiz, bakımsız, hor kullanılmış ve yazları sıcak, tozlu illerde şehir içi ağaçlandırmanın faydalı etkisi daha da büyük. Bu faydaları şu şekilde sıralayabiliriz:

Şehir içi ağaçların ya da ağaçlandırmaların iklim ve hava kalitesine etkisi büyüktür. Misal sıcaklığı düşür, 1 büyük ağaç 5 klima kadar serinletir. Gölge ve terleme ile "ısı adası" etkisini kırar. Yazın asfalt 50°C ise ağaç altı yani ağaçlı kaldırımlar 32-34°C olur. Havayı temizler. Toz, PM10, egzoz gazını yapraklarında tutar. Bir yetişkin çınar yılda ∼20 kg toz tutar. Müthiş bir şey bu. Yeryüzünün en mükemmel klimaları bu işi yapamaz. Oksijen + CO2 sonucunda fotosentezle CO2 çeker, oksijen verir. Şehirde bol oksijenin olmasına katkı sağlar. Şehir trafiğinin emisyonunu kısmen dengeler. Zehirli gazları süzer, emer. İnsan sağlık ve psikolojini korur. Stres ve öfke düşürür. Yeşil gören insanda dikkat dağınıklığını ve saldırganlığı azaltır, öfke kontrolü sağlar. Bunun yanında okul ve kurum bahçelerinde ağaç sayısı arttıkça disiplin olayı azalıyor, iş performasyonu artıyor. Bununla ilgili saha çalışmaları var. Fiziksel, bedensel sağlık için de ağaçların faydası çoktur. Misal ağaç gölgesinin kendisi cilt kanseri riski azaltıyor. Yürünebilir, gölgelik kaldırımlar, sokak ve caddelerin olması obezite, kalp riski azaltır. Akıl sağlığı ile ilgili travma sonrası bölgelerde yeşil alan, kaygı ve depresyonu ciddi azaltır. Deprem sonrası yeşil alanlarda yaşamını idame edenlerde bu travmalar çok erken atlatıldı. Şehir içi ağaçlandırma yani kaldırım ağaçları o şehrin ekonomisine ve altyapısına büyük bir katkı sağlar. Binaların batı cephesine dikilen ağaç yazın klima faturasını %20-30 düşür ve böylece enerji tasarrufunu sağlar. Yağmur yağınca ağaç ve toprağı kökleri suyu emer. Sel ve kanalizasyon taşkınını azaltır. Böylece suyun yönetiminde büyük rol oynar. Ağaçlı sokaktaki, caddedeki, mahalledeki evin değeri %5-15 artar. Bu da evin emlak değerini arttırır. Yapraklar ve gövde trafik gürültüsünü 5-10 desibel azaltır. Bu gürültü kirliliğini en aza indirerek adeta gürültü kalkanı görevini yapar.

Şehir içi ağaçlar ve bu ağaçlı alanlar şehirde sosyal fayda oluşturur. Ağaç altı bank, çocuk oyunu, mahalle muhabbeti demek. Konteyner kentlerde bile bir ağaç sosyal hayatı nasıl değiştirdiğine hepimiz şahit olduk. Çocuklar doğayla temas edince biyoloji, ekoloji öğreniyor. Okul bahçesine ağaç eşittir açık sınıf. Bu açık sınıflar da yaparak yaşayarak öğrenmeyi beraberinde getirdiğinden dolayı eğitimin kalitesini arttırıyor. Ağacın, ağaçların etkisinin eğitime faydası bu şekilde ortaya çıkıyor. Bir şehrin çınarları, zeytinleri, yaşlı ağaçları o şehrin yaşayan canlı hafızasıdır. Bir şehrin tarihi kalıntıları gibi, Adıyaman'ın yaşlı, yorgun, yetim, öksüz caddeleri gibi.

Adıyaman için yazılan bu yazı deprem sonrası toz, kuraklık, psikolojik yük arttıkça arttı. Bunun için şehir içi ağaçlandırma burada 3 şeyi aynı anda çözeceğini belirtmek isterim. Bunlar: Ağaç, yaz sıcağını kırar, tozu tutar, travma sonrası iyileşmeye destek olur ve şehri ihya eder.

Ama gel gör ki bu şehir 1954’ten beri kul yapımı depremi yaşıyor. Hala da yaşıyor. Bu depremi, bu tahribatı yaşatanlar gene Adıyamanlıların kendisidir. Mülkiyet sahipleri, dükkan sahipleri, işletme sahipleri ve kiracıları ve Adıyaman şehir içinde, çarşıda neyi olan varsa dikilen, büyüyen devasa çınarları, akasyaları, ağaçları hele de kaldırımlarda bulunan ağaçları bir bir açık beyan, gizli saklı bir şekilde sökütüler, kestiler, kuruttular. Adıyaman Atatürk Heykeli Meydanında, Kuyumcular Caddesinde, Gölbaşı Caddesinde orda burada ağaçlara her tür suikasti yaptılar. Şimdi şehir çöl gibi. İnsanlıktan nasibini almayan, "Kıyametin kopacağını bilseniz dahi elinizdeki fidanı dikiniz" sözüne uymayan kendini insan gibi gösteren ama dükkanın önü görünsün, vitrini görünsün, işletmesinin önüne yaprak dökülmesin, o ağacın gölgesinde bir kul nefes almasın, bir kuş yuva yapmasın sadece hep bana rab bana diye kendini kaybetmiş simonlar olduğu sürece bu şehirde yeşil kaldırımlar, yeşil alanların olması çok zor. Dükkanının önündeki kaldırımın kenarındaki ağaca gece ayran, süt ve diğer ağacı kurutacak sıvıları boşaltan esnafa ne demeli. İnşaat çalışması esnasında gece kepçeyle inşaatının önündeki kaldırımın kenarındaki ağacı gece gizli sökenlere ne demeli. Bu hadiseleri başka hiçbir yerde bulamazsınız. Kamuya ait, bu halka ait ağacı ve kaldırımı kendi özel mülkiyetiymiş gibi kullanan esnafa, işletme sahiplerine, dükkan sahiplerine ne demeli. Hadi gelin doğruyu söyleyeni aforoz edin! Hadi gelin! İçinizdeki en masum olanı ilk taşı atsın!!

Selam ve Saygılarımla

……………………..

Alirıza ŞABAŞ