Dün akşam bir köy düğünündeydim. Düğün demeye bin şahit isterdi.

Sanki bir savaşın ortasındaydık.

Silah sesleri durmadan devam etti. Barut kokusu havaya karışmıştı. Bir ara etrafıma bakarken, “Biz gerçekten bir düğünde miyiz, yoksa savaşın ortasında mıyız?” diye düşünmeden edemedim.

İnsanların eğlenmesi, çocukların koşturması, gençlerin halay çekmesi gereken yerde sürekli silah sesleri…

Üstelik bunu normal karşılayan bir anlayış var.

“Düğündür, olur böyle şeyler.”

Hayır, olmamalı.

Bir düğün, silahların konuştuğu bir yer olmamalı. Çünkü havaya sıkılan kurşun havada kalmıyor. Geri geliyor ve nereye düşeceğini kimse bilmiyor.

Belki düğünde oynayan bir çocuğun üzerine, belki evinin balkonunda oturan bir insanın başına, belki de hiç ilgisi olmayan birinin üzerine…

Sonra bir anda düğün cenazeye dönüşüyor.

En acısı da çoğu zaman tetiğe basan kişinin öldürmek gibi bir niyeti bile olmuyor. Sadece birkaç saniyelik gösteriş, birkaç saniyelik heyecan…

Ama o birkaç saniye bir ailenin bütün hayatını değiştirebiliyor.

Bizim en büyük yanlışlarımızdan biri de galiba “Bana bir şey olmaz” düşüncesi.

Trafikte de böyleyiz, kırmızı ışıkta da, emniyet kemerinde de, başka birçok konuda da…

Tehlike başkasının başına gelince ders çıkarıyoruz. Kendi başımıza gelince ise “Keşke” diyoruz.

Ama bazı keşkelerin telafisi yok.

Biz bu ülkede terörden çok acılar yaşadık. Nice evlatlarımızı toprağa verdik. Şimdi bir de kendi elimizle, kendi eğlencemiz uğruna birbirimizin hayatını tehlikeye atmayalım.

Bir insanın ölümüne sebep olan kurşunun terörden mi, yoksa bir düğünde havaya sıkılan silahtan mı çıktığının, o insanın ailesi açısından ne farkı var?

Anne yine evladını kaybediyor.

Çocuk yine babasız kalıyor.

Bir eş yine hayat arkadaşını toprağa veriyor.

O yüzden artık şu “Düğündür, olur böyle şeyler” anlayışından vazgeçelim.

Olmamalı.

Düğünde silah sesi değil, davul sesi duyulmalı.

Barut kokusu değil, yemek kokusu; korku değil, mutluluk yayılmalı.

Çocuklarımız silah sesleriyle değil, müzik ve kahkahalarla büyümeli.

Artık biraz kendimize çeki düzen verelim.

Çünkü bir kurşun birkaç saniyede çıkar ama bıraktığı acı bir ömür sürer.

Bir düğün, bir ömürlük acıya dönüşmesin.