Bazı insanlar vardır; söyledikleri sözler yalnızca kendi dönemlerine değil, gelecek kuşaklara da ışık tutar. Bahriye Üçok da Türkiye’nin yakın tarihinde böyle bir isimdir. Bir akademisyen, ilahiyatçı ve siyasetçi olarak yaşamı boyunca özellikle kadın hakları, laiklik, eğitim ve bilimsel düşünce konularında mücadele etti.

Bahriye Üçok’un düşünce dünyasının merkezinde kadın vardı. Ona göre kadınların eğitimden, çalışma hayatından ve siyasetten uzak tutulduğu bir toplumun gerçek anlamda ilerlemesi mümkün değildi. Kadının özgürleşmesini yalnızca kadınların meselesi olarak değil, toplumun tamamının gelişmesi açısından değerlendiriyordu.

Üçok’un önem verdiği bir diğer konu ise laiklikti. Laikliği dine karşı olmak şeklinde değil, insanların inançlarını özgürce yaşayabilmelerinin güvencesi olarak görüyordu. Devletin herhangi bir inancı diğerinden üstün tutmaması ve herkesin vicdan özgürlüğünün korunması gerektiğine inanıyordu.

Bir ilahiyatçı olarak dini konuların sorgulanmasına ve akıl süzgecinden geçirilmesine büyük önem veriyordu. Ona göre din, insanların düşünmesini engelleyen bir araç değil; doğru anlaşıldığında ahlaki ve toplumsal değerlere katkı sağlayabilecek bir alandı. Bu nedenle hurafelerle, dogmatik yaklaşımlarla ve dinin siyasi amaçlarla kullanılmasına karşı çıkıyordu.
Bahriye Üçok’un fikirlerinde Cumhuriyet ve Atatürk devrimlerinin de önemli bir yeri vardı. Özellikle kadınlara verilen eğitim ve siyasi hakları, Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından biri olarak görüyordu. Kadının toplumdaki yerinin güçlenmesini, Cumhuriyet’in çağdaşlaşma hedefinin ayrılmaz bir parçası kabul ediyordu.

Bugün Prof. Dr. Sn. Bahriye Üçok’u hatırlamak, yalnızca geçmişte yaşamış bir akademisyen ve siyasetçiyi anmak değildir. Aynı zamanda bilimin, özgür düşüncenin, laikliğin ve kadın-erkek eşitliğinin neden önemli olduğunu yeniden düşünmektir.

Onun yaşamı bize şunu hatırlatıyor: Bir toplumun geleceğini yalnızca ekonomik gelişmişliği değil, kadına verdiği değer, eğitime bakışı, bilime duyduğu güven ve özgür düşünceye gösterdiği saygı da belirler.

Bahriye Üçok, düşünceleri ve mücadelesiyle bu değerlerin savunucularından biri olarak Türkiye’nin hafızasında yerini almıştır. Aradan yıllar geçse de onun savunduğu özgürlük, eşitlik ve akılcı düşünce anlayışı, bugün de üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir mirastır. Anısına saygıyla.