Demokratik kitle örgütleri temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşların yer aldığı buluşma, basın açıklamasının ardından soru-cevap bölümüyle devam etti.

'Bahçeli'nin el uzatması bir iradenin sonucudur'
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli konuşmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış dönemine atıfta bulunarak şunları söyledi:
'Meclis açılış döneminde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Bahçeli bizim sıralarımıza geldi. Elini uzattı ve böyle bir sahne yaşandı. Evet bu çok konuşuldu. Ama önemli olan şuydu; ne oldu da bizim sıralarımıza gelip Bahçeli elini uzattı? O elinin uzatılmasını ortaya çıkartan aslında bahsettiğim iradedir. Eğer Türkiye büyük krizlere sürüklenmişse, kimse çözüm yolunu bulamıyorsa, Orta Doğu bir savaş mekanına dönüşmüşse ve yangın bu kadar büyümüşse, bu yangını nasıl söndüreceğinize dair bir arayış başlatmak zorundasınız.'

'27 Şubat manifestosu kritik bir metindir'
Temelli konuşmasında 27 Şubat manifestosuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:
'27 Şubat manifestosu gerçekten çok kritik bir manifestoydu. Belki bir sayfaydı ama çok yoğun bir içerik taşıyordu. Ne diyordu? Bu dönem sadece demokratik siyaset dönemidir diyordu. Artık silahlı mücadele son bulacaktır. Çünkü var olma mücadelesi başarıya ulaşmıştır. İmhaya karşı, inkara karşı, asimilasyona karşı verilen mücadele varlığını kabul ettirmiştir. Şimdi demokrasi ve siyaset stratejisi üzerinden geleceği inşa etme zamanıdır. Barış ve demokratik toplum diyordu.'

'Süreci siyaset yürütmelidir'
Meclis komisyonuna değinen Temelli şunları kaydetti:
'Savaşı sonlandırmak istiyorsanız siyaset sahne almalıdır. Süreci siyaset dışı yürütmek savaş demektir. Siyasi muhataplık Meclis zemininde yaratılmalıdır. 5 Ağustos'ta Meclis komisyonu toplandı. Çok sayıda kesimi dinledi. Herkes farklı görüşlerden gelmiş olabilir ama ortaklaşılan tek bir nokta vardı; Kürt meselesi ancak demokratik siyasetle çözülebilir.'

'Rapor eksiktir ama telafisi mümkündür'
Komisyon raporuna ilişkin değerlendirmesinde Temelli şu ifadeleri kullandı:
'Raporun yazım süreci uzun sürdü. Nihayet tamamlandı. Ancak raporda eski hastalıkların izlerini görüyoruz. Hala meseleyi terör konseptiyle ele alan bir anlayış var. Bu eksiktir, hatalıdır ama telafisi mümkündür. Önümüzde yasama süreci var. Bu eksiklikleri Meclis'te gidermek mümkündür.'

'Sayın Öcalan'ın koşulları çözüm açısından kritiktir'
Temelli konuşmasında Abdullah Öcalan'ın koşullarına da değinerek şöyle konuştu:
'Meselede esas aktör bellidir, muhatap bellidir, baş müzakereci bellidir. Ancak Sayın Öcalan'ın yaşam ve çalışma koşulları kendi istediği düzeyde değildir. Bir müzakere yürütüyorsanız bunun eşit koşullarda yürütülmesi gerekir. Bu mesele birkaç ziyaretle geçiştirilemez. Müzakerenin sağlıklı ilerlemesi için koşulların iyileştirilmesi büyük önem taşımaktadır.'
'Rojava meselesi süreci etkiliyor'
Temelli, konuşmasının devamında Rojava'ya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
'Rojava meselesi ister istemez bu süreci etkiledi. Kürt meselesini sadece Türkiye sınırlarına sıkıştıramazsınız. Bu bölgesel bir meseledir. Rojava'da ne olacağı Türkiye'deki demokratik çözüm sürecini de doğrudan etkiler. Bu bir statü meselesidir. Bu statüyü demokratik zeminde çözmediğiniz sürece kalıcı bir çözüm mümkün değildir.'

'Eşit yurttaşlık ve yerel demokrasi'
Temelli eşit yurttaşlık ve yerel yönetimler konusunda şu ifadeleri kullandı:
'Demokratik bir cumhuriyet eşit yurttaşlık temelinde inşa edilmelidir. Kürt yurttaşlara eşitsiz bir anlayışla yaklaşmak, kayyum uygulamalarıyla siyasi katılım hakkını gasp etmek kabul edilemez. Yerel demokrasinin güçlenmesi gerekir. Kentleri o kentte yaşayanların, seçilmişlerin yönetmesi gerekir.'

'Terör anlayışıyla değil, demokratik zeminde çözüm'
Konuşmasının son bölümünde Temelli şu ifadeleri kullandı:
'Meseleye suç anlayışıyla, terör anlayışıyla yaklaşarak çözüm üretemezsiniz. Hukuki güvence, siyasal katılım yollarının açılması ve demokratik zeminin güçlendirilmesi gerekir. Önümüzde Meclis'e gelecek yasalar var. Bu sadece silah bırakma meselesi değildir. Büyük bir değişim ve dönüşüm sürecidir. Eksikler varsa mücadeleyle giderilecektir. Enseyi karartmak yok. Biz bu mücadeleye devam edeceğiz.'
Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Kaynak : PERRE





