KOLAY HİZMETLER
Hiçbir eğitim,
bilgi,
tecrübe,
zeka,
yetenek,
beceriye gerek kalmadan;
86 milyon vatandaşımızın tamamının,
hatta belediye başkanı olmasa dahi,
belediye başkanlığına vekâlet edebilecek nitelikteki,
her vatandaşımızın, özel engellilik durumu hariç, herkesin yapabileceği hizmetlerdir.
Çünkü, kolay hizmetler;
alkış getirir,
fotoğraf verir,
sosyal medyada görünür olur.
Nedir bu hizmetler;
• Temsil ve törende bulunmak
• Kurum ziyaretleri yapmak
• Kurumda misafir ağırlamak
• Yeni atanmış olan birine hayırlı olsun ziyareti yapmak
• Hasta ziyareti yapmak
• Taziye ziyareti yapmak
Cenaze ile ilgili;
•Morg,
Namaz,
Defin işleminde bulunmak.
• Belediye bütçesinde cenaze yardım paketi (kefen vb.) vermek.
• Düğün, derneklerde bulunmak.
• Nikâh şahidi olmak.
• Damat ve gelinle fotoğraf çektirmek.
• Yağmurda, karda vb. durumlarda “görevimizin başındayız” diye sosyal medyada paylaşım yapmak.
• Hasta ziyaretlerinde belediye bütçesinde hediye vermek.
•Açılışlara,
düğünlere,
cenazelere belediye bütçesinde çelenk ve çiçek göndermek.
• Konser düzenlemek.
• Ev, hane ziyaretleri yapmak.
• Muhtarları ziyaret etmek.
• Dinî ve millî bayramlarda belediyede bayramlaşma töreni düzenlemek.
•Özel gün ve gecelerde;
sosyal medyada,
billboardlarda,
telefonlarda mesaj yoluyla tebrik ve kutlama mesajı yayımlamak.
Zira;
“Laf ile peynir gemisi yürümez.”
Mesaj yayımlamak kolaydır, icraat zordur.
• Anormal hava durumunu vatandaşa bildirmek.
•Su kesintilerini ve yol vb. çalışmalarında vatandaşı,
mağdur etmemek adına, kamuoyunu bilgilendirmek
• Emlak vb. tahsil işlemlerinde son günü vatandaşa bildirmek.
Rutin görevi olan;
• Sulama
• Temizlik
gibi kendiliğinden o birimlerce yürütülen hizmetlerin,
istatistiksel bilgilerini kamuoyu ile paylaşmak.
• Kınama mesajları yayımlamak.
• Selfie çektirmek.
• Bebekleri kucağına alıp fotoğraf paylaşmak.
• Misafir ağırlamak.
• İade-i ziyarette bulunmak.
• Yurt içi ve yurt dışı gezi ve programlara katılmak.
• Esnaf ziyareti yapmak.
• Araç almak.
•Düğün,
dernek,
eş,
dost,
akraba ziyaretlerini kendisine resmî hizmetler için tahsis edilmiş,
makam aracıyla yapmak.
• Cadde ve sokakları sulamak.
• Çöp toplamak.
• Vidanjör göndermek.
• Tahsilat yapmak.
• Ruhsat vermek.
Ve bilinmelidir ki;
“Kolay iş herkesin harcıdır.”
Asıl mesele; kolay olanı yapmak değil,
zor olanı göze almaktır.
ZOR HİZMETLER
Bu hizmetleri yapabilmek için;
bilgi,
beceri,
eğitim,
azim ve liderlik gerektiren hizmetlerdir.
Zira;
“İş bilenin, kılıç kuşananın.”
Bilgi ve liyakat olmadan hizmet yürümez.
Kolay işler görünür.
Zor işler iz bırakır.
“KOLAY İŞLER alkış toplar…
ZOR İŞLER tarih yazar.”
Bu kapsamda;
• Belediyede tüm hizmet birimlerinin yeni teknoloji ile donatılması,
dijital hizmete geçilmesi
• Çalışanlara adaletle hükmedilmesi
• Tüm belediye sınırlarında tek bir çukur kalmaması
• Belediye sınırları içerisinde stabilize yol kalmaması.
• Kaldırımların yürünebilir olması.
• Kaldırımların işgal edilmemesi.
• Belediyelerdeki hizmetlerde kesinlikle tanıdık aranmaması.
Çünkü;
“Doğru terazi şaşmaz.”
Hizmette torpil olmaz, hakkaniyet olur.
• Rutin ve sistematik şekilde hijyen ve gıda denetimlerinin yapılması.
• Ruhsat işlerinde hızlı, hakkaniyetli ve tarafsız sistem kurulması.
• Eğitime,
İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile iş birliği yapılarak
gerekli desteğin verilmesi.
Çünkü;
“Ağaç yaşken eğilir.”
Eğitim olmadan sistem kurulmaz.
• Sosyal yardımların il sınırları içerisinde adaletle yürütülmesi.
Unutulmamalıdır ki;
“Adalet mülkün temelidir.”
Adalet olmadan hiçbir kurum ayakta kalmaz.
• Yeterince yüzme havuzu açılıp profesyonel ve uygun fiyata işletilmesi
• Çalışamayacak durumda olan yoksul,
hasta,
yaşlı,
mağdur kişiler için aşevi açmak
• Aşevinden faydalanma hakkı olan,
gelemeyecek durumda olanlara yemek servisi yapmak.
Çünkü;
“Komşusu açken tok yatan bizden değildir.”
diyen muhteşem bir dinin mensubuyuz.
• Geçerli sebeplerden dolayı ev temizliği yapamayanlara,
yılda en az iki defa genel temizlik yapılması.
Çünkü;
“Temizlik imandandır.”
• Ömründe hiç tatil yapmamış kişilere bir sefere mahsus tatil yaptırılması.
Çünkü;
Belediye yalnız asfalt dökmez; gönül de yapar.
• Yöresel ürünlerin tanıtım ve ticaretine öncülük edilmesi.
Çünkü;
Yöresel değer korunursa şehir kalkınır.
• Tiyatronun herkes için ulaşılabilir hâle getirilmesi.
• Yetenekli sporcuların tespit edilip desteklenmesi.
• Evi olmayanlara ev sahipliği için öncülük edilmesi.
Çünkü;
“Ahirette iman, dünyada mekân.”
demiş atalarımız.
• Ticari faaliyet yapmak isteyenlere destek verilmesi.
• Yeterli park ve bahçelerin açılması.
• Park ve bahçelerin rutin bakımının yapılması.
• Park, bahçe ve çarşı gibi alanlarda ücretsiz,
temiz umumi WC ve lavaboların bulunması.
• Ana arterlerde bisiklet yolları açılması.
• Çöp toplama saatlerinin,
işe gidiş ve çıkış saatlerine denk getirilmemesi.
• Cadde ve sokaklarda toz,
toprak,
çamur,
atık,
döküntü ve moloz bulunmaması.
• Her mahallede yürüyüş yolu yapılması.
• Her mahallede yeterli park ve bahçe oluşturulması.
• Tüm altyapı çalışmalarının (elektrik, internet, doğalgaz, su, kanalizasyon)
gelecek yüzyıllar düşünülerek bir kere yapılması.
•Yerleşim alanının herhangi bir yerine,
büyükçe bir kent meydanı yapmak.
• Vatandaşın iş sorununu çözmek için sanayi getirmeye öncülük etmek.
Tüm binaların;
• Asansör
• Yangın
• Su deposu
eksikliklerinin tespit ve tedariğinin titizlikle yapılması.
Çünkü;
“Tedbir kuldan, takdir Allah’tan.”
• Tüm engelleri kaldırarak özel insanların yaşam kenti yapmak.
Çünkü;
Bir toplumun medeniyeti, en zayıf ferdine verdiği değerle ölçülür.
•Belediye personeli arasında adaletle,
mobbingsiz,
hak ve iş güvenliğini dikkate alarak hizmet verilmesini sağlamak.
Çünkü;
Çalışanlara adaletle davranmak sadece hukukî değil,
imanî bir yükümlülüktür.
• Belediyeye personel alımında KPSS ile alım yapıp mülakat olmaması
Zira;
“Liyakat olmazsa emanet zayi olur.”
• Belediye sınırları içerisinde,
hiçbir sokak hayvanının mağdur edilmemesi ve hayvan barınaklarının
yapılması.
Çünkü;
Rahman Suresi 10. ayette;
“Yeri canlılar için var etti.” buyrulmaktadır.
Bu ayet,
dünyanın yalnızca insanlar için olmadığını,
açıkça ortaya koymaktadır.
• Trafik ve park sorununu belediye sınırları içerisinde çözmek.
• Şiddetli yağan yağmurlarda taşkınlık ve sel baskınlarının,
bertaraf edildiği bir , altyapı oluşturmak.
Çünkü;
“Bugünü kurtaran yarını kaybeder.”
Altyapı günü değil, geleceği kurtarmalıdır.
•Belediye sınırları içerisinde,
dilenciliğe neden olan sorunu,
bulup çözerek cami,
yol ve tüm yerleşim yerlerinde köklü şekilde bitirmek.
• Göstermelik değil,
herkes tarafından faydalanılacak,
kapsayıcı Ramazan etkinlikleri düzenlemek.
• Kentsel dönüşüm için yapılması gereken yerleri ivedilikle yapmak.
Unutulmamalıdır;
“Görünen köy kılavuz istemez.”
Sorun ortadaysa çözüm ertelenmez.
• Afet, kriz vb. olumsuz durumlar için,
kriz yönetimi oluşturmak ve süreci amasız,
fakatsız, ağlamadan,
sızlanmadan,
kimseyi suçlamadan profesyonel şekilde yönetmek.
• Bu durumlar için profesyonel kurtarma ekibi kurmak.
Çünkü;
“Zor gün dostu belli eder.”
Belediye zor günde milletin sığınağıdır.
• Durakları teknolojik ve kitaplarla dizayn etmek.
• Ulaşımda seri şekilde her tarafa ulaşılacak,
araç sayısını artırmak ve hızlandırmak.
• Araç park sorununu kesinlikle çözmek.
Zira;
“Düzen olmayan yerde huzur olmaz.”
• Su ihtiyacını göllerden,
barajlardan arıtma ile tedariğini en son çare olarak görmek.
Belediye sınırlarının en az yüz kilometrelik çevresini planlı biçimde
değerlendirerek,
çiftçileri mağdur etmeden,
bölgedeki doğal kaynak sularını şehre kazandırmak ve vatandaşa kaliteli içme
suyu sunmak.
Çünkü;
“Su hayattır.”
•Tüm atıkları geri dönüşüme tabi tutarak;
şehrin,
ülkenin ve kurumun ekonomisine katkı sağlamak,
yüzlerce yıl doğaya ve insan sağlığına,
etki yapacak atıkların zararının önüne geçmek
ÇOK ZOR HİZMETLER
Bu işleri yapabilmek için;
güçlü bir inanç,
güçlü bir adalet duygusu,
güçlü bir hakkaniyet anlayışı
ve güçlü bir vicdan gereklidir.
Nedir bunlar;
• Tüm harcamaların şeffaf olması
• Tüm ihalelerin adaletle ve şeffaf yürütülmesi
• Belediyenin tüm gelir ve giderlerinin vatandaşın erişimine açık olması.
• Tören,
temsil ve harcırah adı altında milletin emanet parasını,
kendi doğal hakkıymış gibi harcamamak.
• Makam aracının hiçbir suretle şahsi işlerde kullanılmaması.
Şehrül emin olarak;
• Vatandaşın malını,
Mülkünü,
Parasını,
Namusunu,
emanet edebileceği en güvenilir kişi olmak,
Tüm o yerleşim sınırları içerisinde yaşayan halka;
“Çok şükür,
ailem,
yakınlarım,
dostlarım ve arkadaşlarım kadar,
bu makamda bulunan başkanımı da,
kendime çok yakın hissediyorum.”
dedirtebilmek.
Neden mi?
Çünkü belediye başkanlığı; törenlere,
açılışlara,
düğünlere ve taziyelere katılmak kadar kolay;
yolsuzluk baskılarına direnmek kadar zordur.
Gerçek başkanlık ise yetkiyi kullanmak değil;
hukuka,
vicdana ve kamu yararına,
bağlı kalarak o yetkiye hâkim olabilmektir.
Çünkü bu makamlar;
saltanat sürmek için değil,
geçici bir nöbeti devralmaktır.
“Kol kırılır, yen içinde kalır.” anlayışıyla değil;
“Doğru duvar yıkılmaz.” düsturuyla hareket etmektir esas olan.
Gösterişle yükselenler alkışla büyür,
ama adaletle yükselenler dua ile anılır.
Bu görev nöbeti esnasında ya yüzüne gözüne bulaştırıp,
hizmet bekleyenler için hayal kırıklığı olunur;
ya da herkesin takdirle,
bir ömür boyu saygı, sevgi ve hürmetle anacağı şekilde,
arkada hoş bir seda bırakılır.
Ve bir makam sahibinin geride bırakacağı asıl miras;
gönülden yükselen bir dua,
samimiyetle söylenen şu cümledir:
“Allah razı olsun, hakkımız helal olsun.”
Çünkü;
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.”