20 Ocak 1953’te

New York / Brooklyn’de doğdu.

Üniversite eğitimini tamamlamadan okuldan ayrıldı.

Buna rağmen 1970’lerde New York’ta özel bir lisede,

matematik öğretmeni olarak çalıştı.

Bu dönemden sonra hayatındaki en büyük sıçrama başladı:

finans dünyası.

Bir anda zenginleşti.

Resmî olarak nasıl zengin olduğu hiçbir zaman netleşmedi.

Daha sonra kendi şirketini kurarak,

yalnızca milyarder müşterilere “özel finans danışmanlığı” yaptı.

Bu noktadan sonra Epstein,

siyasetçiler,

akademisyenler,

iş insanları ve kraliyet

çevreleriyle ilişki kurmaya başladı.

Kısa zamanda mal varlığı artıp,

inanılmaz boyuta kavuştu.

Neydi bunlar;

New York’ta malikâne


Florida Palm Beach’te ev

Paris’te daire

ABD Virgin Adaları’nda “Little St. James” adlı özel ada.

Bu ada,

sonradan kamuoyunda “Epstein Adası” olarak anıldı ve suç iddialarının merkezine oturdu.

Çünkü taa 2000’li yılların başından itibaren bu iğrençlikler,

soruşturma konusu olmuştu.

Neydi bu iğrençlikler;

Reşit olmayan kız çocuklarına cinsel istismar,

Fuhuş ve insan ticareti,

Tehdit, şantaj ve sus payı iddiaları gündeme geldi,

Mağdurların çoğu 14–17 yaş aralığındaydı.

2008’de Epstein,

Florida’da bu ağır suçlamalara rağmen çok hafif bir ceza aldı.

Sadece 13 ay hapis,

onun da büyük kısmında gündüzleri dışarı çıkmasına izin verildi.

Bu durum artık kesinlik kazanmıştı, “güçlü isimler Epstein’i mi koruyordu?”

Ama bu dava yıllar sonra da devam etti,

çünkü artık mızrak çuvala sığmıyordu.

Nihayet 2019’da tutuklandı.

Bu kez suçlama:

çocuklara yönelik insan ticareti ağı kurmak.


Ancak yargılanamadan,

10 Ağustos 2019’da hapishane hücresinde ölü bulundu.


Kimdi bu;

Jeffrey Edward Epstein’di.



Resmî açıklama: intihar

Kamuoyundaki yaygın kanaat: şüpheli ölüm.



Epstein neden bu kadar önemli?


Çünkü bu olay:

Sadece bir sapığın hikâyesi değil,

güç, para ve dokunulmazlık,

zırhının nasıl çalıştığını gösteren küresel bir örnek.

Adı geçen bazı güçlü kişiler hiç yargılanmadı,

bazı dosyalar hâlâ açılmadı.

Epstein ne elit bir üniversite bitirdi ne de büyük bir akademik kariyeri vardı.

Buna rağmen:

Wall Street’e girdi,

çok kısa sürede aşırı zengin oldu,

paranın kaynağı resmî kayıtlarda net değil.



Net olmayan neydi;

“Bu adam kimlerin parasını yönetti ve karşılığında ne verdi?”


Bunlar;

Güçlü kişilerdi.

Kendine koruma kalkanı oluşturması gerekiyordu.

Kimler olması gerekiyordu bu koruma kalkanında;

Siyasetçiler,

Ünlü iş insanları,

Akademisyenler,

Kraliyet çevreleri,

O da öyle yaptı.

Bunlarla ilişki kurup kendini güvenceye aldı.

Bu ilişkiler sosyal değil, stratejik ilişkilerdi.

Bunun bir karşılığı olacaktı.

Tüm sapkınlıklarını,

burada deneyecekler ve kendilerine bu iğrenç emelleri için,

bir pezevenk gerekliydi;

o da bu iş için bulunmaz kaftandı, Jeffrey Edward Epstein.



Çünkü Epstein:

İnsanları bir araya getiriyor

Özel uçaklar, villalar, adalar sunuyordu

“Little St. James” Adası

ABD Virgin Adaları’ndaki bu özel ada,

kamuoyunda “Epstein Adası” diye bilinen adaydı.

Bu ada sıradan bir tatil yeri değildi.

Suç iddialarının kalbi burasıydı.

Buraya getirilen mağdur çocukların ortak özelliği;


maddi durumu kötü,

ailesel sorunları olan,

14–17 yaş aralığında,

“masaj”, “yardım”, “iş”, ünlü olma,

zengin olma,

lüks yaşam,

eğlenceli ortam,

şarkıcı, sanatçı yapma vaadiyle yaklaşılan kızlardı.



Sonra:

para,

tehdit,

alınan video görüntüleri,

bu çocukları tamamen kontrol altına alınmasına sebep olmaktaydı.

Bu çocuklara şantaj ve bazı imkânlar sunarak başka çocukları da getirmeleri için bir

sistem kurulmuştu.

Bir nevi çocuk ticareti yapılmaya başlanmıştı.

Ulaşım nasıl sağlanıyordu;

Epstein’in özel jeti (“Lolita Express”)

Küçük özel tekneler



Adaya kimler geliyordu;


Epstein,

Ghislaine Maxwell (ortağı),

“Misafir” olarak davet edilen kişiler

Reşit olmayan kız çocukları

Adaya gidince ne oluyordu;

Cinsel istismar,

çocukların organlarının alınması,

ayin ve törenler ve ritüel cinayetler,

adrenalize kan,

Satanistler için kan içme törenleri,

insan eti yenmesi,

Grup hâlinde istismar,

bazı kızların başka erkeklere “sunulduğu”,

reddedenlerin tehdit edildiği,

para ve korkuyla susturulmaları ve her türlü iğrenç emellerin gerçekleştirilmesi.



Adada;

çok sayıda kamera,

gizli odalar,

kayıt sistemleri olduğu iddia edildi.

“Bu kayıtlar getirilen çocuk ve genç kızlar için şantaj,

aynı zamanda buraya davet edilen kişiler için şantaj olarak kullanıldı.”

Anlayacağınız, bir taşla iki kuş vuruyorlardı.

Böylece dünyada istedikleri gibi at oynatabiliyorlardı.

Bu karanlık güçler ileride istediklerini gerçekleştirmek için,

bu belgeleri bir başka yere transfer ediyorlardı.

Bu nedenle kayıtların büyük kısmı resmî olarak ele geçirilemedi.


Nerede oldukları bilinmiyor.

Çünkü o kadar etkili isimler var ki,

onlara zamanı gelince gerekli şantajı sunmak için beklemedeler.

Ada neden bu kadar geç basıldı?

Çünkü:

Epstein yıllarca korundu,

yerel yönetimler ve federal makamlar gecikti,

delillerin bir kısmı yok edildi veya kaçırıldı.

Pekâlâ, açığa çıkan dosya ve görüntülerde şimdilik kimler var;



Siyasetçiler – Devlet Görevlileri



Donald Trump – ABD eski Başkanı

George W. Bush – ABD eski Başkanı

Bill Clinton – ABD eski Başkanı

Hillary Clinton – ABD eski Dışişleri Bakanı

Prince Andrew – Birleşik Krallık Prensi

Tony Blair – Birleşik Krallık eski Başbakanı

John Kerry – ABD eski Dışişleri Bakanı

Ted Kennedy – ABD Senatörü

Robert F. Kennedy Jr. – ABD’li siyasetçi / hukukçu

Michael Bloomberg – İş insanı, New York eski Belediye Başkanı

Andrew Cuomo – New York eski Valisi

Ehud Barak – İsrail eski Başbakanı

Miguel Ángel Moratinos – İspanya eski Dışişleri Bakanı

Peter Mandelson – İngiliz siyasetçi, AB Komiseri

Saad Hariri – Lübnan eski Başbakanı

Ahmed Aboul Gheit – Arap Birliği Genel Sekreteri



İş İnsanları – Finans – Akademi



Elon Musk – Girişimci (Tesla, SpaceX)

Bill Gates – Microsoft kurucusu

Les Wexner – İş insanı (L Brands)

Leon Black – Özel sermaye yatırımcısı (Apollo Global)

Glenn Dubin – Hedge fon yöneticisi

Larry Summers – Ekonomist, Harvard eski rektörü

Jean-Luc Brunel – Model ajansı yöneticisi

Lynn Rothschild – Bankacı / yatırımcı

Alan Dershowitz – Hukuk profesörü



Sanat – Eğlence – Medya



Michael Jackson – Müzisyen

Leonardo DiCaprio – Oyuncu

Cameron Diaz – Oyuncu

Bruce Willis – Oyuncu

Kevin Spacey – Oyuncu

Harvey Weinstein – Film yapımcısı

Mick Jagger – Müzisyen (Rolling Stones)

George Lucas – Film yapımcısı (Star Wars)

Woody Allen – Yönetmen

Phil Collins – Müzisyen

Chris Tucker – Oyuncu / Komedyen

Minnie Driver – Oyuncu



Kraliyet – Körfez – Uluslararası İsimler



Mohammed bin Salman – Suudi Arabistan Veliaht Prensi

Hamad bin Jassim – Katar eski Başbakanı

Abdullah bin Zayed – BAE Dışişleri Bakanı

Khalid bin Ahmed Al Khalifa – Bahreynli üst düzey yetkili

Makhdoum Shah Mahmood – Pakistanlı siyasetçi

Henry Odein Ajumogobia – Nijeryalı diplomat

Epstein Çevresi

Jeffrey Epstein – Finansçı

Ghislaine Maxwell – Epstein’in yakın ortağı / sosyal çevre yöneticisi



Buradaki isimlerden anlaşılacağı üzere,

esas bu sorun tüm dünyanın sorunudur.

Tüm dünyadaki;


karışıklıkların,

sapkınlıkların,

şiddetin,

cinayet ve huzursuzlukların tek sebebi,

baştaki kişilerin ahlaki yapısının ve vicdanının olmayışındadır.

Bir nevi toplumlar ve insanlar kendi kaderlerini ve geleceklerini, yaşantılarının,

kaliteli mi kalitesiz mi,

adaletli mi adaletsiz mi olacağını,

çoluk çocuğunu her türlü olumsuzluğa karşı,

koruyabilecek mi, koruyamayacak mı,

endişeli mi endişesizmi yaşayacağını,

kendisini ve ailesini güvende hissedip hissetmeyeceğini,

dünyanın neresinde olursa olsun verilen oy neticesine göre şekilleniyor.

Neden mi;

Düşünün bir kere;

bir iş ortaklığı düşünüyorsan,

değerli bir para, altın vb. kıymetli bir şeyi emanet edeceksen birisine,

kızını, oğlunu evlendireceksen,

günlerce, haftalarca, aylarca araştırıp duruyorsun.

İnsanların kendi şahsı,

ailesi,

toplumu,

ülkesini ilgilendiren ve atacağı her adım için etkisini hissedeceği,

bir vatandaşlık görevi olan oy verirken,

oy verdiğin kişinin geçmişini araştırmadan,

araştırmaya gerek duymadan,

duysa bile, bazı zamanlar bilerek,

isteyerek “nasıl olsa önemli değil, bir şey olmaz” deyip,

verirsen, böyle kişilere bir oy ,

olacak olaylar çok sürpriz olmaz.



Bunlardan birisi Trump’tır;

ülkesinde vergi kaçakçılığı,

cinsel istismar davaları sayısızken,

ailede, dedelerinde bir fuhuş ticareti varken,

“zengin olacağım,

bakan olacağım,

senatör olacağım,

milletvekili olacağım,

kabile reisi olacağım,

bürokrat olacağım,

şu olacağım,

bu olacağım”

deyip küçük günübirlik hesap yapıp,

“benim tarafım kazansın ki ben kazanayım” deyip,

yanlış olduğunu bile bile lades deyip;

kinle,

inatla oy verip yönetim gücünü,

yetkiyi verirsen,

önemsemezsen,

olacağı bu olur.



Geçmişinde ve yaşantısında ahlak yoksunluğu,

hırsızlığa yatkınlığı olan birinde farklı bir şey beklemek,

tekeden süt beklemek gibidir.

Olmaz.

Olamaz.

Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.

Çıkamaz.

Bu; eşimiz, kardeşimiz, çocuğumuz, akrabamız,

partilimiz ya da arkadaşımız dahi olsa;

layıkıyla yapamayacağını bildiğimiz bir göreve,

verilen her oy ve yetkinin sonucu hüsrandır.

Çünkü eşine,

kardeşine,

akrabana maddi ve manevi yardım etmek başka bir şeydir;

emaneti ehline vermek ise bambaşka bir sorumluluktur.

Dinimiz bu konuda Nisâ Suresi 58. ayette son derece nettir.

Bu ilahi emir;

akrabalık,

dostluk,

siyaset ya da çıkar ilişkilerinin üstünde,

adaleti ve liyakati emreder.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu hakikati şu sözüyle tamamlamıştır:

“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”

Bu apaçık hak yolu görmeyen,

idrak edemeyen toplumların ve sistemlerin sürüklendiği son budur.


Bunun neticesinde ise;

ahlaki çöküşle,

istismar ve sapkınlıklarla anılan,

Epstein gibi karanlık güçler ve kişiler ortaya çıkar.