Haftalardır “Mutlak butlan” kararı nedeniyle gündemde CHP olduğu için MHP’de yaşananlar pek gündem olmuyor. Oysa MHP’de de son günlerde ciddi anlamda bir hareketlilik var.
Öncelikle şu hususun altını çizelim;
Her ne kadar “Ülkücü hareket” son yıllarda her samimi ülkücünün yüreğini burkan bir bölünme ve parçalanma süreci yaşıyorsa da;
Her ne kadar her biri başka bir “taraf”ta ise de;
MHP, “Ülkücü Hareket”in “Amiral gemisi”dir. Ve samimi ülkücüler için bu böyledir. “3 Hilal”li bayrağı unutmaları mümkün değildir.
Bu kısa girişten sonra gelelim konumuza;
Peki “Ülkücü Hareket”in “Amiral Gemisi”, rahmetli Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’in partisi MHP’de neler oluyor?
Maalesef MHP’de, 2016 yılında delege çoğunluğunun olağanüstü kurultay isteği üzerine yaşanan teşkilat fesihleri ve görevden almalara benzer bir süreç yaşanıyor.
Bu sürecin fitilini de Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi YÖNTER’in partideki görevinden istifa ettiği gün attığı twitler ateşledi.
YÖNTER twitlerinde özetle “birilerini” hedef alarak;
“MHP’ye sızan ajan…
Paran da işe yaramayacak..
Dümenci alçak….
Namussuz MHP düşmanı…" gibi çok ağır ifadeler kullanmıştı.
İşte bundan sonra teşkilatlarda fesihler ve görevden almalar başladı.
Bu süreç İstanbul il teşkilatı ve 39 ilçe teşkilatının aynı anda görevden alınması ile başladı. Sonrasında bir çok ilde bu görevden almalar devam etti ve hala da devam ediyor.
Takip edebildiğimiz kadarıyla şu ana kadar feshedilen iller şunlar(eksiği fazlası olabilir);
Kütahya, Eskişehir, Kars, Bilecik, Çanakkale, Muğla, Bolu, Ardahan, Gaziantep, Bingöl, Malatya, Isparta, Şanlıurfa, Kilis, Konya, Manisa, Adana ve son olarak da bizim Adıyaman…
Tamam.. Parti tüzüğünün 52. ve 54. maddeleri genel merkeze bu yetkiyi veriyor.
Veriyor da bu teşkilatlar neden görevden alınıyor?
Ne yapmışlar, hangi suçu işlemişler?
Önce bu ara partiden bir nevi “dışlanan” İzzet Ulvi YÖNTER’den başlayalım;
Siyasal Bilgiler mezunu..
Ülkücü kimliği, üniversite yıllarında, Ülkü Ocaklarında şekillenmiş. Yani “Ocak”lı…
Yani MHP’ye “Dışarıdan” gelmemiş.
Partide uzun yıllardır Genel başkan sayın BAHÇELİ’nin özel danışmanlığı görevini yürütmüş.
Böyle bir kişi MHP’den neden dışlanmak isteniyor?
Teşkilatlara gelince ;
Bu teşkilat mensuplarının suçu nedir?
Ülkücü mü değiller,
Hırsızlık mı yapmışlar,
Yüz kızartıcı bir suç mu işlemişler?
Düşünün İstanbul’da aynı anda 39 ilçenin tamamı..
Gerçekten ne yapmış bu teşkilatlar ve mensupları da görevlerinden alınıyorlar?
Mesela bizim ADIYAMAN;
Kesinlikle kimseyi suçlamak veya kayırmak adına söylemiyorum. Her iki taraf da baştacı, büyük çoğunluğu ile yıllardır beraberiz arkadaşız.
Ama izninizle şu tespiti de yapmadan geçemeyeceğim;
Gelenler;
İyiydi niçin görevden alındılar?
“Kötüydü” niçin yeniden görev verdiler?
Gidenler;
“Kötüydü” niçin görev verdiler?
İyiydi niçin görevden alındılar?
Ve en ilginci de bütün bunlar 3 ay içinde oldu. Bunun izahı nedir? 3 ayda ne değişti?
Ayrıca Adıyaman için naçizane şunu söylemek istiyorum;
Gelenler ve gidenler için görev almak, almamak önemli değil. Yıllardır hep berabersiniz. Bir de bu “Al ver”de sizin hiç bir dahliniz yok. Tamamen genel merkezin tasarrufu..
Genel merkezde bir takım “hesap” peşinde olanlar olabilir, buna hiç takılmayın.
•••
Bu sürecin, “Genel Merkez çizgisine uyumlu kadrolar oluşturmak” için yapıldığı iddia ediliyor. Görevden alınan bu teşkilatlar “uyumlu” değil miydi?
Ayrıca acaba bütün bu görevden almaların partiye bir faydası, bir katkısı oluyor mu?
Tam aksine ister istemez pek dışa vurulmasa da kırılmalar, kırgınlıklar olduğu iddiası var.
Halbuki Hadis-i Şerif ne diyor;
“Birlikte hayır, ayrılıkta azap vardır”.