Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeler Platformu, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesi ve sonrasında Ankara'da uygulanan güvenlik önlemleri ile gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterdi. KESK yöneticileri ve üyeleri, Selanik Caddesi'ndeki konfederasyon genel merkezi önünde düzenledikleri basın açıklamasında, zirve sürecinde toplantı ve gösteri yürüyüşlerine getirilen yasakları eleştirdi. Açıklamayı okuyan KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tülay Yıldırım, 20 Haziran'dan bu yana zirve gerekçesiyle düzenlenen operasyonlar ve protestolara yönelik müdahalelerde 548 kişinin gözaltına alındığını söyledi. KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak da askeri harcamaların artırılmasına yönelik NATO politikalarını eleştirerek, kaynakların kamusal hizmetlerden ve emekçilerin bütçesinden azaltılacağını savundu.

KESK yöneticileri ve üyeleri, sendikanın Selanik Caddesi'nde bulunan genel merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tülay Yıldırım okudu.

Eylem sırasında NATO karşıtı ve gözaltılara tepki içeren sloganlar atıldı.

Tülay Yıldırım, NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklandığını, bildiri dağıtımı ve pankart asılması gibi demokratik hakların sınırlandırıldığını savundu.

Zirve sürecinde yolların kapatıldığını, kamu emekçilerine idari izin verildiğini, zirve güzergâhındaki şantiyelerin durdurulduğunu ve çevre illerden polislerin Ankara'ya getirildiğini ileri süren Yıldırım, “20 Haziran'dan bugüne zirve gerekçesiyle düzenlenen operasyonlar ve protesto gösterilerine müdahalelerde 548 kişi gözaltına alındı” dedi.

NATO'nun kuruluşundan bu yana halkların barış ve özgürlük taleplerinin değil, emperyalist çıkarların ve askeri müdahalelerin aracı olduğunu savunan Yıldırım, Ankara'daki zirvenin emekçilere, gençlere, sendikalara ve demokratik kitle örgütlerine yönelik baskıların gerekçesi haline getirildiğini öne sürdü.

Yıldırım, “Barış istemek suç değildir. NATO'yu eleştirmek suç değildir. Emperyalizme karşı çıkmak suç değildir” ifadelerini kullandı.

NATO'nun savaş politikalarının yoksulluğu, güvencesizliği ve eşitsizliği artırdığını savunan Yıldırım, eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların silahlanmaya aktarıldığını dile getirdi.

Yıldırım, “NATO emekçiler açısından yıkım, savaş ve ölüm anlamına gelmektedir. Emperyalizmin kurşun askeri olmak için milyarlar harcayan AKP'ye, emperyalizme ve iş birlikçilerine yanıtımız nettir; NATO topraklarımızdan defol” dedi.

Türk Ocaklarından Rezerv Alan Süreci İçin Çağrı
Türk Ocaklarından Rezerv Alan Süreci İçin Çağrı
İçeriği Görüntüle

Kaynak : PERRE

Kaynak: Perre Haber Ajansı