Hafta ortasında Uzunkuyu köyünden bir veli telefonla arayarak, çocuğunun okuduğu okul ile ilgili duyduğu kaygıları benimle paylaştı. Velinin iki şikayeti söz konusu idi. Biri, okulda öğrencilerin gıda zehirlenmesi ile karşı karşıya kaldığı, diğeri ise, okullarının imam hatibe dönüştürme çalışmalarının olduğu idi. Veli ile uzunca bir sohbetten sonra konular ile ilgili araştırmada bulundum.

Gıda zehirlenmesi bir iddia idi. Bazı öğrencilerin hastaneye kaldırılması sebebiyle ilçe milli eğitim ve diğer ilgili yetkililerin olaya müdahale ettikleri, yemeklerden örnekler alınarak tahlile gönderildiği bilgisine ulaştım. Yetkililerin verdikleri bilgiler beni tatmin etti ama tahlil sonuçlarını da beklemek gerekir diye düşünüyorum.

Velinin ikinci kaygısı ile ilgili ise ilginç bilgiler edindim. İktidar tarafından Türkiye çapında okulları topluca imam hatibe dönüştürme çalışmalarının olduğu, bu vesile ile Besni de de böyle bir girişimin olduğu görülüyor.

İmam hatiplere karşı değilim. Elbette bu eğitimi veren okullar olması gerekir. Gerçek ihtiyaç çerçevesinde artırma veya eksiltme olabilir. Ancak orta okul düzeyinden başlayarak tüm okulların imam hatipleştirilmesi eğitime ve topluma katkı değil zarar verir düşüncesindeyim. Son beş yılda en büyük artış imam hatip ortaokullarında yaşanmıştır. İmam hatip ortaokul öğrenci sayısı 2012-2013 yılında 94.461 iken 2016-2017 yılında 657.020 sayısına ulaşmıştır. Bu artış neticesine baktığımızda eğitim düzeyinin en zayıf olduğu okullar da imam hatipler olarak görülüyor. İktidarın gerçek amacı dindar nesil yetiştirmek değil, itaat eden, düşünmeyen, cahil bir nesil yetiştirmek olduğu açıkça ortaya çıkmıştır.

Ülke genelinde okullarda imam hatipleşme oranı %12 ler civarında iken, bu oran ilçemizde %3.5 oranında görülüyor. Adıyaman merkez ve ilçeleri içinde Besni ayrı bir yer tutuyor. Bahsedilen oranlar Adıyamanda sadece Besni için farklılık gösteriyor. İktidarın imam hatipleşme artış oranını tutturamadığı il Tunceli, ilçe ise Besni.

İşte bu nedenle ilçemizde iktidar, okullar ve veliler üzerinde büyük bir baskı uyguluyor. Bu proje çerçevesinde ilçemizde belirlenen 11 okulda imam hatipe dönüştürme çalışmaları başlatılmış, bunun mümkün olamayacağı raporu üzerine belirlenen 11 okul müdürlüklerinden istek yazısı talep edilerek, en azından bu 11 okulda birer sınıfın imam hatip olarak eğitim vermesi için uğraş verildiğini, bunun için velilerden imza toplandığını, velilere siz imza atın eğer verimli olmaz ise tekrar eski sisteme döneriz diyerek ikna çabalarına girildiğini öğrenmiş olduk. Şimdi idareciler velileri ikna etmeye çalışarak imza toplamaya, sonra da bakın böyle bir talep var o nedenle bu çalşmayı yaptık diye kılıf uydurmaya hazırlanıyorlar.

Mevcut imam hatip okullarına yeterli talebin olmadığı ortada iken, talimatla tüm okulları imam hatipleştirmek, öğrencileri zorla bu okullara yönlendirmek, ihtiyaç değil tercih olarak değerlendiriliyor.

İşin düşündürücü tarafı, ilçemizde belirlenen 11 okulun içinde Uzunkuyu okulu olmamasına rağmen, idarecinin velilerden imza toplayarak birilerine yaranma çabasına girmesidir. Beni arayan veli, çocuğunun imam hatip te okumak istemediğini ısrarla belirtti. Bu velinin değil öğrencinin talebi. Veli kaygısını paylaşmayı sadece benimle sınırlı tutmamış, ilçe milli eğitime giderek orada da rahatsızlığını dile getirmiştir. Umarım yetkililer gerekli duyarlılığı gösterirler.

Ülkemizin ayrışmaya değil, birleşmeye ihtiyacı var. Bu böyle biline……

ASIM ÖCAL

11.3.2018