Her yıl ramazan ayının gelmesiyle birlikte dost sohbetlerinde Bektaşi fıkraları da gündeme gelir. Oruç tutanlarla tutmayanlar birbirlerine takılırlar. Bu Anadolu insanının hoşgörüsünün işaretidir.
Özünde güldürü ile beraber eleştiride bulunan kısa anlatılara fıkra denilmektedir. Fıkraların en önemli özelliği insan zekâsının fikir çiçekleri olmasıdır. İnce düşünceye dayanmayan, espri barındırmayan anlatılar fıkra sayılmaz.
Fıkralar, insanları güldürürken aynı zamanda düşündüren; olaylara değişik pencerelerden bakışlar getirerek değerlendiren zekâ ürünleridir.
13. yy da İslam’ın özünü Türk gelenek ve görenekleriyle sentez yaparak Anadolu’da ortaya çıkmış tasavvufi bir akımdır.
Bugün sizlere ramazanla ilgili Bektaşi fıkraları yazacağım. Umarım Anadolu insanının hoşgörüsüne sizlerde tebessümle yaklaşırsınız
Bektaşi’nin biri, oruç tutmazmış, ama her gece sahura kalkar, karnını tıka basa doyururmuş. Onun bu halini bilen komşusu bir gün sormuş
- Erenler, oruç tutmuyorsun ama sahuru da hiç kaçırmıyorsun, bu nasıl iştir?
Bektaşi’nin cevabı hazırmış:
-biliyorsun oruç farzdır. Sahur ise sünnet. Farzı yerine getiremiyoruz, bir de sünneti terk edersek, hangi yüzle gideriz öbür dünyaya
Bektaşi’nin biri, bir ramazan günü orucun verdiği açlıkla, fırından aldığı pideyi koklaya, koklaya gidiyormuş. Görenlerden biri:
-ne ettin erenler. Koklayarak orucunu sakatlayacaksın, demiş.
Bektaşi gülmüş
-korkulacak bir şey yok. Ben her sene orucumu böyle sakatlarım. Ama o yine de gün sektirmeden ertesi sene sapasağlam gelir.
Bektaşi’ye sormuşlar
- İşte ramazan geldi, gitti. Acaba kendisini memnun edebildik mi?
Bektaşi cevap vermiş
- Mübarek memnun olmasa her sene on gün evvel gelir mi?
- ------------------------------------------------------------------
Açıktan oruç yediğini gören biri, Bektaşi’ye çıkışmış
- Hazret ramazandayız!
Bektaşi sakince cevap vermiş:
- Bana ne be adam
Adam kızmış:
- Sen oruç tutmuyor musun?
Erenler yine sakince cevap vermiş
- Sana ne be adam….
Bektaşi’nin biri sıcak bir ramazan gününde sağına soluna bakmış, kimsenin olmadığını görünce, ağzını çeşmenin musluğuna dayamış, kana, kana su içmiş.
O sırada Bektaşi’nin su içtiğini gören biri:
- ne yaptın baba erenler, oruç gitti, demiş.
Bektaşi’nin cevabı hazırmış
- oruç gitti ama babaya da can geldi…..oruç giderse bir daha gelir, ama baba giderse bir daha gelmez
ASIM ÖCAL