Bitmek bilmeyen bir gökyüzü hareketliliği devam ediyor. Ben de saplantılı bir şekilde önüme düşen hemen hemen her yorumu dinliyor ve yorgun düşüyorum inip çıkmaktan. Özellikle korku temelli duygular beni hastalandırsa da yalnızca bugün için izlemeyi durduramıyorum. Durdurmam gerekiyor mu inanın bunu da bilmiyorum. Çünkü bazı yorumlarda deniliyor ya tıpkı hava durumu raporu gibi. Tedbir şart. Öyle yorumlayayım diyorum ama maalesef pek sağlıklı kullandığım söylenemezdi._Di takısını koyunca işi kotaracağım sanıyorum. Sanıyorum ki sözlerim beni rahatlatacak. Hâlbuki düşünceler daha önemli değil mi? Hani ;”Düşüncelerine dikkat et, sözlerine dönüşür. Sözlerine dikkat et, davranışlarına dönüşür. Davranışlarına dikkat et, alışkanlıklarına dönüşür. Alışkanlıklarına dikkat et, karakterine dönüşür. Karakterine dikkat et, kaderine dönüşür,” denildiği gibi. Laf çok ama lafla peynir gemisi yürümüyor, eylem şart. Kendimi ve alanımı koruyup gözetmek benim sorumluluğumda.

Bunca hengâmenin içinde ayda bir de olsa yazılarımı yazmaya ve yayınlamaya özen gösteriyorum. Bu konuda motivasyon kaynağım da aldığım masa takvimi olmaya devam ediyor. Geldik Mart ayına. Büyük yazıyorum, çünkü özel bir Mart ayından bahsediyorum. Yani 2026 Mart ayı. Ne zorlayıcı şey, şu mükemmelliği arama çabası. Hâlbuki çok net gördüm, yaşamda tek ve mutlak yanıt olmadığını. Ne savunuyorsam sadece bana ait olduğunu ama gel de bunu anlat içimdeki benlerden biri olan inatçı ben’ e.

Çok uzattım. Geliyorum takvimin Mart sayfasındaki tabloya. Beyaz şortu üzerinde mavi gömleği ve başında kenarlıklı krem şapkasıyla 5-6 yaşlarındaki erkek çocuk, sırtı dönük bir göl kenarında. Sol elini önünde uçuşan turuncu renklere sahip uçan kelebeğe uzatmış duruyor. Kelebek ha kondu konacak gibi. Gölün içi nilüferlerle kaplı yeşil tonlar ağırlıklı kullanılmış. Etrafında rengârenk çeşitli çiçekler ve gölün masmavi sularına gölgesi vuran renk cümbüşü. Tam bir renk şöleni bence.

Yapay zekânın söylediklerine gelince; İzlenimcilik(19.yy sonu) Özellikleri:

*Doğa içinde sahneler

*Işık ve renklerin titreşimi

*Çiçekler, göl, bahçe atmosferi

*Anlık bir duygu yakalama

Bu tarz sahneler özellikle Claude Monet’nin bahçe ve göl resimlerini hatırlatır. Monet’nin nilüfer gölü tablolarında da benzer bir renk ve ışık cümbüşü vardır.

Renkler çok canlıysa:

Fovizm(1905-1910)

*Çok parlak ve gerçekçi olmayan renkler

*Turuncu, kırmızı, mor gibi güçlü tonlar

*Masalsı ve çocuk gibi özgür bir ifade

Bu tarzı da özellikle Henri Matisse kullanmıştır.

Bir ayın sonuna daha geldik, şükürler olsun! Henüz bitirmedik ama ben bu ay başka yazı yazmayacağım için bitmiş gibi yapabilirim. Yine dolu dolu bir ay geride kalıyor. Bir sürü şey yaşandı bireyselde veya kolektifte… Ben benim için önemli iki tarihi yâd etmek isterim. Biri 15 Mart babamın, diğeri ise 21 Mart Oğlumun ölüm yıldönümleri. Koyun koyuna yatıyorlar aynı mezarın içinde dede- torun. Ruhları şad olsun! Zaten hatırlayanları oldukça onlar yaşıyorlar bir inanca göre. O inanç benim inancım da olsun, ruhum refaha ersin inşallah! Teşekkürler.