Başkan Yusuf Babar’ın konuyla ilgili açıklaması şöyle;
Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Bilimsel gerçekler açıkça ortaya koymaktadır ki; birçok sistemik hastalığın başlangıç noktası ağız ve diş sağlığı ile doğrudan ilişkilidir. Buna rağmen ülkemizde hâlâ koruyucu diş hekimliği yeterince yaygınlaştırılamamış, tedavi odaklı bir anlayış ön planda kalmıştır.
Bu noktada, Aile Diş Hekimliği Sistemi’nin Türkiye genelinde hayata geçirilmesi artık bir tercih değil, açık bir zorunluluktur.
Özellikle küçük yaşlardaki çocuklarımızda görülen diş ve çene yapısı bozuklukları, ilerleyen yaşlarda ciddi ortodontik tedavilere ihtiyaç doğurmaktadır. Oysa erken teşhis ve zamanında müdahale ile bu problemlerin büyük ölçüde önüne geçmek mümkündür. Aile diş hekimliği sistemi sayesinde çocuklarımız düzenli takip altına alınacak, oluşabilecek sorunlar başlangıç aşamasında tespit edilerek kalıcı sağlık problemlerinin önüne geçilecektir.
Diş hekimlerimiz, diş hekimliği fakültelerinde aldıkları multidisipliner eğitim sayesinde yalnızca tedavi edici değil, aynı zamanda koruyucu ve yönlendirici sağlık hizmeti sunabilecek yetkinliğe sahiptir. Bu birikimin sahada etkin şekilde değerlendirilmesi, toplum sağlığı açısından büyük bir kazanım olacaktır.
Ayrıca bu sistemin hukuki boyutu da son derece önemlidir. Günümüzde merdiven altı, eğitimsiz ve yetkisiz kişiler tarafından yapılan müdahaleler ciddi sağlık sorunlarına yol açmakta, vatandaşlarımızın sağlığı büyük risk altına girmektedir. Aile diş hekimliği sisteminin yaygınlaştırılması ve yetkilerin net bir şekilde tanımlanması ile bu tür yasa dışı uygulamaların önüne geçilmesi mümkün olacaktır.
Bununla birlikte, gerekli yasal düzenlemeler ve ek eğitimler sağlandığı takdirde diş hekimlerimizin müdahale alanı daha da genişletilmelidir. Özellikle yüz ve ağız bölgesine yönelik küçük çaplı estetik işlemlerin, bilimsel çerçevede ve yetkin hekimler tarafından yapılabilmesi hem hasta güvenliği açısından hem de sağlık hizmetlerinin bütüncül sunumu açısından büyük önem taşımaktadır.
Unutulmamalıdır ki; ağız ve diş sağlığına bağlı hastalıklar nedeniyle her yıl milli bütçeden ciddi harcamalar yapılmaktadır. Oysa koruyucu diş hekimliği anlayışının yaygınlaştırılması ile bu giderlerin önemli ölçüde azaltılması mümkündür.
Toplumda diş hekimliğinin yalnızca tedavi edici değil, koruyucu bir sağlık hizmeti olduğu bilincinin yerleşmesi gerekmektedir. Bu da ancak güçlü bir sistem ve kararlı bir sağlık politikası ile mümkün olacaktır.
Bu kapsamda ayrıca Sağlık Bakanlığı bünyesinde “Aile Ağız ve Diş Sağlığı Daire Başkanlığı”nın ivedilikle kurulması gerekmektedir. Bu yapı, hem sistemin planlanması hem de ülke genelinde etkin ve standart bir şekilde uygulanması açısından kritik bir rol üstlenecektir.
Sağlık Bakanlığımıza çağrımızdır; Aile Diş Hekimliği Sistemi ivedilikle Türkiye genelinde uygulanmalı, diş hekimlerimizin etkin istihdamı sağlanmalı, gerekli yasal düzenlemeler hayata geçirilmeli ve bu süreci yönetecek kurumsal yapı bir an önce oluşturulmalıdır.
Sağlıklı bir toplumun temeli, sağlıklı bireylerden; sağlıklı bireylerin temeli ise ağız ve diş sağlığından geçmektedir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Yusuf BABAR
TÜRKAV BAŞKANI





