Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat tarafından okunan açıklamada, okullarda ve okul çevrelerinde artan şiddetin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek Millî Eğitim Bakanlığına (MEB) önleyici, koruyucu ve pedagojik tedbirlerin güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu.
Basın açıklamasına DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Mehmet Bayır, KESK Şubeler Platformu Başkanı İbrahim Halil Aydın, YENİ Parti Adıyaman İl Başkanı Av. Ali Murat Bilgiç, Adıyaman Kent Konseyi Başkanı Dr. Erdoğan Altubaş, sendika yöneticileri ve Eğitim Sen üyeleri katıldı.
Eğitim Sen'in açıklamasına gerekçe olan saldırı, 22 Eylül sabahı Manisa'nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınlarında meydana geldi. Aynı okulun öğrencisi olduğu açıklanan 15 yaşındaki bir çocuğun pompalı tüfekle okula gitmekte olan öğrencilere ateş açması sonucu 11 öğrenci yaralandı. Manisa Valiliğinin 23 Eylül tarihli açıklamasında, hafif yaralı 6 öğrencinin taburcu edilmesinin planlandığı, Manisa merkezde tedavileri devam eden 3 öğrencinin ise bilinçlerinin açık olduğu ve yoğun bakımda takip edildiği bildirildi.
POLAT: 'MÜNFERİT VAKALARLA GEÇİŞTİRİLEMEZ'
Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat, Turgutlu'daki saldırının okullarda yaşanan şiddetin ulaştığı boyutu bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini tehdit eden olayların sıradan bir asayiş problemi olarak ele alınmasına tepki gösterdi.
Polat, 'Okullarda her geçen gün tırmanan şiddet olayları ve öğrencilerin yaşam hakkını tehdit eden saldırılar artık münferit vakalarla geçiştirilebilecek basit bir asayiş sorunu olarak görülemez. Okullarda yaşananlar; eğitim sistemimizin içine sürüklendiği yapısal krizin, derinleşen toplumsal şiddet ikliminin ve öğrencilerin can güvenliğini yok sayan ihmaller zincirinin doğrudan bir sonucudur' dedi.
MEB'E 'ŞEKİLCİ DÜZENLEMELERİ BIRAKIN' ÇAĞRISI
Millî Eğitim Bakanlığının eğitim gündemini öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliğine yoğunlaştırması gerektiğini ifade eden Polat, öğretmenlerin kıyafetleri ve önlük uygulaması gibi konular üzerinden yürütülen tartışmaları eleştirdi.
Polat, 'Millî Eğitim Bakanlığı, bütün enerjisini ve mesaisini 'önlük' gibi şekilci dayatmalarla, öğretmenlerin giyim kuşamıyla veya mevzuatın etrafından dolanan yüzeysel düzenlemelerle harcamaktan derhal vazgeçmelidir. Okullarda ve okul çevrelerinde öğrenciler saldırıların hedefi olurken, eğitim emekçileri her gün şiddet riskiyle yüz yüze çalışırken, Bakanlığın eğitimin asıl ve hayati sorunu olan 'güvenli okul, güvenli gelecek' talebini görmezden gelmesi kabul edilemez' ifadelerini kullandı.
'OKULLARI AŞIRI GÜVENLİKÇİ ALANLARA DÖNÜŞTÜRMEK ÇÖZÜM DEĞİL'
Eğitim Sen Adıyaman Şubesi, okul güvenliği konusunda yalnızca polisiye tedbirlerin artırılmasını da kalıcı çözüm olarak görmediklerini açıkladı. Polat, okulları öğrencilerin sürekli kontrol edildiği ve potansiyel suç öznesi olarak değerlendirildiği alanlara dönüştürecek uygulamaların eğitim kurumlarının toplumsal ve pedagojik yapısına zarar vereceğini söyledi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de Turgutlu'daki saldırının ardından yaptığı açıklamada okul güvenliğinin yalnızca polisiye tedbirlerden ibaret görülemeyeceğini, devlet kurumlarının, sivil toplumun ve ailelerin ortak sorumluluğu bulunduğunu belirtmişti.
Polat, kalıcı çözümün Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sosyal hizmet uzmanlarının eğitim sürecinin merkezine alınmasıyla mümkün olabileceğini belirterek, okullardaki personel planlamasının yalnızca öğrenci sayıları üzerinden yapılmaması gerektiğini kaydetti.
HER OKULUN RİSK VE İHTİYAÇLARINA GÖRE PERSONEL TALEBİ
Eğitim Sen, psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanlarının görevlendirilmesinde okulun bulunduğu çevrenin sosyoekonomik yapısının, öğrencilerin psikososyal ihtiyaçlarının ve karşı karşıya kalınan risklerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Polat, 'Okullarda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanlarının görevlendirilmesi sıradan kontenjan hesaplarına ya da masa başında belirlenen sayılara göre değil; her okulun bulunduğu çevrenin sosyoekonomik koşulları, öğrencilerin ihtiyaçları ve somut riskler dikkate alınarak planlanmalıdır' dedi.
MEB'in şiddet meydana geldikten sonra müdahale eden değil, şiddetin ortaya çıkmasını önleyebilecek mekanizmaları güçlendiren bir eğitim politikası oluşturması gerektiğini söyleyen Polat, öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimlerinin de eğitim politikalarının temel unsurlarından biri olması gerektiğini belirtti.
KALABALIK SINIFLARIN AZALTILMASI İSTENDİ
Açıklamada, eğitim sisteminin uzun süredir devam eden sorunlarından biri olan kalabalık sınıfların da okul iklimini olumsuz etkilediği belirtilerek sınıf mevcutlarının azaltılması çağrısında bulunuldu.
Polat, daha sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamı oluşturulabilmesi için öğretmenlerin öğrencilerle güçlü pedagojik ilişkiler kurabileceği koşulların sağlanması gerektiğini belirterek müfredatın yalnızca sınav, rekabet ve eleme anlayışına göre düzenlenmesine de tepki gösterdi.
Eğitim Sen, müfredatta öfke kontrolü, akran zorbalığıyla mücadele, kültür, sanat ve spor faaliyetlerine daha fazla yer verilmesini, öğrencilerin yalnızca akademik başarılarıyla değil sosyal ve duygusal gelişimleriyle de desteklenmesini istedi.
'ÖNLEYİCİ VE KORUYUCU MEKANİZMALAR GÜÇLENDİRİLMELİ'
Polat, okul güvenliğini sağlamak için öğrencilerin yaşadığı sorunların erken aşamada tespit edilebilmesi gerektiğini belirterek psikososyal destek, rehberlik, sosyal hizmet ve aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesini istedi.
Okullarda ortaya çıkan şiddetin yalnızca olay gerçekleştikten sonra alınan tedbirlerle önlenemeyeceğini ifade eden Polat, 'MEB, eğitim ortamlarında yaşanan sorunlara şekilci ve polisiye yöntemlerle yaklaşmaktan vazgeçmeli; önleyici, koruyucu, pedagojik ve sosyal destek mekanizmalarını güçlendirmelidir' dedi.
EĞİTİM SEN: 'GÜVENLİ OKUL, GÜVENLİ GELECEK İSTİYORUZ'
Eğitim Sen Adıyaman Şubesi, açıklamasının sonunda Millî Eğitim Bakanlığına öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkı ile güvenliğini merkeze alan kapsamlı tedbirleri hayata geçirme çağrısında bulundu.
Polat, 'Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlandığı, güçlü pedagojik bağların kurulduğu nitelikli ve demokratik okul iklimi inşa etme yönündeki her türlü adım derhal atılmalı, yeni saldırıların önüne geçilmesi için gereken önlemler vakit geçirmeksizin alınmalıdır' ifadelerini kullandı.
Kent Meydanı'ndaki basın açıklaması, katılımcıların okul güvenliğinin güçlendirilmesi ve eğitim ortamlarındaki şiddetin önlenmesine yönelik çağrılarının ardından sona erdi.
Kaynak : PERRE




