Tarım, yalnızca üretim değil; aynı zamanda ülkenin gıda güvenliği, ekonomik istikrarı ve kırsal kalkınmasının temelidir. Bu nedenle çiftçinin emeğinin gerçek karşılığını alması, sadece üreticinin değil, toplumun ortak meselesidir.

2026 yılı hububat alım fiyatları açıklandıktan sonra birçok üretici, açıklanan fiyatların artan üretim maliyetlerini karşılamadığı yönünde görüşlerini dile getirmektedir. Üreticiler, alım fiyatlarının yanı sıra uygulanan kesintiler ile nakliye, mazot, gübre, ilaç, sertifikalı tohum, sulama ve biçerdöver gibi üretim giderleri de hesaba katıldığında gelirlerinin önemli ölçüde azaldığını ifade etmektedir. Bu durumun özellikle buğday ve arpa üreticilerini ekonomik açıdan zorladığı belirtilmektedir.
Haziran ayının kavurucu sıcağında aylarca emek veren çiftçi, alın terinin karşılığını almayı hak etmektedir. Tarımsal üretimin sürdürülebilir olması için üreticinin maliyetlerini karşılayabilecek ve makul bir kazanç sağlayabilecek fiyat politikalarının oluşturulması büyük önem taşımaktadır.

İlimizin parti içi tarım politikasından sorumlu aynı zamanda Samsat CHP ilçe başkanımız Sn. Abdülmecit Ertan
bir çiftçi duyarlılığıyla tarım sektöründe yaşanan mağduriyetleri Verileri ve bilgisi doğrultusunda
çeşitli platformlarda dile getirmişti. Bu konuda biraz daha duyarlı olmamız gerekliliğine dikkat çeken Abdülmecit Ertan başkanımıza teşekkür ederiz.

Üreticilerimizle yaptığımız istişarelerde en çok dile getirilen konu, artan maliyetler karşısında ürün gelirlerinin yetersiz kalmasıdır. Temennimiz, bu çağrıların yetkililer tarafından dikkate alınması ve çiftçimizin sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesidir.
Adıyaman, aynı zamanda Türkiye’nin önemli mevsimlik tarım işçisi (ırgat) veren illerinden biridir. Çalışma çağındaki birçok vatandaşımız, geçimini sağlayabilmek için her yıl farklı illere gitmek zorunda kalmaktadır. Bu göçler sırasında yaşanan trafik kazalarında ne yazık ki her yıl çok sayıda can kaybı yaşanmaktadır. Her kayıp, ailelerimiz ve şehrimiz için derin bir acıdır.
Diğer yandan, dünyanın sayılı mühendislik eserlerinden biri olan Atatürk Barajı’nın gölgesinde bulunmasına rağmen, Adıyaman’ın sulama imkânlarından beklenen ölçüde yararlanamaması da önemli bir çelişkidir. Tarımsal sulamanın yaygınlaştırılması, hem üretimi artıracak hem de çiftçinin gelir seviyesini yükseltecek en önemli yatırımlardan biridir.
6 Şubat depremlerinin ardından #Adıyaman’ın ekonomik ve sosyal açıdan yeniden ayağa kalkabilmesi için tarım ve kırsal kalkınmaya yönelik desteklerin daha da güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu süreçte meseleye siyasi görüş penceresinden değil, ortak vicdan ve kamu yararı açısından bakılmalıdır.
Adıyaman’ın kalkınması; çiftçisinin üretmeye devam etmesi, gençlerinin memleketinde iş bulabilmesi ve vatandaşlarının ekmek mücadelesi için başka şehirlere gitmek zorunda kalmamasıyla mümkün olacaktır.
Beklentimiz; merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin, meslek kuruluşlarının ve tüm siyasi aktörlerin ortak akılla hareket ederek Adıyaman’a daha güçlü destek vermesidir. Çünkü güçlü tarım, güçlü üretici ve kalkınan Adıyaman; yalnızca bu şehrin değil, Türkiye’nin de kazancı olacaktır.