Yeni bir eğitim öğretim yılı daha başlıyor. Okullar açılacak, sınıflar dolacak, koridorlarda yine çocukların sesi yankılanacak.

Şimdiden bütün öğretmenlerimize bol sabır diliyorum.

Çünkü evde birkaç çocukla ilgilenmek bile zaman zaman ne kadar zor oluyor, hepimiz biliyoruz. Birinin ayrı derdi, diğerinin ayrı isteği… Bazen insan kendi çocuğuna bile sabrını kaybedebiliyor.

Bir de öğretmenlerimizi düşünün.

Her gün onlarca çocuğun karşısına geçiyorlar. Her birinin karakteri farklı, ailesi farklı, yaşadığı hayat farklı. Kimi çok konuşuyor, kimi içine kapanıyor. Kiminin dersle arası iyi, kimi ise biraz daha fazla ilgi ve desteğe ihtiyaç duyuyor.

Öğretmenin işi sadece tahtanın başına geçip ders anlatmak değil.

Bazen bir öğrencinin derdini dinlemek, bazen onu cesaretlendirmek, bazen de sadece "Nasılsın?" diye sormak bile öğretmenliğin bir parçası.

Çünkü çocuk dediğimiz şey sadece nottan, sınavdan, başarıdan ibaret değil. Her çocuğun kendine göre bir dünyası var. Öğretmen de o dünyaya dokunan insanlardan biri.

Belki bir öğretmenin söylediği küçücük bir söz, yıllar sonra bir öğrencinin hayatında büyük bir yer tutacak. Belki bir öğrencinin kendisine inanmasını sağlayan kişi, o öğretmen olacak.

Bu yüzden yeni eğitim öğretim yılı başlarken biraz da öğretmenlerimizi anlamaya çalışalım.

Onlardan sabır beklerken, onların da sabra ihtiyacı olduğunu unutmayalım. Onlardan anlayış beklerken, biraz da biz onları anlamaya çalışalım.

Çocuklarımızın geleceğine emek veren bütün öğretmenlerimizin yeni eğitim öğretim yılı hayırlı olsun.

Allah hepsine sağlık, güç ve bol sabır versin.

Çünkü çocuk yetiştirmek kolay değil.

Hele ki başkasının çocuğuna sadece ders değil, hayat da öğretmeye çalışmak hiç kolay değil.

Allah, çocuklarımızın geleceğine emek veren bütün öğretmenlerimizin yardımcısı olsun.