Sonbahara girdik, havalar serinledi. Akşamları biraz daha erken kararıyor, sabahları ise yataktan kalkmak her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Derken yine aynı konu gündeme geliyor: Kışın saatler geri alınmayacak.

Kaç yıldır aynı şeyi yaşıyoruz.

Kış aylarında sabahın erken saatlerinde işe gitmek için evden çıkan insanlar, daha gün doğmadan yollara düşüyor. Çocuklar, uykuları tam açılmadan okul servislerine biniyor, duraklarda bekliyor. Anne babalar bir yandan çocuklarını okula yetiştirmeye, bir yandan işe yetişmeye çalışıyor.

Dışarıda ise hâlâ gece.

Bir sabah saat 07.00'de pencerenin önüne geçip bakın. Kışın o saatlerde sokakların hâlâ karanlık olduğunu göreceksiniz. İnsanlar güneş doğmadan güne başlıyor, akşam işten çıktığında ise güneşi çoktan kaybetmiş oluyor.

Günün büyük bölümü kapalı alanlarda geçiyor.

Elbette mesele yalnızca saati bir saat geri almak ya da almamak değil. Mesele, insanların günlük hayatını nasıl yaşadığı.

Özellikle çocukları düşünün.

Sabahın karanlığında uykulu gözlerle evden çıkan bir çocuğun halini hepimiz biliyoruz. Kimi zaman annesi elinden tutuyor, kimi zaman okul servisine yetişmeye çalışıyor. Hava soğuk, sokaklar karanlık… Çocuk daha güne başlayamadan kendisini bir koşuşturmanın içinde buluyor.

Zaten hepimizin psikolojisi yeterince yorgun.

Geçim sıkıntısı, hayat pahalılığı, iş stresi, gelecek kaygısı derken insanların omuzlarında taşıdığı yük az değil. Sabah gözünü açtığında insanın karşısında kapkaranlık bir hava olması da ister istemez güne nasıl başladığını etkiliyor.

Belki bir saat size çok küçük bir ayrıntı gibi gelebilir.

Ama milyonlarca insan için o bir saat, sabah evden çıkarken gün ışığını görmek demek. Çocuğun okula giderken karanlıkta yürümemesi demek. Çalışanın işe giderken güneşi görebilmesi demek.

Akşamları da durum farklı değil.

İşten çıkan insanın biraz olsun gün ışığı görmesi, eve dönerken gökyüzünün aydınlık olması bile insanın ruh halini değiştiriyor.

Ben açıkçası şu kış saati uygulamasının yeniden değerlendirilmesinden yanayım.

Saatler geri alınsın mı, alınmasın mı tartışmasından daha önemli bir şey var: İnsanların günlük yaşamını kolaylaştırmak.

Çocuklarımızın sabahları karanlığa uyanmasını, çalışan insanların güne gece başlar gibi başlamasını artık normal kabul etmemeliyiz.

Zaten hayat yeterince zor.

Bari sabahları biraz aydınlık olsun.

Şu kış saati uygulamasını yeniden getirin. İnsanlar, özellikle de çocuklarımız, güne karanlıkta başlamak zorunda kalmasın. Bari bu kış insanlar gerçek anlamda biraz gün yüzü görsün.