Havf ü hatâda muztaribem var ümid kim
Lutfun vere beşâret-i afv ü atâ bana

(“Korku ve hatalar içinde sıkıntı çekiyorum; yine de umuyorum ki lütfun bana bağışlanma ve iyilik müjdesini verecek) – Fuzûlî

İnsan bazen yoruluyor.

Öyle bir yoruluyor ki sadece bedeni değil, içi de dinlenmek istiyor. Sabah olduğunda yeni bir güne başlamak yerine, biraz daha uyuyabilsem diye düşünüyor. Çünkü önündeki günün, dünden çok farklı olmayacağından korkuyor.

Son zamanlarda bu duyguyu daha çok hisseden insanlar olduğunu düşünüyorum.

Gelecek kaygısı, geçim derdi, hastalıklar, ayrılıklar, yalnızlıklar… Herkesin taşıdığı yük farklı. Ama bazı yükler insanın gönlünü ağırlaştırıyor.

Sonra insan kendi kendine soruyor:

“Bundan sonra ne olacak?”

Bazen bütün mesele de bu soruda düğümleniyor.

İnsan yarını göremediğinde, bugünün ağırlığı daha da büyüyor.

Gazâlî’nin ümit anlayışı bana hep çok gerçekçi gelmiştir. Çünkü ona göre ümit, hiçbir şey yapmadan beklemek değildir. İnsan elinden geleni yapar, gayret eder, sonra sonucu Allah’a bırakır.

Belki teslimiyet biraz böyle bir şey.

Her şeyi kontrol edemeyeceğimizi kabul etmek, elimizden geleni yaptıktan sonra gönlümüzü biraz olsun sakinleştirebilmek…

Çünkü insan her şeyi kendi gücüyle çözmeye çalıştığında daha da yoruluyor.

Bazen bir kapı kapanıyor ve biz bunun son olduğunu düşünüyoruz. Oysa hayatın başka bir yerinde, hiç beklemediğimiz bir kapı açılabiliyor.

Bunu hepimiz farklı şekillerde yaşadık.

Olmayacağını düşündüğümüz bir şey oldu.

Bitti sandığımız bir dönem yeniden başladı.

Bir gün bizi çok üzen bir olayın, yıllar sonra hayatımızda başka bir anlam taşıdığını fark ettik.

Belki de hayatın bize anlatmak istediği şeyleri hemen anlamamız gerekmiyor.

Bazı cevaplar zamanla geliyor.

Bugün içimiz daralıyorsa, bütün hayatımızın böyle devam edeceğini düşünmemeliyiz. Bugünün ağırlığı, yarının da aynı olacağı anlamına gelmez.

Bazen insanın kendine yapabileceği en güzel iyilik, biraz durup nefes almaktır.

Bir dostun sesini duymak…

İçten bir “Nasılsın?” demek ya da duymak…

Bir fincan kahvenin başında sessizce oturmak…

Bir dua etmek…

Bunların hiçbiri hayatımızdaki sorunları bir anda ortadan kaldırmaz. Ama insanın kendini toparlamasına yardımcı olabilir.

Belki hayatın bütün yollarını bugün görmek zorunda değiliz.

Bize düşen, önümüzdeki adımı atmak.

Sonrasını ise zaman gösterecek.

Çünkü bazı dönemler uzun sürer.

Ama hiçbir sıkıntı hayatımızın tamamı değildir.

Bazen sadece biraz durmak, yeniden düşünmek ve yolumuza devam etmek gerekir.

Hayırlı Cumalar.

Sevgilerimle…