Önce Şanlı Urfa, sonra Kahraman Maraş, ne acı..! Bu günleri yaşamamak için çok uğraş verdik, böyle bir eğitim sistemi yanlış dedik, sesimizi duyan olmadı..

Okumak isteyen milyonlarca aklı başında, okuma hırsıyla yanıp tutuşan çocuklarımız varken, ilgisiz, saygısız tiplerin peşine takıldık.. Bu iflah olmaz mahluklar şımardılar, azıttıkça azıttılar, öğretmen de, öğrenci de bunlardan çok çekti. Ailelerinin şımarttıkları, toz konduramadıkları (katil çocuğa bir bakınız) asi, az zekalı öğrenci kılıklı (İn öğrenci; kimyaca öğrenci olmayan) sokak çocukları, eğitime öğretime çok zarar verdiler..

Peki öğrencileri bu duruma getiren kimler? Faktörlerden birkaçı; a. aile b. çevre c. bozuk eğitim sistemi d. denetlenmeyen sosyal medya... vs. Aile bencildir, yönetici liyakatsız, yandaştır ve korkaktır, öğretmen yetersiz, bana necidir, çevre acımasızdır.. Bunların yanı sıra, vatan millet kavramı unutuldu, inanç firar etmiş.. Olmadı bir de filmlerde, dizilerde, küçücük çocukları aşk meşk rollerinde oynatmak ya da mafya tiplerine özendirmektir. Peki sonuç ne? Sonuç ortada..

Bu öğrenci kılıklı tipler ne yapar? Okul onun için buluşma alanıdır, havalara girme yeridir, derste ya uyur ya da gürültü yapar, terbiye edilmemiş ve yaşına bakmadan aşk meşk peşinde koşar.. Bu sebeple öğretmen ve öğrenciler bunlardan çekinir, idareci “idare edin” der, m.e. müdürleri “sorun istemiyoruz” der. Peki sonuç? Apaçık ortada..

Velev ki siyaset olmasın, zaten etik olmaz, bu ve benzeri olaylar siyaset üstüdür.. İyi de niye böyle oldu? Keşke öğretmenleri küçük düşürücü tavırlar olmasaydı, keşke “öğrencilere dokunan öğretmen yanar” açıklamaları olmasaydı, keşke alo öğretmen şikayet hattı olmasaydı...

Peki ne yapmalı;

  1. Öğrencilerin birbirine ve öğretmenlere nasıl davranmaları gerektiği açısından veliler eğitilmeli.

  2. Yandaş değil, liyakatli ve cesur yöneticiler seçilmeli.

  3. Başarısız, korkak, kişiliği oturmayan öğretmenler ayıklanmalı ve geri hizmete alınmalı. Bunu biraz açarsak; hangi tür öğrenci velisi gelirse gelsin, sırf öğrenciye şirin gözükmek ve veliyi hoş tutmak için söylediği tek cümle “iyidir iyi” cümlesidir. Öğrenci 100 üzerinden 0, 5, 10, 15 alır, özgüvensiz öğretmen 80, 90, 100’leri sözlü olarak verir, hiçbir yetkili de bunu sorgulamaz. Bu tür sözde öğretmenlerin eğitime öğretime hiçbir katkısı olmadığı gibi, bu günlerin yaşanmasına da az çok katkıları var.

  4. Öğretmen sendikaları bağımsız olmalı ve hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmamalı. Görevleri sadece eğitim camiasının sorunlarını çözmek olmalı ve bu tür konularda yarışmalı.

  5. Her ilde, tüm sınavlar ortak sınav olarak düzenlenmeli, ciddiye alınmalı ve asla kopyaya mahal verilmemeli.

  6. Okumak isteyen öğrencilere maddi destek verilmeli, korunmalı, kollanmalı. Okumak istemeyeni farklı alanlara yönlendirilmeli ya da okulda öğretmenler arası oylama sistemiyle, çoğunluğa dayalı açık öğretime yönlendirilmeli.

  7. Orta öğretim öğrencileri dizilerde sevgili vs. rollerinde oynatılmamalı ve yasaklanmalı.

  8. Okullardaki rehberlik servisleri sürekli denetlenmeli (eğitim öğretime hiçbir katkılarının olmadığı görüşündeyim).

Çok ama çok üzgünüm, asla böyle olmamalıydı..! Vefat eden öğretmen meslektaşıma ve kuzucuklarıma Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.

Cuma gününün manevi ağırlığına sığınarak dua ediyorum, kimsenin evladına bu son’ları yaşatma Allah’ım.. Amin. Cumanız mübarek olsun.

Ali Kaya
Yüksek Mühendis Emekli Öğretmen.