Bir milleti ayakta tutan yalnızca geçmişi değil, o geçmişten aldığı değerleri geleceğe taşıma iradesidir.

Atatürk'ü anlamak, yalnızca onun adını anmakla olmaz. Onun hangi şartlarda bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele ettiğini, bir millete nasıl yeniden umut verdiğini ve Cumhuriyet'i neden kurduğunu anlamak gerekir.

Mesele tek bir insan değildi. Mesele, bir milletin kendi ayakları üzerinde durması, geleceğine kendisinin karar vermesi ve kimseye boyun eğmeden yaşamasıydı.

Cumhuriyet, bu mücadelenin sonucuydu. Hepimizin ortak değeriydi. Bu yüzden ona duyduğumuz saygı, aslında kendimize, geçmişimize ve geleceğimize duyduğumuz saygıydı.

Peki, Cumhuriyet'e sahip çıkmak ne demekti?

Sadece bayramlarda bayrak asmak, törenlere katılmak ya da Atatürk'ün adını anmak mı? Elbette hayır. Cumhuriyet'e sahip çıkmak, onun değerlerini günlük hayatımızda yaşatmaktır. Haksızlık karşısında susmamak, kimsenin hakkını yememek, adaleti savunmak ve herkesin eşit haklara sahip olduğu bilinciyle hareket etmektir.

Çünkü Cumhuriyet, hepimizin ortak geleceğidir. Kim olduğumuzdan, nerede yaşadığımızdan ya da hangi düşünceyi taşıdığımızdan bağımsız olarak aynı ülkenin yurttaşları olduğumuzu hatırlamaktır.

Bugün zaman zaman birbirimizden uzaklaşıyor, farklılıklarımızı büyütüp ortak noktalarımızı unutabiliyoruz. Oysa bu ülkenin insanlarını bir arada tutan değerleri korumak hepimizin sorumluluğudur. Cumhuriyet'i yaşatmak, birbirimize düşman olmak değil; farklılıklarımızla birlikte, eşit ve özgür yurttaşlar olarak yaşayabilmektir.

Atatürk'ün mirasına sahip çıkmak istiyorsak önce kendimize bakmalıyız. Çalışırken ne kadar dürüstüz? Bir haksızlık gördüğümüzde nasıl davranıyoruz? Çocuklarımıza nasıl bir ülke bırakmak için çaba gösteriyoruz?

Bu soruların cevabı, söylediklerimizden çok yaptıklarımızda saklı.

Cumhuriyet bize hazır bir hayat sunmadı. Önümüze bir yol açtı. O yolda nasıl yürüyeceğimiz ise bize kaldı. Bugün çocuklarımızın özgürce okuyabilmesi, düşüncelerini ifade edebilmesi ve geleceğini kendi emeğiyle kurabilmesi için bu değerleri korumamız gerekiyor.

Unutmayalım, Cumhuriyet kendiliğinden ayakta kalmaz. Onu yaşatacak olan, bu ülkenin insanlarıdır. Her birimizin sorumluluğu, bulunduğumuz yerde işimizi dürüstçe yapmak, haklara saygı göstermek ve ülkemizin geleceğine karşı duyarlı olmaktır.

Başını dik tut. Geçmişinle gurur duy ama bununla yetinme. Bugün yaptıklarınla da bu ülkeye layık olmaya çalış.

Çünkü Cumhuriyet yalnızca geçmişten kalan bir hatıra değil, çocuklarımıza bırakacağımız bir emanettir.

Cumhuriyet bizim şahsiyetimizdir, haysiyetimizdir. Ona sahip çıkmak, kendi onurumuza sahip çıkmaktır.

Mesele hiçbir zaman yalnızca bir insan değildi. Mesele, bir milletin bağımsızlığına, özgürlüğüne ve geleceğine sahip çıkmasıydı.

Sahip çık Cumhuriyete. Çünkü bu ülke de bu Cumhuriyet de hepimizin.