Aytemir, açıklamasında depremin yarattığı acıların unutulmadığını ve unutturulmayacağını vurgulayarak, deprem sonrası bazı yeni okul ve sağlık yapılarının hayata geçirilmesinin olumlu olduğunu ancak bunun sorunların tamamen çözüldüğü anlamına gelmediğini ifade etti. Adıyaman'da hâlâ ikili eğitimin sürdüğünü, konteynerlerde eğitim veren okulların ve konteynerlerde hizmet sunan aile sağlığı merkezlerinin bulunduğunu kaydeden Aytemir, bazı yurttaşların da konteynerlerde yaşamaya devam ettiğini dile getirdi.
Bu koşullar altında halkın nitelikli eğitime ve sağlığa erişiminin her geçen gün zorlaştığını belirten Aytemir, okullarda temizlik, güvenlik ve beslenme sorunlarının sürdüğünü; sağlık alanında ise yoğunluk, personel yetersizliği ve fiziki koşulların yetersizliğinin hizmet niteliğini olumsuz etkilediğini söyledi. Kamusal hizmetlerin geçici çözümlerle sürdürülemeyeceğini vurguladı.
Açıklamada, yıkım süreci başlamamış ya da itirazlar nedeniyle yıkılamamış çok sayıda yapının bulunduğuna dikkat çekilerek, devam eden altyapı çalışmalarıyla birlikte özellikle okul ve sağlık kuruluşlarının çevresinde yol, kaldırım ve trafik sorunlarının arttığı, bunun da öğrenciler, sağlık çalışanları ve yurttaşlar için ciddi güvenlik riskleri oluşturduğu ifade edildi. Kamusal alan güvenliğinin bütüncül biçimde ele alınması gerektiği kaydedildi.
Depremi doğrudan yaşayan eğitim ve sağlık emekçilerinin barınma ve ulaşım sorunlarını kısmen aşabildiğini ancak güvencesiz çalışma, artan iş yükü ve belirsizlikler nedeniyle yeniden kaygı yaşadıklarını belirten Aytemir, deprem yaralarını sarmaya çalışan kamu emekçilerinin daha fazla yıpratılmaması gerektiğini dile getirdi.
Aytemir, depremin yalnızca binaları değil, insanları da derinden etkilediğini belirterek; çocuklar, gençler ve tüm toplum için ciddi bir psikososyal destek ihtiyacı bulunduğunu vurguladı. Deprem sonrası adli vakalarda yüzde 50'den fazla artış yaşandığını, intihar vakalarında ciddi artışlar gözlendiğini, işçi ölümlerinin yaklaşık yüzde 25'inin deprem bölgesinde meydana geldiğini ifade etti. Deneyimli sağlık personelinin bölgedeki yaşam koşulları nedeniyle başka illeri tercih etmesinin, halkın nitelikli sağlık hizmetine erişimini zorlaştırdığını belirten Aytemir, hasarlı bina yıkımları ve inşaatlar nedeniyle oluşan toz yoğunluğunun solunum yolu hastalıklarını artırdığını da kaydetti. İyileşmenin yalnızca fiziki yapılarla değil, insanın ruhsal ve sosyal bütünlüğüyle mümkün olacağını vurguladı.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak kamusal hizmetlerin piyasalaştırılmasına karşı olduklarını belirten Aytemir, laik, bilimsel, kamusal, eşit ve erişilebilir eğitim ve sağlık hizmetleri için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini kamuoyuna ilan etti. Kentin gerçek anlamda ayağa kalkmasının, ancak güçlü kamusal hizmetler ve halkın ihtiyaçlarını esas alan bir anlayışla mümkün olacağını ifade etti.
Açıklamada ayrıca, 6 Şubat depremi üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen ihmali bulunan yetkililer hakkında yaptırım uygulanmamasının kamuoyunda kabul edilemez olduğu vurgulandı. Aytemir, depremde yaşamını yitiren tüm yurttaşları ve kamu emekçilerini saygı ve özlemle andıklarını belirterek, yetkilileri Adıyaman'da eğitimi ve sağlığı öncelikli alanlar olarak ele almaya ve sorumluluk almaya davet etti.
Kaynak : PERRE




