CHP Aile ve Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a ve AK Parti'ye yanıtlanmak üzere sorular yöneltti. Nazlıaka, “Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve demokratik bir ülke olduğu gerçeğini askıya almanıza, yaşanan rezilliklerin üzerini örtmenize asla izin vermeyeceğiz. Tarikat ve cemaatlerin ellerinde gelecekleri çalınan, canları ile bedel ödeyen çocukların unutulmasına geçit vermeyeceğiz” dedi.

Nazlıaka'nın açıklaması şöyle:
"Kızıl Goncalar dizisi AKP Hükümeti döneminde palazlanan tarikatları gözler önüne serdiği için gericiler tarafından hedef tahtasına konuldu. İsmailağa Cemaati, "Dizi son bulmalı" diye ayaklanırken RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, "İncelemeye alındı" dedi.
AKP Hükümeti’nin uygulamalarının iz düşümü sonucunda kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilmesi, kız çocuklarının okula gönderilmemesi, Kuran Kursu'nda şiddet görmesi gerçeği rahatsızlık yarattı. Çocukların geleceğinin tarikatlara bırakılmasına itiraz etmesi gereken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise dizi çekiminde kullanılacak Okmeydanı Darülaceze için çekim yasağı getirdi. Diziyi izlemedim ama bu yasaklamayı anlayabilmiş değilim.

Buradan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a ve AKP iktidarına sesleniyorum:“Bu diziden neden rahatsız oldunuz?"
Hiranur Vakfı’ndaki istismar skandalı tartışılmaya devam ederken AKP’li Başakşehir Belediyesi’nin ‘hafızlık ve Kuran’ eğitimi veren Beyaz El Derneği ile yine protokol imzalayacak olması tartışılır diye mi korkuyorsunuz?
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Meclis’teki bütçe görüşmelerinde; bakanlığının 2 bin 709 protokolünün bulunduğunu ve bunların 10’unun tarikat-cemaatlerle imzaladığını açıklamıştı. Yetmemiş, 2024 yılında da cemaat ve tarikatlarla protokollere devam edileceğini belirtmişti. Bu konunun üzerini örtmek için mi diziyi hedef alıyorsunuz?
İsmailağa Cemaati’na bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşında zorla evlendirilen kızı H.K.G’nin hafızalardan silinmesi için mi beyhude bir çabaya girdiniz?
Cemaat yurdunda kalırken gencecik yaşta, göz göre göre ölüme sürüklenen Enes Kara’nın hatırlanmasından mı tedirgin oldunuz?
Kaçak bir medresenin ahırında ölü bulunan Abdülbaki Dakak’ın yaşadıkları yeniden gündem olur diye mi dizi kaldırılsın istiyorsunuz?
Aladağ’da Süleymancılar tarikatına bağlı kaçak yurtta yanarak can veren öğrencilerin yeniden gündeme gelmesini mi engellemeye çalışıyorsunuz?
Depremdeki kayıp çocukların tarikatlara iktidar eliyle nasıl verildiği yeniden tartışmaya açılırsa ‘ne yaparız?’ diye mi korktunuz?

Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve demokratik bir ülke olduğu gerçeğini askıya almanıza, yaşanan rezilliklerin üzerini örtmenize asla izin vermeyeceğiz. Tarikat ve cemaatlerin ellerinde gelecekleri çalınan, canları ile bedel ödeyen çocukların unutulmasına geçit vermeyeceğiz. Diziyi yayından kaldırdığınız takdirde, ülkenin üzerine karabasan gibi çöken gerici politikalarınız görünmez olmayacak."

Başkan Demir: Milletimiz 28 Şubatçıları ebedi yok oluşa ve aşağılanmaya mahkûm etti Başkan Demir: Milletimiz 28 Şubatçıları ebedi yok oluşa ve aşağılanmaya mahkûm etti

Kaynak : PHA

Kaynak: rss