Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (Teç-Sen) Adıyaman İl Başkanı Mehmet Teker, TÜFE verilerini değerlendirerek, memur maaşlarının yoksulluk sınırları üzerine çıkartılmasını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Aralık ayı enflasyon oranının açıklanmasından sonra memurun ve emeklinin TUİK enflasyonun dahi altında ezildiğini, enflasyon farkının alım gücünü yükseltmeyeceğini; memur maaşlarının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması gereklidir. TÜİK tarafından açıklanan rakamlara göre, Aralık ayında enflasyon (TÜFE) yüzde 1,18 artmıştır. Bağımsız araştırma grubu olan ENAGRUP (Enflasyon Araştırma Grubu)’a göre bu oran yüzde  5.18’dir. Yine TUİK’ e göre 12 aylık enflasyon yüzde  64,27 iken ENAG’ a göre yüzde137.55’tir. Böylelikle TÜİK’e göre ikinci altı aylık enflasyon yüzde 15,39 olmuş. Kamu çalışanları ve emeklileri yüzde 8,39 alacaklı hale gelmiştir. Açıklanan bu oran vatandaşın bizzat yaşadığı ve çaresiz kaldığı gerçek enflasyonu da yansıtmaktan uzaktır. Resmi hesaplamaların TÜİK’in verilerine göre yapılıyor olmasının ve TUİK’in hesaplamalarının sahada gerçeklerle uyuşmamasının bedelini ne yazık ki aylığından başka geliri olmayan memur ve emekliler ile dar gelirli vatandaşlar ödemektedir. Asgari ücret geçtiğimiz günlerde 8 bin 500 TL olarak açıklanmıştır. Ülkenin bu ekonomik şartlarında asgari ücretin alım gücü açısından yüksek olmadığını hepimiz bilmekteyiz. Asgari ücrete yapılan artış sonrası ortalama memur maaşlarına baktığımızda, asgari ücret ile memur maaşlarının neredeyse eşitlendiğini görmekteyiz. 2010 yılında asgari ücret 576 TL iken, ortalama memur maaşı asgari ücretin 3 katıydı. Günümüzde ise yeni açıklanan asgari ücret ile ortalama memur maaşları eşit seviyeye gelmiş, emeklilerin ücretleri ise asgari ücretin dahi altında kalmıştır. Sorun asgari ücretin çok artırılması değil, kamu çalışanları ve emeklilerinin ücretlerinin komik ve acınacak artışlara maruz kalmasıdır. 6 dönemdir toplu sözleşmede yetkili olarak oturanların imzaladıkları artış oranları her daim TÜİK enflasyonun dahi altında kalmıştır. Kaldı ki; bağımsız araştırma şirketlerinin yapmış olduğu enflasyon TÜİK’in rakamlarının çok üzerindedir. TÜİK rakamlarının dahi altında kalan artışlar kamu çalışanlarının ve emeklilerinin alım gücünü eritmiştir. Son yapılan toplu sözleşmeye göre ikinci altı ay için Temmuz ayında kamu çalışanları ve emeklileri için sadece yüzde 7’lik artış yapılmış, ikinci altı ayda TÜİK enflasyonu yüzde  15,39 olmuştur. Yani şimdiden kamu çalışanları yüzde 8,39 alacaklı hale gelmiştir. Bağımsız araştırma şirketi olan ENAG’a göre ise altı aylık enflasyon yüzde 38.57 olmuştur. Kamu görevlileri ve emeklilerine 2023 Ocak ayı için ise sadece %8 artış öngörülmektedir. Şu bilinmelidir ki oluşan enflasyon farkı ile yüzde 8’lik artış kamu çalışanlarının alım gücünü yükseltmeyecektir. Asgari ücret ile memur maaşlarının eski dengesine gelebilmesi için memurların maaşları yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır."dedi.
“Gelir vergisi kamu çalışanları için yüzde 15’te sabitlenmelidir”
Vergi dilim oranları kamu görevlileri için yüzde 15’te sabitlenmesi gerektiğini aktaran Teker, şunları söyledi:"Yıllardır enflasyon altında maaş zammı alan memurların en büyük sorunlarından biri de vergi yükünün yüksek olmasıdır. Tüm memur, emekli ve diğer çalışanların maaşlarından gelir vergisi oranında kesintiler peşin yapılmaktadır. Memurlar özellikle yılın ikinci yarısında alınan zammı zaten görememekte, yılın ikinci yarısına doğru vergi dilimine girilmektedir. Yani verilen zam zaten kepçeyle geri alınmaktadır. Bu nedenledir ki vergi dilim oranları kamu görevlileri için yüzde 15’te sabitlenmelidir. BASK/AR-GE Birimi tarafından yapılan araştırmaya göre; TÜİK’in açıkladığı Aralık ayı enflasyon oranına göre (aile yardımı hariç) bazı unvanlardaki memurların aylıklarındaki erimenin özeti şudur:
12/1 derece ve kadrodaki bir hizmetlinin Aralık ayında yılın ikinci altı ayı için yapılan %7’lik artışın karşılığı 397,62 TL iken Aralık ayı enflasyonuna göre 6 aylık kayıp 1231,43 TL’ dir.
9/1 derece ve kadrodaki bir memurun kaybı 1319,62 TL, 7/1 derece ve kadrodaki bir öğretmenin kaybı 1496,57 TL, 8/3 derece ve kadrodaki bir pratisyen doktorun kaybı 2158,17 TL, 12/3 derece ve kadrodaki bir hemşirenin kaybı 1447,86 TL, 11/1 derece ve kadrodaki bir teknisyenin kaybı 1383,68 TL, 1/4 derece ve kadrodaki bir mühendisin (büro) kaybı 2292,37 TL’dir."

Başkan Ünal: Bizler işçi kardeşlerimiz için varız Başkan Ünal: Bizler işçi kardeşlerimiz için varız

ADIYAMAN (PHA)