Özcan açıklamasında, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim alanındaki çok başlı yapının ortadan kaldırıldığını ve tüm eğitim kurumlarının devlet denetimi altında toplandığını ifade etti. Eğitim sisteminin laik, ulusal ve bilimsel esaslara göre yeniden yapılandırıldığını vurgulayan Özcan, 'Bu düzenleme yalnızca idari bir reform değil, bir medeniyet tercihidir. Ulus devlet inşasının temel adımı ve toplumsal bütünlüğün kurumsal güvencesidir' dedi.
'Cumhuriyet Eğitime Öncelik Verdi'
Mustafa Kemal Atatürk'ün çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmanın yolunu eğitimde gördüğünü belirten Özcan, Cumhuriyet'in bu nedenle işe eğitimden başladığını kaydetti.
Özcan, Atatürk'ün 'Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı ve yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder' sözünün bugün de güncelliğini koruduğunu ifade ederek, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun temel amacının fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür nesiller yetiştirmek olduğunu söyledi.
'Eğitim Birliği Hayati Önem Taşıyor'
Günümüzde eğitim birliği ilkesinin korunması ve güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığını belirten Özcan, küresel ölçekte bilimsel ve teknolojik rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde nitelikli insan kaynağı yetiştiremeyen toplumların sürdürülebilir kalkınmayı sağlayamayacağını ifade etti.
Parçalı uygulamaların ve denetimden uzak yapıların eğitim sisteminde bütünlük ve nitelik sorunlarına yol açtığını kaydeden Özcan, çağdaş bir devletin temel görevinin tüm yurttaşlara eşit, erişilebilir, laik, bilimsel ve kamusal eğitim imkânı sunmak olduğunu dile getirdi.
'Beyin Göçü Riskine Dikkat Çekti'
Türkiye'de laiklik ilkesinin zayıflatılmasının Cumhuriyet'in temel dayanaklarını aşındırdığını ifade eden Özcan, bunun genç nesillerde kaygı ve tedirginlik yaratarak beyin göçünü de tetiklediğini söyledi.
Yüksek oranda beyin göçü veren toplumların gelişmiş ve çağdaş bir ülke olmasının zorlaştığını vurgulayan Özcan, buna karşılık gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerden yoğun beyin göçü alan ülkelerin küresel ölçekte hegemonya kurabildiğini belirtti.
Özcan açıklamasını, 'Tevhid-i Tedrisat Kanunu ülkemiz için geçmişin bir kazanımı değil, bugünün güvencesi ve yarının teminatıdır. Laik, bilimsel, kamusal ve karma eğitim bir ayrıcalık değil, her çocuğun ve gencin hakkıdır. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak Cumhuriyet'in en önemli kazanımlarından olan eğitim birliğini, laik içeriğini ve bilimselliği savunmak tarihsel bir sorumluluktur' sözleriyle tamamladı.
Kaynak : PERRE




