Adıyaman’ın sorun ve çözüm önerileri ile ilgili görüşlerimizi 1 Aralık 2003 tarihinden bu yana gazete ve/veya internet sitelerindeki köşe yazılarımızda istikrarlı bir biçimde yansıtmaya çalışıyoruz.

Hatta beş yıl kadar önce belediyenin bazı konularda, ilk olarak Doç. Dr. Hüseyin Çelik’ten duyduğum deyimle “öğrenilmiş çaresizlik” içerisinde olduğunu  söylemek zorunda kaldık.

Belediye başkanlarının basın toplantılarındaki “yaptık, yapacağız…” sözlerinin ömrü medyadaki bir karelik resim kadar oldu. Bu toplantılarda sıraladığımız bilinçli sorular karşısında “dersine iyi çalışmışsın(!)” yollu ironik tepkilerle de karşılaşmamıza rağmen soğuk kanlılığımızı bozmadık, bozulmadık.

Bir yıl kadar önce Harıkçı Caddesinin araç trafiğine kapatılıp yalnızca yayalara açık alan haline getirilmesine yönelik iyi niyetli düşüncelere karşı ise öncelikle otopark sorununun çözülmesi gerektiğini, aksi halde “kel başa şimşir tarak” olacağını söyledik.

Ve nihayet önceki gün Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu’nun “bir kısım(!)” STK’larla yaptığı toplantıda, Belediye olarak İl Milli Eğitim Müdürlüğüne 32 derslikli bir okul yapmaları kaydıyla (otopark sıkıntısının had safhaya geldiği ticari merkezlerden Gölbaşı Caddesindeki) 1 Aralık İlkokulu alanının otopark yapılması için bakanlıkla görüşmelerin sürdürüldüğünü medyada satır aralarında okuyunca Kayseri’nin efsane Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’nin Ankara’da dinlediğim “deneyim paylaşımı” dersinde ifade ettiği çok yönlü çözümcül politikaların artık ilimize de getirildiğini görmekle sevindim, gururlandım. Ve belediyede bu yöndeki “öğrenilmiş çaresizliğin” artık yıkılmaya başladığını anladım, sevindim. Yaklaşık 6000 m2’lik “1 Aralık Otoparkı” konusundaki benzer çözümün Sıratut Mahallesi civarı ve/veya Demokrasi Parkının altında inşa edilebilecek katlı otopark için de planlanması, Mahmut Demirtaş gibi bir valimizin olmasını ise bu tür akılcı takaslar için “şans” olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşündüm.

“Öğrenilmiş çaresizlikten” söz edince yeni imar planı aklıma geldi.  Şöyle ki; 3 yıl önce yapılan şehir imar planı yapım ihalesinin Başkan Kutlu döneminde iptal edilmesi “sonuç” değil, “sebep” idi. Nitekim bu iptal ile kamuoyundaki bazı olumsuz söylentiler bıçak gibi kesildi. Böylece kuvvetle muhtemel toplumsal zararlara da meydan verilmedi. Peki ya sonrası? Şİmdilik “Hiç.” Oysa ilin yeni imar planına acil ihtiyacı devam ediyor. İptal edilenden alınacak derslerle yeni ihaleyi yapmamak, ötelemek; şu anda kentsel dönüşüm çalışmalarına başlandığı için sevindiğimiz Mara ve Musalla gibi plansız yapılaşan mahallelerin bu kez başka yörelerde oluşmasına yeşil ışık yakmakla eş anlamlıdır. Devlet dursa da vatandaş durmaz. Çünkü vatandaşın ihtiyacı durmaz. Nitekim imar planı dışında Çimen Yolu’ndaki düzlükte Karşıyaka Mezrası Camii etrafında oluşmuş mini mahalledeki 3-4 katlı betonarme yapılar bunun acı bir örneğidir. İmar planlarına “yama(!)” Allah’a şükür son iki yıldır sona erdiğinden bütüncül bir anlayışla önümüzdeki 20-30 yılın ihtiyacını karşılayacak plan ihalesi acilen yapılarak yeni bir “öğrenilmiş çaresizliğe” yol açılmamalıdır. Çünkü en büyük risklerden biri de risk almamaktır. Hemen ardından da İmar Kanununun 18. Maddesine göre imar düzenlemesi başlatılarak vatandaşın sızlanması peşinen önlenmeli, imar planı aynı zamanda tapu çapı olmalıdır. Maşaallah uçak pistini andıran Karaali Caddesi ve Eski Besni Caddesi ile yeni Otogarın batısından geçip kuzeye çıkan yolun  genişletilmesi gibi oluşturulacak anaarter planlamalarıyla şehir içi trafik rahatlatılmalı, Atatürk Bulvarı ve Sümer Meydanından geçişler sürücü için artık bir zorunluluk değil, keyfi hale getirilmelidir.

Haa… Kentin kuzeyinden geçecek olan ve harita üzerinde 4. Murat Bulvarı olarak adlandırılan 70 metrelik çevre yolunun kamulaştırılmasının tamamlanıp trafiğe açılacağından da söz edilmişti. Maalesef bir gelişme görülmedi. Öte yandan bulvar adının Sahabe Safvan Bulvarı olarak değiştirilmesi talebimizi içeren 14.4.2015 tarihli naçizane bireysel başvurumuz  eğer uygun görülüyor ise eski isim henüz dilimize yerleşmeden şimdi değiştirilmesi çok yararlı olacaktır. İnanç turizmi açısından kentimizin simgesi olan Sahabe Safvan adının uygun görülüp görülmemesinin sevabı da, günahı da tabii ki Belediye Başkanı Kutlu ve yüce Belediye Meclisi üyelerinin olacaktır.  

Mustafa Işıldak 0532-422 95 28

11.12.2015 [email protected]