Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu, Ankara’da geniş yankı uyandırdı. Raporda Türk yargısına yönelik değerlendirmeler, Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında yaptırım uygulanmasına ilişkin ifadeler ve Terörsüz Türkiye sürecine yönelik değerlendirmeler nedeniyle çok sayıda siyasi isim tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı da raporun temelsiz iddialar ve gerçeklerle bağdaşmayan değerlendirmeler içerdiğini belirterek eleştirilerde bulundu.
AP tarafından kabul edilen raporun objektiflikten uzak ve önyargılı bir bakış açısıyla hazırlandığını savunan siyasi isimler, Türkiye’nin yargı bağımsızlığının yok sayıldığını ve Türk yargısı tarafından yürütülen hukuki süreçlerin çarpıtıldığını ifade etti. Raporda Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik yaptırım çağrısının yer alması da eleştirilerin merkezinde yer aldı.
11 Şubat 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı görevine başlayan Akın Gürlek için sosyal medya ve siyasi çevrelerden çok sayıda destek mesajı paylaşıldı. Özellikle faili meçhul dosyalar, uyuşturucu ile mücadele, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik çalışmaları nedeniyle Gürlek’in hedef alınmasının kabul edilemez olduğu yönünde değerlendirmeler yapıldı.
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise raporun temelsiz iddialara ve yanlış bilgilere dayandığı belirtilerek, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerinin gerçekleri yansıtmadığı ifade edildi.
AK Parti ve MHP’den çok sayıda isim de rapora ilişkin açıklamalarda bulundu. Açıklamalarda raporun ideolojik yaklaşımlarla hazırlandığı, Türkiye’nin egemenlik haklarına müdahale niteliği taşıdığı ve Türk yargısını hedef aldığı yönünde görüşler dile getirildi.
AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Türkiye’nin bölgesel krizlerde önemli bir denge unsuru olduğunu belirterek ülkenin insan onurunu ve güvenliğini korumaya devam edeceğini ifade etti.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ise raporun mesnetsiz iddialara dayandığını belirterek bazı Avrupa Parlamentosu üyelerinin önyargılı yaklaşımlarının rapora yansıdığını söyledi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Türk yargısının bağımsız olduğunu ve hiçbir dış müdahaleyi kabul etmeyeceklerini belirtirken, Hayati Yazıcı ve Hüseyin Yayman da raporun siyasi önyargılarla hazırlandığını savundu.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, raporun çarpıtılmış bilgiler içerdiğini ifade ederken, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ise Türkiye’nin tehdit ve baskılarla yönlendirilemeyecek bağımsız bir devlet olduğunu söyledi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay da raporda yer alan değerlendirmelerin objektif olmadığını belirterek Türk yargısının bağımsızlığına vurgu yaptı. AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan ise Türkiye’nin dış odaklardan icazet alan bir ülke olmadığını ifade etti.
MHP Genel Başkan Yardımcıları Feti Yıldız ve Mevlüt Karakaya ile MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da raporun Türkiye’nin iç işlerine müdahale niteliği taşıdığını savunarak eleştirilerde bulundu.
Raporda Mavi Vatan, Kıbrıs, Doğu Akdeniz, Türk diasporası ve Ülkü Ocakları gibi başlıklara ilişkin değerlendirmeler de eleştirilirken, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş da konuya ilişkin açıklama yaptı.
Avrupa Parlamentosu’nun 2025 Türkiye Raporu sonrasında yapılan açıklamalarda ortak vurgu; Türkiye’nin egemenlik hakları, yargı bağımsızlığı ve ülkenin iç işlerine yönelik dış müdahalelere karşı duruş oldu.
Adıyamanlılar Net olarak Türkiye gündemindeki siyasi gelişmeleri ve kamuoyunda yankı uyandıran açıklamaları takipçilerimizle paylaşmaya devam ediyoruz.





