12 Eylül 1980, Türkiye'nin demokrasi tarihindeki en karanlık günlerden biridir. Darbeler; halkın iradesini, özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü yok sayarak ülkenin geleceğine müdahale eden antidemokratik girişimlerdir.
12 Eylül'de yalnızca siyasi iktidar değişmedi; toplumun üzerinde ağır bir baskı dönemi başladı. Binlerce insan gözaltına alındı, tutuklandı, işkence gördü; düşünce ve ifade özgürlüğü ağır biçimde kısıtlandı. Siyaset kurumu ve demokratik yaşam büyük zarar gördü.
Aradan yıllar geçse de 12 Eylül'ün bıraktığı acıları ve demokrasiye verdiği zararı unutmamalıyız. Çünkü demokrasi, yalnızca sandıktan ibaret değildir; özgür düşünceyi, hukukun üstünlüğünü, insan onurunu ve temel hakları korumaktır.
12 Eylül'ü unutmamak, aynı acıların bir daha yaşanmaması için demokrasiyi savunmaktır.
Darbelerin değil, halkın iradesinin; baskının değil, özgürlüğün; korkunun değil, adaletin egemen olduğu bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz.
12 Eylül'ü unutmadık, unutmayacağız.
Demokrasi ve özgürlük her zaman kazanacak.