Akrebin kıskacında zaman hızla işliyor...
Aşina çehreler ve çevreler değişiyor...
Sanki gittikçe basitleşiyor hayat...
Değerler ve fikirler çelişiyor ...
Ayak uydurmak zor!..
Öyle ki; dün hararetle savunulan çözüm, bugün içinden çıkılmaz sorunlara dönüşebiliyor...
Veya bugünün candostu, yarın nice canlara kastedecek ezeli düşmanlığa girişebiliyor...
Gözler gördüğüne inanamıyor, kulaklar duyduğuna... Salim akıl olanlara şaşıyor...
Fikrin ve zikrin kesiştiği değil, birebir örtüştüğü hayatta, samimiyet şüphesizdir...
Ancak; kararlılık ve istikrar da beraberinde kişiliğin olmazsa olmazı güveni getirir...
At izinin, it izine karıştığı günümüzde, çok çeşitli örneklere rastlamak mümkündür...
Şöyle ki...
Fikri sistem ve ideolojilerin hakim olduğu siyasi yapılar; ya tabanına rağmen merkezi yönde kabuk değiştirmekte, ya da yönetimce iç dinamiğini tamamen feshetmektedir...
Her rastladığı yolcuya göre istikamet değiştiren otobüs veya keyfe keder yarı yolda yaya bırakan şoför misali...
Zaman ve ortamın değişmesi, teknolojinin ilerlemesi, sosyal düzenin gelişmesi, elbette dengeleri etkilemektedir. Gerçekleşen iç ve dış konjonktürel dalgalanmalara karşı kayıtsız kalınması düşünülemez...
Ama değişimin; kendini yenilemekten ziyade sürekli yinelenmekten kaynaklanması, mevcut yeni oluşumlara katılımı kısıtlayacak ve nitelikli gönül bağını zayıflatacaktır. Bencil ve çıkarcı eksende toplanacak çürük halkalar, böylece zincirin kullanım ömrünü de kısaltacaktır...
Hele de farklılıklar; öze yabancılık içerecek şekilde, temel boyutta vücut bulur, asli köklerde aykırı biçimlenirse, ortaya bütünüyle tutarsızlık ve çelişkiler çıkaracaktır...
Koca bir çınarın, gün gelip selvi kavağına dönüşmesi gibi...
Yahut Darwin teorisindeki inançsızlık; maymundan insanlığın türemesi...
İhtimal dışı... Mantıksızlık silsilesi...
Hakikatin ötelenmesi...
Bilincin yitirilmesi...
Sona gelinmesi...
...
Ali YAŞAR
Ocak/2009