Depremzedelerin hâlâ konteynerlerde yaşadığını dile getirdiğim için sayfamda adeta trollerin sözlü saldırısına uğradım. Oysa ben yıllardır ülke sorunlarını dile getiriyorum. Bu arkadaşların sayfalarına baktığımda, toplum yararına tek bir kelime bile bulamadım. Sadece belli bir siyasi görüşe yaranmak için ne kadar çaba harcadıklarını gördüm. Herkesin siyasi görüşüne saygım var. Eleştiriye de açığım fakat hakarete asla müsama göstermem. Ancak tek tek cevap vermek zamanımı alacağı için, hepsine toplu yanıt vermeyi köşemde uygun buldum.
“Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz.”
Kimseye kendimi ve yaptıklarımı kanıtlamak zorunda değilim. Ama anlatmak sorumluluğu duydum.
Ben sadece depremzedelerin sorunlarını anlatmadım. Çiftçinin alın terinin karşılığını alamadığını, üretimin bitme noktasına geldiğini anlattım. Her şeyini ithal eden bir ülkenin güçlü olamayacağını; bilimde, sanatta ilerlememiz gerektiğini söyledim. Eğitim sistemindeki aksaklıkları, dünya ülkeleriyle yarışmamız gerektiğini dile getirdim. Ülke insanının yoksulluğunu anlattım. Emeklilerin yaşadığı zorlukları, maaşlarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledim. Atanamayan on binlerce öğretmeni, engellilerin durumunu, okullarda bir öğün yemek verilmeyen öğrencileri anlattım. Suriyeli mültecileri, sınırlarımızı bekleyen tehlikeleri anlattım. Yanan ormanları, kesilen zeytin ağaçlarını dile getirdim. Çocuğuna süt alamayan anneyi anlattım. Sokak ortasında, çocuklarının gözleri önünde öldürülen kadınları; kadın cinayetlerini anlattım. Gazetecileri, haksız yargılamaları ve tutuklamaları anlattım. Kime bir haksızlık yapıldıysa, onun yanında durdum. Madencileri anlattım, iş kazalarını anlattım.
Madem ki depremzedelerle ilgili paylaşımlarım bu arkadaşları bu kadar rahatsız ediyor, onu da açıkça söyleyeyim: Deprem olmadan önce de çok sayıda uyarıcı paylaşım yaptım. Bilim insanlarını dikkatle dinleyerek depremin yaklaştığını söyledim, önlemler konusunda ciddi uyarılarda bulundum. Özellikle müteahhitleri sağlam yapı yapmaları, malzemeden kısmamaları konusunda defalarca uyardım.
Çocuklar, bu dünyada en çok sevdiğim ve en çok değer verdiğim varlıklarımızdır. İstismar ve şiddet konularını da defalarca yazdım. Söylemlerim trolleredir. Demek ki bu dokunuşlar sizi rahatsız etti. Demek ki doğru yoldayız. Biz kimsenin adamı değiliz; kendi emeğimizle, alın terimizle mücadele ediyoruz. Biz halkçıyız, bizim yaptıklarımız ortada. Sizin ne yaptığınızı ise bilmiyorum!…
Sayfamda ve yerel basında beni takip eden, yazılarıma güç katan tüm arkadaşlara yürekten teşekkür ederim.