Türkiye'nin içinde bulunduğu kritik sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan,'Terörsüz Türkiye' hedefinin yalnızca silahların susması anlamına gelmediğini vurgulayan Aydın, bunun aynı zamanda bin yıllık kardeşlik hukukunun Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yeniden güçlendirilmesi anlamı taşıdığını dile getirdi.
Bölgedeki çatışma ortamına dikkat çeken Aydın, mevcut dünya düzeninde adaletin zayıfladığını ve güçlü olanın haklı sayıldığını belirterek, bağımsız ve özgür bir şekilde yaşamanın yolunun güçlü olmaktan geçtiğini, bunun da birlik ve beraberlikle mümkün olacağını ifade etti.
Türkiye'nin kendi iç barışını sağlamasının tarihî ve stratejik bir zorunluluk olduğunu kaydeden Aydın, TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kabul ettiği raporun bu süreçte önemli bir referans noktası olduğunu söyledi.
Kalıcı başarının güçlü bir hukuki altyapı ve somut politikalarla mümkün olacağını belirten Aydın, sürecin sürdürülebilirliğinin atılacak adımlarla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.
Aydın, artık sözün ötesine geçilmesi gerektiğini ifade ederek, rapor doğrultusunda gerekli yasal düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesinin önemine işaret etti.
Sürecin ruhunun birlik ve kardeşlik anlayışıyla şekillenmesi gerektiğini belirten Aydın, Türk ve Kürt halklarının ortak tarih ve kader birliğine dikkat çekti.
Provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini de vurgulayan Aydın, kapsayıcı ve yapıcı bir dilin benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
Aydın, açıklamasının sonunda bu sürece katkı sunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve tüm paydaşlara teşekkürlerini iletti.
Kaynak : PERRE
HABER: ANKARA (PERRE) - Sibel TURAN



