Her nedense,  bir türlü elimizdekilerle yetinmeyi bilmiyoruz.

Halimize bakmadan,  kazandıklarımızla kanaat etmeyi bilmiyoruz.

Yüce yaratandan bizlere bahşedilen, emrimize amade edilen bin bir türlü nimet varken, şükretmesini bilmiyoruz.

Hâlbuki o kadar büyük imkânlara sahibiz ki, hiç bir canlıya verilmeyen nimetlerle yaşamımızı idame ettirmekteyiz.

İsterseniz şöyle bir etraflıca düşünelim.

Bakalım nelere sahibiz?

Nelere malik olduğumuz halde, neden bir türlü şükretmesini bilmiyoruz.

Gerçekten de, kafamızı ellerimizin arasına alıp da, sessiz ve sakin bir ortamda derinlemesine düşününce, mevcut edinimlerimizin muhasebesini yapınca, inanın nankör olduğumuzun belki de farkına varacağız.

Belli bir ömür ortalamasına sahip fani hayatımızda, eğer bu sabah sağlıklı uyandıysanız, bu hafta hastalıktan ölecek olan milyonlarca kişiden daha şanslısınız demektir

Eğer, hiç savaşa girmemişseniz, hiç bir işkence görmemişseniz, ekmek, su, et gibi temel gıdalardan yoksun açlık çekmemişseniz dünyadaki bilmem kaç milyon kişiden belki de daha şanslısınız demektir

Eğer, evden çıkınca, trafik canavarı bir kazaya, sebepsiz bir tutuklanmaya, anlam veremediğiniz bir işkenceye uğrama ihtimaliniz yoksa milyarlarca kişiden daha iyi durumdasınız demektir

Eğer, buzdolabında yiyeceğiniz, sırtınızda giysiniz, üstünüzde çatınız ve uyuyacak yeriniz varsa, dünyanın % bilmem kaçından daha zenginsiniz demektir

Eğer, bankada ve cüzdanınızda sizi rahat geçindirecek, ele güne muhtaç etmeyecek kadar paranız varsa, sahip olduklarınızla idare edip birilerine de maddi, ayni ve nakdi yardım edebiliyorsanız, dünyanın en zenginlerindensiniz demektir

Eğer, anne-babanız sağsa ve halen boşanmamış evliyseler, bütün sevdikleriniz yanınızdaysa, çoluk çocuktan yana sıkıntınız yoksa dünyada ender bulunan kişilerdensiniz inanın.

İşte en önemlisi, eğer ki, bu yazıyı okuyabiliyorsanız, belki hak vererek “Haklısınız” ya da “ Aman!! Sende be adam!” diyorsanız, inanın yeryüzündeki milyarlarca okuma-yazma bilmeyen kişiden daha şanslısınız demektir.

            En önemlisi de dünya nimetlerinde faydalanıyor, her türlü lezzet ve tadın farkına varabiliyorsanız, olaylara, olanlara sahiplik edebiliyorsanız, kendi küçük ama işlevi büyük olan beyninizle, düşünme yetinizle, idrak etme, yorumlama, yer, zaman ve mekân içerisinde sebep-sonuç ilişkileriyle değerlendirebiliyorsanız ve hala da şükretmiyorsanız halinize...

            Daha ne denilebilir ki izan sahibi ey insan!

            Allah (CC) akıl fikir versin.

 

Nimete görüp te, tadabiliyorsan…

Yiyip içip şükür,  edebiliyorsan...

Rahmet nazarıyla, bakabiliyorsan...

Nelere sahipsin,  bir düşün ey insan!

 

Kerim BAYDAK

[email protected]