Türkiye, Hakkâri Uludere’de 34 kişinin hayatını kaybettiği hava saldırısıyla ilgili Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın kararını konuşuyor.

Uludere’de hayatını kaybedenlerin yakınları katılmış oldukları bir televizyon programında yaşadıkları acıyı anlatırken, insanın yüreği parçalanıyordu.  
            Oğlunu kaybeden Felek Anne, “Bakan çocukları için Türkiye’yi ayağa kaldıranlar, bizim çocuklarımızı unuttular” diye yargıya veryansın ediyordu:
“Biz çocuklarımızın parçalarını topladık oradan! Poşetlere, torbalara koyarak, kardeşlerinin önüne indirdik! Bu Başbakan’ın oğlu olsaydı, Genelkurmay Başkanı’nın çocuğu olsaydı böyle davranılır mıydı?” diyerek, adeta feryat ediyordu.
Felek Anne de berberindekilerin tümü de sonuna kadar haklılardı…
Adalet dağıtmakla yükümlü olan bir kurumun yetkilileri, konumu itibariyle kararlarında adil olmak ve herkese eşit davranmak durumundadırlar.
Çünkü o makamlar; “Kenar-ı Dicle’de bir kurt kapsa koyunu, gelir de adl-i ilâhi Ömer’den sorar onu” anlayışını güden Hz. Ömer’in makamıdır.
Çünkü o makamlar; adaletiyle dünyaya ün salmış İran’ın kisrası olan Nuşirevan’ın makamıdır.
O Nuşirevan ki; iki cihan serveri Hz Peygamber efendimiz (s.a.v.) bile onun adaletinden övgüyle bahsetmişti. 
Vakti zamanında ticaret amacıyla İran’ın Medyan şehrine ticaret amacıyla giden Hazreti Ömer ve Sa‘d ibni Ebi Vakkas hazretlerinin paralarını ve de bineklerini gasp eden oğlunu darağacında sallandıran Göktürk hakanının eniştesi Nuşirevan kelimenin tam anlamıyla adalet timsaliydi.
Günümüzdeki adalet temsilcileri, ülkesini adaletle yöneten bu adil yönetici kadar adil olamayacakları aşikâr, lakin verdikleri kararlarda biraz da olsa adaletli olmaları gerekmez mi?
            Milletin hür iradesiyle iktidara gelen Refah Partisi’ni alaşağı eden 28 Şubatçıları kısa sürede içeriden çıkartıp salıverildiği, Ergenekon ve Balyoz iddiasıyla içeri alınanların da salıverilmesi için bugünlerde konuşulduğu ülkemizde, maalesef adaletin zedelendiği izlenimi var.
Bir taraftan suç işledikleri iddia edilen malum odakların çeşitli vesilelerle cezaevlerinden tahliye edilmeleri söz konusuyken, öbür taraftan Roboski dosyasını ele alan mahkeme takipsizlik kararı veriyor. Adalet sistemimiz bu işte…
Daha bir dilim baklava çaldığı gerekçesiyle senelerce hüküm giyeni de söylemiyorum. 
“Adaletsiz bir ülke, güneşsiz bir dünyaya benzer” söyleminde bulunan düşünürün, ne kadar haklı olduğu bir kez daha anlaşılmıştır herhalde.    
Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle...
                                  
                      Bilal KARADAĞ
               [email protected]