Halife Harun Reşid devrinde Behlül Dânâ adında akıllı bir zat varmış. Behlül Dânâ`nın akıllılığı ve takva sahibi oluşu halk tarafından da bilinir ve kendisine çok saygı duyulurmuş.

            Günlerden bir gün Harun Reşid yanındakilere:

-Bana Behlül Dânâ`yı çağırın, der.
            Hizmetliler her yeri ararlar fakat onu bir türlü bulamazlar. Sonunda uzun bir aramadan sonra onu bir mezarlıkta uyur halde bulurlar.

Halife`nin kendisini acilen istediğini ona iletirler. Behlül Dânâ haberi alınca doğruca halife Harun Reşid`in huzuruna gider:
            -Ey Halife, beni padişahlıktan azlettin, niçin? der.
            Harun Reşid büyük bir şaşkınlık içinde:
            -Ne padişahlığı sen delirdin mi be adam? diye cevap verir.
            Behlül Dânâ ise gayet sakin bir şekilde şöyle karşılık verir:
            -Rüyamda padişah olduğumu gördüm. Hizmetçiler bana yemek taşıyor, vezirler karşımda bekliyorlardı. Beni uykumdan uyandırmakla padişahlığıma son verdiniz.
            Harun Reşid, Behlül Dânâ`nın anlattıklarına gülerek:
            -Rüyadaki padişahlığın itibarı yok, deyince, Behlül Dânâ:
            -Benim rüyadaki padişahlığımla senin hükümdarlığın arasında ne fark var?

Ben gözlerimi açınca padişahlığım sona eriyor. Sen gözlerini kapatınca hükümdarlığın sona eriyor.

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

 

 

           Bilal KARADAĞ

[email protected]