Silahlar Susar mı?

 

1984 yılında kurulmuş olan terör örgütü PKK, Siirt’in Eruh ilçesinde gerçekleştirmiş olduğu ilk eylemle adını duyurmaya başlamıştı.

            O günden başlanarak günümüze dek yaklaşık 30 yıldır silahlar hiç susmadı. Arada bir belli aralıklarla eylemsizlik kararları alındı ve geçici de olsa bazen silahlar sustu, lakin genel anlamda hep silahlar konuştu.

            Bunca zaman zarfında birçok ocağa kor ateş düştü, nice anaların bağrı yandı, nice gelinler dul kaldı, pırıl pırıl çocuklar yetim bırakıldı.

            Bu süreçte 40 bin insan toprağın kara bağrına düştü. Maddi zararın ise haddi hesabı yok…

            Bütün bu olumsuzluklara elbet bir gün son verilmelidir. Savaşın kazanan tarafı olamaz. Ölümün kol gezdiği, şiddetin sürdüğü, gencecik fidanların bir bir öldürüldüğü bir yerde, savaşın kazanıldığı söylenemez.

            Elbet bir gün silahların susması, susturulması gerekir. Geriye dönüp baktığımızda birçok ülkede benzer hadiselerin yaşandığını, ama zamanla karşılıklı görüşmeler neticesinde terör illetinin sonlandırıldığını öğrenmekteyiz.

            Daha düne kadar İran’da da PEJAK isminde bir örgüt vardı. Bizdeki gibi sürekli terör estiriliyordu İran’da. Netice itibariyle bir zaman sonra PEJAK’ın eylemleri son buldu ve şu anda İran’ın terör diye bir sorunu yoktur.

            Yine 1968-70’li yıllarda İtalya, Fransa, Yunanistan ve Almanya’da da terör örgütleri vardı; söz konusu ülkenin huzuru o yıllar olumsuz yönde etkilenmekteydi. Ancak zamanla silahlar sustu ve malum ülkeler huzura kavuştu.

            Ancak hangi ülkede terör örgütleri var olmuşsa, hiçbirisi Türkiye’de olduğu gibi uzun süre devam etmemiştir.

            30 yıl dile kolay… Gün olmuyor ki çatışmasız geçmesin, gün olmuyor ki yollarda mayın patlamasın, gün olmuyor ki gencecik bedenler toprağa düşmesin.

            Bütün bu olumsuzluklara elbette bir gün son vermek lazımdır. Silahların susturulması için mutlak anlamda herkes elini taşın altına koymalıdır.

            Bu anlamda Ak Parti hükümetinin son zamanlarda gerekli adımları attığına şahit olmaktayız. Eminiz milletin özlem duyduğu huzurlu günler bir an önce zuhur eder.

            Bu anlamda MİT’in Öcalan ile görüşmesi devam ediyor. Aslında uzun zamandan beri görüşmeler devam ediyordu, fakat bugüne kadar kamuoyundan hep gizlendi.

            Yalnız şu da bilinmelidir ki; PKK’nın bitirilmesi için, sadece İmralı ile görüşmeler yeterli olmayabilir:

            Bilindiği üzere, 1897 yılında İsviçre’nin Basel kentinde Theodor Herzl başkanlığında gerçekleştirilmiş olan Yahudi kongresinin kararları, tam anlamıyla henüz uygulanmış değil.

Söz konusu kongrede çıkan karardaki o meşhur Arz-ı Mev’ud’un kurulması için Siyonistlerin güçlü desteği var PKK’nın arkasında.

Keza Rum Pontus’un yeniden kurulması için Rusların ve Ermenilerin desteği var.

Öbür taraftan Suriye, İran ve diğer batılı ülkelerin farklı emelleri var. Bu ülkelerin tümü PKK’yı var güçleriyle desteklemektedirler.

Malum faktörler ortadayken, PKK silahı nasıl bırakır oturup düşünmek lazım. Sık eleyip, ince dokumak gerekir herhalde.

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

 

       Bilal KARADAĞ

[email protected]