Geçtiğimiz Pazartesi günü Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan “Demokratikleşme Paketi” hakikaten demokratikleşme adına önemli bir adımdı.

            Aslında paketle ilgili Çarşamba günkü köşe yazımda özellikle bir maddenin altını özenle çizmiştim.
Yani rahmetli Erbakan hocanın, bundan takriben yirmi yıl önce Bingöl’de halka hitap ederken, okullarda öğrencilere okutulan “and”ın yanlış olduğuna vurgu yaptığı cümleyi hatırlatmış ve hocanın, mutlaka kaldırılması gerektiğine inandığı “and”ın, bugün Başbakan Erdoğan tarafından kaldırıldığını belirtmiştim.
Bilindiği üzere pakette yirmi madde vardı ve ülkenin daha çok demokratikleşmesi adına her maddenin birer devrim niteliğinde olduğu söylenebilir.
Uzun zamandan beri en büyük sorun olan başörtüsü yasağının çözümlenmesinin gündeme gelmiş olması da önemli bir adım. Fakat sorunun tamamen giderilmemiş olması oldukça düşündürücü…   
Evet, başörtüsü konusundaki açılım müspet bir durum, lakin hâkim, savcı, TSK ve Emniyet Teşkilatları’nın açılımın dışında tutulmuş olması, başörtülü kadınları ikinci sınıflaştırıcı bir tutum.
Bu, fayda değil, zarar getirir. Müspet değil, menfi olur… Dolayısıyla başörtülü kadınlara eksik vatandaş muamelesi yapılmış olur.
Başı açık bir kadın hâkim ve savcı olabilecek, TSK ve Emniyet Teşkilatları’nda yer alabilecek ama başı örtülü bir kadına “Sen bu mesleği icra edemezsin” denecek; demokrasilerde böyle şey olamaz.  
Şu an toplumun tek teselli kaynağı; yasağın kamuda kalkmış olmasıdır.
Bu arada şunun da altını çizmekte yarar var: Dikkat edilirse dindar kesim, başörtülüleri istismar ediyor!
Laik kesimin başörtülü kadınlara çektirdikleri dışında, dindar kesim de başörtülü kadınları ucuza çalıştırarak, haklarını ihlal ederek, layık olduğu makamı vermeyerek istismar ediyor.
Bu durum oldukça tehlikeli… Çoğu zaman gözden uzak, kapalı kapılar ardında vuku buluyor bu tür ayrımcılıklar.
Başı örtülü kadınların bugün çalışma alanı buldukları, Müslüman işveren ortamlarında yaşadıkları ayrımcılıkların son bulması gerekmektedir.
Bunlar, özel sektörde, yerel yönetimlerde ve onlara bağlı yan kuruluşlarda çok yaygın. Demokratikleşmenin günden güne yaygınlaşmış olduğu çağımızda, artık başörtüsü sorunu olmamalı. Bu tür sorunların halen konuşuluyor olması bile abes!  
Düşünce ve ifade özgürlüklerin önündeki prangaların tamamen kalkmasının, toplumun her bireyinin özgürlüklere doğru yelken açmasının zamanıdır artık.
Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…
 
 
                   Bilal KARADAĞ