Bundan önce Refah Partisi’nden seçilen Merve Kavakçı, DSP’lilerin itirazları münasebetiyle milletvekili yemini içememişti. Dolayısıyla seçilmiş olmasına rağmen vekil olamamıştı.

O günden sonra hiçbir başörtülünün seçilmek için fazla ısrarlı olduğunu ne duyduk ne de gördük.

Önümüzdeki 12 Haziran’da gerçekleşecek olan genel seçimlerde ise birçok başörtülünün seçilmek için ısrarlı olduğuna şahit olmaktayız.

Israrlarından ötürü son derece haklı olduğunu söyleyebiliriz elbet.

Kadınların mecliste yeterince temsil edilemediği bilinen bir gerçek, oysa başörtülülerin meclis çatısı altında bulunmuyor olmaları ise başörtülüler için büyük bir handikap.  

Bayanlara yönelik gerçekleştirilen ötekileştirme politikasını kurt bile uygulamaz kuzulara şah olsa.

Parlamenter demokrasilerin var olduğu ülkelerde temsili manada meydana gelen bu tür olumsuzlukların yaşanması asla düşünülemez.     

Ülkemizdeki söz konusu yanlışlığın düzeltilmesi amacıyla son günlerde bir grup başörtülünün inisiyatif oluşturmuş olmaları, bu manada kamuoyu oluşturmaya yönelik çaba harcamaları başörtülüler için fevkalade önemli.

Bir ihtimal malum inisiyatifin meyveleri 13 Haziran sabahı verilebilir. Bu vesileyle meclise başörtülüler de girerek bir ilki başlatabilirler.

Ola ki siyasal partiler kendi listelerinde yer vermeyebilirler bunlara, ama inisiyatifte yer alan başörtülülerin büyükşehirlerde bağımsız aday olma ihtimalleri yüksek.

Belki denilebilir ki bunlar seçilmiş olsalar bile Merve Kavakçı akıbetine benzer bir durumla karşılaşabilirler.

Eğer başörtülüler bağımsız aday olur ve seçilirlerse, böyle düşünenlerin yanıldığına hepimiz şahit olacağız.

Çünkü köprünün altından nice suların aktığını gördük. Demokrasinin daha da ilerlediğine, başörtülüleri ötekileştiren odakların eridiğine kaniiz.

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

 

  Bilal KARADAĞ

[email protected]