Güncel

Uzmanlardan kritik değerlendirme: Bazı faylarda 7'nin üzerinde deprem potansiyeli uyarısı

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem, başta Adıyaman olmak üzere çevre illerde güçlü şekilde hissedilirken, deprem uzmanlarından bölgedeki aktif fay sistemlerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Bilim insanları, son sarsıntının 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin ardından oluşan tektonik gerilim transferleriyle ilişkili olabileceğini belirtirken, Doğu Anadolu ve çevresindeki bazı aktif fay h

Abone Ol

AFAD verilerine göre merkez üssü Malatya'nın Battalgazi ilçesi olan deprem, saat 09.00'da meydana geldi. Yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde kaydedilen sarsıntı Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa, Diyarbakır ve çevre illerde hissedildi. Depremin ardından vatandaşlar kısa süreli panik yaşarken, AFAD ve ilgili kurumlar saha tarama çalışmalarını başlattı. İlk resmi açıklamalarda herhangi bir olumsuz ihbarın bulunmadığı bildirildi.

Adıyaman'da ise 6 Şubat depremlerinin yarattığı travma nedeniyle vatandaşlar büyük korku yaşadı. Çok sayıda kişi evlerinden ve iş yerlerinden çıkarak açık alanlara yönelirken, bazı vatandaşların konteyner kentlerde kalan yakınlarına ulaşmak için yollara çıktığı görüldü.

Bektaş: 'Bu, 6 Şubat depremlerinin gecikmiş etkisi olabilir'

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, yaşanan sarsıntının yalnızca tekil bir deprem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, 6 Şubat 2023 depremlerinin bölgedeki birçok fay sistemi üzerinde uzun süreli etkiler yarattığını ifade etti.

Bektaş, büyük depremler sonrasında yalnızca kırılan ana fayların değil, çevredeki diğer fayların da gerilim yüklenmesine maruz kalabileceğini belirterek, bu sürecin 'zamana bağlı stres transferi' ya da 'gecikmiş artçı' olarak tanımlandığını kaydetti.

Bu nedenle benzer sarsıntıların bir süre daha devam edebileceğini ifade eden Bektaş, bunun otomatik olarak daha büyük bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını ancak bölgedeki hareketliliğin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti.

Uzman değerlendirmelerinde ayrıca Malatya Ovası'nın zemin yapısının sarsıntıyı büyütebileceği, 6 Şubat depremlerinde hasar alan yapı stokunun ise orta büyüklükteki depremlerde dahi risk oluşturabileceği vurgulandı.

Pampal: 'Bazı faylar 7'nin üzerinde deprem üretebilir'

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Süleyman Pampal ise bölgedeki asıl dikkat edilmesi gereken konunun aktif fay sistemleri olduğunu belirtti.

Pampal, Malatya çevresinin jeolojik açıdan son derece hassas bir bölge olduğunu ifade ederek, Malatya Fayı, Ovacık Fayı ve Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin doğu segmentleriyle bağlantılı bazı yapıların yüksek deprem üretme kapasitesine sahip olduğunu dile getirdi.

Özellikle uzun süredir büyük kırılma yaşamadığı değerlendirilen Yedisu segmentine dikkat çeken Pampal, bazı fayların 7 büyüklüğünün üzerinde deprem üretme potansiyeline sahip olduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bu tür açıklamalar, doğrudan 'yakın zamanda büyük deprem olacak' anlamına gelmese de, bölgedeki sismik riskin bilimsel olarak ciddiyetini koruduğuna işaret ediyor.

Yedisu fayı yeniden gündemde

Uzman değerlendirmelerinde yeniden gündeme gelen Yedisu Fayı, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın doğu kesiminde, Erzincan ile Bingöl arasında uzanan kritik segmentlerden biri olarak gösteriliyor.

Deprem bilimciler, bu segmentte uzun süredir büyük kırılma yaşanmamış olmasının enerji birikimi anlamına gelebileceğini ifade ediyor. Olası büyük bir kırılmanın Bingöl, Erzincan, Tunceli, Elazığ ve çevre illerde etkili olabileceği değerlendiriliyor.

Ancak uzmanlar, belirli bir fay segmenti üzerinden kesin tarihli ya da doğrudan alarm niteliğinde yorumlar yapılmasının bilimsel olmadığını da özellikle vurguluyor.

Tüysüz: 'Türkiye'de yüzlerce aktif fay bulunuyor'

Prof. Dr. Okan Tüysüz ise Türkiye'nin çok sayıda aktif fay hattı üzerinde bulunduğunu belirterek, sorunun yalnızca belirli bir bölgedeki deprem hareketliliğiyle sınırlı olmadığını ifade etti.

Türkiye genelinde yüzlerce aktif ya da deprem üretme potansiyeli bulunan fay bulunduğunu belirten uzmanlar, afet yönetiminde temel yaklaşımın 'yarın deprem olacakmış gibi hazırlıklı olmak' olması gerektiğine dikkat çekiyor.

Şerif Barış: 'Panikle binadan çıkmak risk yaratabilir'

Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış ise toplumda her deprem sonrasında benzer korkuların yeniden yükseldiğini belirterek, deprem anında panikle kontrolsüz hareket etmenin daha büyük tehlikeler yaratabileceğini söyledi.

Barış, 5.6 büyüklüğündeki bir depremin sağlam yapı stokunda ağır yıkım oluşturmaması gerektiğini ancak dayanıksız, hasarlı veya mühendislik hizmeti almamış yapılarda risk yaratabileceğini ifade etti.

Artçı sarsıntıların haftalar hatta aylar boyunca sürebileceğini kaydeden Barış, bunun olağan bir süreç olduğunu söyledi.

Uzmanların ortak noktası: Asıl mesele yapı güvenliği

Farklı değerlendirmelere rağmen uzmanların ortaklaştığı başlık ise yapı güvenliği oldu.

Bilim insanları, deprem riskinin yalnızca fay hatlarıyla değil; zemin koşulları, yapı kalitesi, denetim eksiklikleri ve geçmiş depremlerden zarar gören yapı stoğuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Özellikle Adıyaman, Malatya ve çevresinde 6 Şubat depremlerinden etkilenmiş yapıların yeniden teknik incelemeye alınmasının önemine dikkat çekiliyor.

Uzmanlar, deprem gerçeğinin Türkiye için süreklilik taşıdığına işaret ederek, paniğin değil hazırlığın hayat kurtaracağını vurguluyor.

Kaynak : PERRE

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }