Siyaset

Hatimoğulları Adıyaman'da konuştu: Hiçbir Allah'ın kulu, Kürt yoktur, Kürtçe diye bir dil yoktur diyemez - Videolu Haber

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Adıyaman'da partisinin il örgütü tarafından düzenlenen dayanışma yemeğinde yaptığı konuşmada deprem sonrası sorunlar, tütün üreticilerinin talepleri, barış süreci, demokratikleşme ve eşit yurttaşlık başlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, bir dizi ziyaret ve toplantı kapsamında geldiği Adıyaman'da partisinin il örgütü tarafından düzenlenen 'Dayanışma Yemeği'ne katıldı.

Gün boyunca kentte muhtarlar, çiftçiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlarla bir araya gelen Hatimoğulları, Adıyaman'a ilişkin izlenimlerini, deprem bölgesinde devam eden sorunları ve yürütülen barış sürecine dair görüşlerini paylaştı.

Bir düğün salonunda düzenlenen programa STK temsilcileri, muhtarlar, partililer ve vatandaşlar katıldı. Hatimoğulları'ndan önce DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanları Memet Bayır ve Gönül Şahin selamlama konuşması yaptı. Ardından Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan kürsüye gelerek katılımcılara hitap etti.

Konuşması sık sık alkışlar ve zılgıtlarla kesilen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sözlerine Adıyamanlı merhum siyasetçi ve sanatçı Sırrı Süreyya Önder'i anarak başladı.

'Adıyaman Sırrı Süreyya demek, Sırrı Süreyya Adıyaman demek'

Hatimoğulları, konuşmasında, 'Adıyaman'dayız. Sevgili Sırrı Süreyya Önder'in memleketindeyiz. O gerçekten barış için adanmış bir yaşam, adanmış bir hayat ve birkaç gün önce burada bir park açılışı gerçekleşti. Kızının konuşmasını dinledim. 'Benim babam Adıyaman demek, Adıyaman babam demek' dedi. Gerçekten Adıyaman Sırrı Süreyya demek, Sırrı Süreyya Adıyaman demek' ifadelerini kullandı.

Dayanışma yemeğini düzenleyen DEM Parti Adıyaman İl Örgütü'ne teşekkür eden Hatimoğulları, Adıyaman'a son olarak 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde düzenlenen anma programı için geldiğini hatırlattı.

Deprem bölgesindeki sorunlara dikkat çekti

Adıyaman'ın depremden ağır etkilenen illerden biri olduğunu belirten Hatimoğulları, gün içinde Adıyaman Muhtarlar Federasyonu ile Adıyaman Merkez ve Köy Muhtarları Derneği'ni ziyaret ettiklerini söyledi. Hatimoğulları, bu görüşmelerde kentin sorunlarını değerlendirdiklerini ifade ederek, 'Ama birçok deprem bölgesinde olduğu gibi burası da bir dokun bin ah işit. Gerçekten bir dokun bin ah işit' dedi.

Deprem bölgesindeki sorunların çözümü için iktidara çağrıda bulunan Hatimoğulları, özellikle rezerv alan uygulamaları, çarşı projesinin tamamlanması, yerinde dönüşüm desteklerinin artırılması ve mücbir sebep halinin uzatılması başlıklarını gündeme getirdi.

'Rezerv alan ilanında yaşanan mağduriyet ortadan kalkmalı'

Hatimoğulları, Adıyaman'da muhtarların kendilerine aktardığı taleplere değinerek şunları söyledi:

'Bakın bugün iki ayrı muhtar derneğini ziyaret ettik ve ikisinin ısrarla altını çizdiği konuyu ben burada AKP'ye, iktidara iletmek istiyorum. Birincisi, depremde özellikle rezerv alan ilanında yaşanan mağduriyet ortadan kalkmalı. İkincisi, çarşının yapımı dört etap planlanan çarşının sadece bir etabı bitirilmiş ve diğer etapları yüzde onluk bir kesimin itirazı üzerine durdurulmuş. Bunu kabul etmek mümkün değil. Ve yüzde doksanın talebi olan diğer etapların da derhal bitirilmesi.'

Yerinde dönüşüm için verilen desteğin inşaat maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını savunan Hatimoğulları, desteklerin enflasyon oranında artırılması gerektiğini ifade etti.

'Mücbir sebep acilen uzatılmalıdır'

Deprem bölgesinde esnafın ve küçük üreticinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da değinen Hatimoğulları, mücbir sebep halinin uzatılması çağrısında bulundu.

Hatimoğulları, 'Ben burada Adıyamanlılar adına tekrar Sayın Cumhurbaşkanı'na ve iktidara sesleniyorum. Mücbir sebep acilen uzatılmalıdır. Ve bakın değerli arkadaşlar, depremle ilgili sanırım her birimiz için bir dokun bin ah işit misali o kadar çok şey konuşabiliriz ki, o kadar listemizi uzatabiliriz ki, o kadar yalnız bırakıldık ki bizler depremzedeler olarak. Kentlerimiz adeta terk edildi. Bu kentlerden biri de Adıyaman' diye konuştu. Depremde hayatını kaybedenleri de anan Hatimoğulları, 'Depremde yitirdiğimiz bütün canlarımızı saygıyla, minnetle anıyorum. Onları unutmadık, unutturmayacağız' dedi.

Adalet arayan ailelerle görüştü

Hatimoğulları, Adıyaman'da partisinin il binasında Adalet Peşinde Aileler Platformu ile de görüştüklerini belirtti. Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalet talep ettiğini söyleyen Hatimoğulları, 'Biz DEM Parti olarak adalet arayan bütün ailelere, depremzede ailelerimiz de başta olmak üzere, adalet peşindeki bütün ailelerimizin, bütün yurttaşlarımızın yanındayız, beraberiz, dayanışmadayız ve en önemlisi hep beraber de mücadeledeyiz' ifadelerini kullandı.

'Adıyaman'ın temel geçim kaynağı tütün'

Konuşmasında Adıyaman'daki tütün üreticilerinin sorunlarına da yer veren Hatimoğulları, kentte en çok gündeme gelen başlıklardan birinin geçim sıkıntısı ve tütün meselesi olduğunu söyledi. Hatimoğulları, 'Bugün Adıyaman'ın temel geçim kaynağı tütün ama şu anda devletin öyle bir politikası var ki size tütünü ekebilirsiniz diyor ama satma yasağı getiriyor. Kargoya paketleyip kargoyla gönderme yasağı getiriyor' dedi.

Muhtarlardan aldıkları bilgilere göre tütün üreticilerinin mağdur olduğunu belirten Hatimoğulları, tütün üreticilerinin haklarının korunması gerektiğini dile getirdi. Hatimoğulları, 'Adıyaman'ın neredeyse tek geçim kaynağı olan tütün konusunda acilen bir yasa çıkarılmalı ve tütün üreticilerinin bütün hakları kesinlikle korunmalıdır. Ve buradan bütün Adıyamanlı tütün üreticisi kardeşlerime selam ve sevgilerimizi iletiyorum. DEM Parti burada da parlamentoda da sizin sesiniz olacak' diye konuştu.

Barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Hatimoğulları, konuşmasının devamında barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın sloganının 'demokratik cumhuriyeti inşa edeceğiz' olduğunu belirten Hatimoğulları, bunun önemli bir vurgu olduğunu söyledi.

Devlet Bahçeli'nin girişimi sonrasında Abdullah Öcalan'ın 'Barış ve Demokratik Toplum' çağrısı yaptığını ifade eden Hatimoğulları, bu çağrıdan sonra yeni bir sürecin başladığını savundu. Hatimoğulları, sürecin ilerlemesi için yasal ve hukuki adımların atılması gerektiğini belirterek, 'Kürt sorununu terör paranteziyle tanımlamaktan vazgeçip yasal ve hukuki bir zeminde tanımlamak, bu sorunun çözümü için bazı adımları atmak konusunda iktidardan ve devletten net bir beklenti vardı. Bu beklenti hala var, bu beklenti elbette ki hala devam ediyor' dedi.

Süreçte bazı duraksamalar yaşandığını belirten Hatimoğulları, DEM Parti olarak hem iktidar hem muhalefet partileri hem de devletle diplomatik görüşmelerini sürdürdüklerini ifade etti.

'Kürt sorununun çözümü için yasal ve hukuki bir sürece mutlaka girilmeli'

Hatimoğulları, Kürt sorununun artık farklı bir zeminde ele alınması gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:

'Bugün artık hiçbir Allah'ın kulu, Kürt yoktur, Kürtçe diye bir dil yoktur, uydurmadır diyemez. Bir halk kendi özgücüyle örgütlenerek kendi varlığını dört parça Kürdistan coğrafyasına ve bütün dünyaya gösterdi ve kanıtladı. Bu çok onurlu bir şey, çok gurur verici bir şey gerçekten.'

Hatimoğulları, eşit yurttaşlık temelinde hakların tanımlanması gerektiğini belirterek, 'Kürt sorununu artık terör diyerek böyle uzatarak tartışamazsınız, o dönem kapandı. Şimdi Kürt sorununun çözümü için yasal ve hukuki bir sürece mutlaka girilmeli' dedi.

'İmralı heyetimizin birkaç gün içinde İmralı'ya gitmesini bekliyoruz'

Hatimoğulları, bir süredir İmralı'da görüşme gerçekleşmediğini belirterek, 'Bir buçuk aydır bir görüşme gerçekleşmiyordu İmralı'da ama önümüzdeki birkaç gün içinde İmralı heyetimizin İmralı'ya gitmesini bekliyoruz ve Adıyaman'dan Sayın Öcalan'a, İmralı'ya selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz' ifadelerini kullandı.

Ana dilde ibadet tartışmasına değindi

Konuşmasında ana dilde ibadet tartışmasına da değinen Hatimoğulları, bir müftünün Kürtçe hutbe ve Kürtçe ezanla ilgili açıklamalarını eleştirdi.

Hatimoğulları, 'Bizler hangi halktan ve inançtan olursak olalım, kendi ana dilimizle ibadet etmek ve kendi inancımıza göre özgürce ibadet etmek bizim hakkımızdır. Kürtler Kürt diliyle ibadet etmek istiyorsa bunun karşısında hiçbir Allah'ın kulu duramaz' diye konuştu.

Alevilerin taleplerine ilişkin değerlendirme yaptı

Hatimoğulları, konuşmasında Alevilerin inanç ve ibadethane taleplerine de yer verdi. Adıyaman'ın Alevi yurttaşların yaşadığı önemli illerden biri olduğunu belirten Hatimoğulları, Aleviliğin ve Alevilerin ibadethanelerinin yok sayıldığını savundu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde yürütülen Alevi politikalarını eleştiren Hatimoğulları, 'Aleviler tarih boyunca katledildi, doğrudur. Ama boyun eğmedi, baş eğmedi, inancından vazgeçmedi. Şimdi parayla, pulla, böyle kadro vereceğim diyerek Alevilikte olmayan, inancımızda olmayan bir şeyi, bir politikayı izleyerek asimilasyon politikasında nereye kadar gelebileceklerini gösterdiler' ifadelerini kullandı.

'Somut adımlar atılmalı'

Hatimoğulları, barış sürecinin ilerleyebilmesi için atılması gereken adımları sıraladı. Abdullah Öcalan'ın yürüttüğü görüşmelerin yasal bir mekanizmayla tanımlanması gerektiğini savunan Hatimoğulları, iktidarın bir yol haritası açıklaması gerektiğini ifade etti. Hatimoğulları, 'Toplumun tamamı barış istiyor. İlk kez iktidar ve muhalefet barış olsun dedi. Bakın 2013-15'te bu kadar geniş bir mutabakat yoktu toplumda ve siyasi öznelerde. Şimdi çok mükemmel bir mutabakat var. Ama ne eksik? İktidarın adım atması ve beklenen somut adımları atması eksik. Bir yol haritası açıklansın. Bunu biz beklemekteyiz' dedi.

PKK için özel bir yasa ya da çerçeve yasa çıkarılması gerektiğini savunan Hatimoğulları, hasta ve yaşlı mahpusların serbest bırakılması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve tutuklu siyasetçilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.

'Barış sadece masada diplomasiyle sağlanmaz'

Hatimoğulları, barışın yalnızca siyasi aktörler arasındaki görüşmelerle değil, halkın güçlü talebiyle sağlanabileceğini belirterek, örgütlenme ve dayanışma çağrısı yaptı. Hatimoğulları, 'Barış bize altın bir tepsiyle sunulmayacak. İnanın barışın mücadelesini yürütmek savaşmaktan çok daha zor ve bize bu görev düşmüş durumda. Biz şimdi barışın mücadelesini vereceğiz. Barış sadece masada diplomasiyle sağlanmaz. Barış sadece diplomatik görüşmelerle ve belli organların görüşmesiyle, kurulların görüşmesiyle sağlanmaz. Barışı halk olarak istediğimizi yüksek bir sesle ifade ettiğimizde barışı sağlayabiliriz' diye konuştu.

DEM Parti'nin 'barış için adım at' yürüyüşleri düzenlediğini hatırlatan Hatimoğulları, bu yürüyüşlerin birçok kentte gerçekleştirildiğini söyledi.

'Demokratik cumhuriyeti inşa edene dek mücadele edeceğiz'

Konuşmasının sonunda dayanışma ve örgütlenme vurgusu yapan Hatimoğulları, 'Bu dönemde bizim en büyük ihtiyacımız daha çok dayanışma ve daha çok örgütlenmek. Barış zamanında mahallelerde örgütlenmek, komşumuzu örgütlemek, eylemlere, etkinliklere beş geliyorsak bunu 25'e, 55'e katlamak yani sayımızı arttırarak gelmek. Bu çok önemli. Demokratik toplum ve barış böyle örgütlenir' dedi.

Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Bizler bu ülkede cumhuriyetin demokratikleşmesini sağlayacağız. Bizler bu topraklarda demokratik cumhuriyeti inşa edene dek mücadele etmeye devam edeceğiz. Ve bu mücadelenin en güçlü taşıyıcısı, yüklenicisi, fikrini de büyüten sevgili kadınlar. Bizlere gerçekten büyük görev sorumluluklar düşüyor.'

Kadın mücadelesine de vurgu yapan Hatimoğulları, 'Buradan bizler şu felsefeyi ve şu şiarı yükseltmeye devam edelim. Jin, jiyan, azadi' ifadelerini kullandı. Hatimoğulları, konuşmasının sonunda programa katılan muhtarlara, kurum temsilcilerine, barış annelerine, kadınlara, gençlere ve partililere teşekkür ederek, 'Şunu unutmayalım ki o gemi mutlaka limana varacak. O barış bu topraklarda mutlaka ama mutlaka kurulacak' dedi.

Kaynak : PERRE

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }